Pert Kaydı Bulunan Araç, Tacirlerin Kayıtları Araştırma Yükümlülüğü / Emsal Karar İncelemesi-12

pert kaydı avukat

Pert Kaydı Bulunan Araç / Tacirlerin Kayıtları Araştırma Yükümlülüğü

Pert kaydı bulunan araç ve tacirler arasında gerçekleştirilen araç alım satım ilişkisinden doğan bir davaya ilişkin Yargıtay kararı incelemesi…

2. el araç satın alan tacirlerin (gerçek kişiler veya şirketler) satın aldıkları bu araçlarında karşılaştıkları ayıplar sebebiyle haklarının neler olduğunu, 2. el ticari araç satışında ayıp ortaya çıktığında bu haklarını nasıl kullanabileceklerini, 2. el ticari araç satışında ayıp ihbarının ne şekilde ve ne zaman yapılması gerektiğini 2. (İkinci) El Ticari Araç Satışında Ayıp isimli makalemizde anlatmıştık.

Aşağıdaki karar, bir tacirin (ticari işletme sahibinin) yine bir tacirden satın aldığı ve fakat daha sonra pert kaydının olduğunu öğrendiğini iddia ederek açtığı bir davaya ilişkindir.

Her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesinde, araçtaki bu ayıbın açık ayıp niteliğinde olduğu belirtilmiş ise de, bu görüş yerleşik içtihat ile çelişmektedir. Nitekim yerleşik içtihata göre araçtaki bu pert/ağır hasar kaydı açık değil gizli ayıp niteliğindedir.

Bununla birlikte, ister gerçek kişi isterse bir ticari şirket olsun, tacirler, satın aldıkları aracın ayıplarını 8 gün içinde incelemek veya inceletmekle yükümlüdür. Dolayısıyla araç satın alındıktan sonra en geç 8 gün içinde aracın, inceleme ile ortaya çıkan ayıplarının satıcıya bildirilmesi gerekir. Hemen belirtmek gerekir ki tacir olmayan kişiler açısından böyle bir yükümlülük yoktur. Başka bir deyişle, aracı, ticari değil de günlük/hususi kullanım için satın alan ve tacir olmayan kişilerin böyle bir araştırma yapma zorunlulukları yoktur. Bu konuyu 2. (İkinci) El Araç Satışında Satıcının Ayıptan Sorumluluğu isimli makalemizde anlatmıştık.

Karara konu olayda aracı satın alan tacirin bu araştırmayı yapmayı ihmal ettiği görülmektedir. Karar özü itibariyle doğru olsa da gerekçesinin az yukarıda anlattığımız kısmı itibariyle önceki kararlar ile çelişmektedir.

Eylül 2021 tarihli kararın tam metni şu şekildedir:


Yargıtay 11. Hukuk Dairesi  2020/4419 E.  2021/5769 K.

“İçtihat Metni”

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada Çorlu 2. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 30.03.2018 tarih ve 2015/349 E. – 2018/439 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi’nce verilen 21.11.2019 tarih ve 2018/1471 E. – 2019/1484 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalıdan araç satın aldığı aracın satış öncesinde ağır hasarlı olmadığı, trafiğe çıkmaya hazır ve sigorta ettirilebileceğinin taahhüt edildiğini, ancak sigorta ettirilmek istenildiğinde aracın pert (tam ziya) olduğunun öğrenildiğini, bu nedenle müvekkilince 14/04/2015 tarihli ihtar gönderilerek sözleşmeden dönüldüğünü ve sözleşme bedelinin iadesinin talep edildiğini, ancak davalı tarafça, dönme beyanının kabul edilmediğinin bildirildiğini, davalının davacıyı aldatması sonucu sözleşme kurulduğunu ileri sürerek, aracın davalıya iadesiyle 80.000.- TL sözleşme bedelinin 22.04.2015 tarihinden işleyecek ticari temerrüt faiziyle tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının basit bir sorgulama ile aracın durumunu öğrenebileceğini, bu nedenle ayıbın açık ayıp olduğunu, ayıp sonradan öğrenilmiş olsa dahi davacı tarafından ayıbın 08/04/2015 tarihinde öğrenildiğinin iddia edildiğini, ancak ihtarın 14/04/2015 tarihinde yapıldığını, ayıbın derhal bildirilmediğini, davalının aracı davacıya 64.000.- TL’ye sattığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının nakliye işi ile uğraşan tacir olduğu, dolayısıyla aracın gerçek durumunu araştırmadan ve pert kaydını bilmeden satın aldığı iddiasının kabul edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre; her iki tarafın da tacir olduğu, araç satış sözleşmesinde satılan araca ilişkin pert kaydının davacı tarafından bilinmediğine ilişkin iddianın dinlenemeyeceği, tedbirli bir tacir gibi davranması gereken alıcının gerekli araştırmayı yaparak sözleşme ilişkisine girmesi gerektiği, aracın ikinci el olduğu, taraflar arasında imzalanan sözleşmede davacının aracı mevcut haliyle beğenip aldığının belirtildiği, tacir olan davacının, TTK’nın 18/2. maddesine göre ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmek zorunda olduğu, yargılamaya konu ayıbın açık ayıp niteliğinde olduğu, satım sözleşmesinin kurulmasından önce basit bir araştırmayla öğrenilebileceği, davalının, aracın nitelikleri konusunda davacıya bir taahhütte bulunduğu veya davacıyı yanılttığının da kanıtlanamadığı, davacının bu ayıbı bilerek aracı satın aldığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve Yasa’ya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 4,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 27/09/2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.