2. El Araçta Ayıp / Tüketici Hakları

2. (ikinci) el otomobil satın almış ve bu 2. el araçta ayıp ile karşılaşmış kişilerin, bu aracı sıfır kilometre olarak satışa sunan satıcıdan (ve/veya bu aracın ithalatçısı ve/veya üreticisinden) talep edebileceği hakları maalesef pek bilinmez.

Bu makalemizde, 2. el araç araçta ayıp ile karşılaşan kişilerin, tüketici sıfatıyla kendilerine tanınan hakları, bu kişilerin, aracın sıfır kilometre olarak satışını yapan bayi veya aracın üreticisi veya ithalatçısına karşı başvurabileceği hakları üzerinde duracağız.

Örneğin, internette yer alan bir ilan sayesinde veya başkaca şekillerde, 2. el araç alan kişinin, aşağıda ele alacağım bazı şartlar altında, aracı ilk kez trafiğe çıkacak şekilde satmış olan satıcı (otomobil satış bayi) veya o aracın üreticisi veya o aracın ithalatçısı aleyhine Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun hükümlerinden yararlanabileceği yani aracı 0 (sıfır) kilometre satın alan kişi gibi tüketiciye tanınmış haklardan yararlanabileceği pek bilinmemektedir. Hatta bu konu, hukukçular arasında da pek bilinmez.

Nasıl ki aracı sıfır kilometre satın alan kişinin, otomobil bayisine karşı sahip olduğu hakları vardır, bu haklar aracı 2. el satın alan kişi için de aynen geçerlidir. Bu durum özetle, “garantinin kişiyi değil aracı takip edeceği” kuralı ile açıklanmaya çalışabilir ise de garanti süresinin sona ermesi de bazı durumlarda (gizli ayıplar) tüketici açısından bir sorun teşkil etmez. Bu konuya aşağıda değineceğiz.

1- Aracı 2. el olarak satın alan kişinin “tüketici” sıfatı hakkında açıklamalar:

Tüketici nedir? Kime “tüketici” denir? Önce bu soruların cevabını vermeye çalışalım:

Tüketici: “Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi” ifade eder. Bu tanım, Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun‘dan alınmıştır.

Bir malın, örneğin otomobilin (motosikletin hatta bir konutun) ikinci el olarak satın alınması, o malı satın alan kişinin (alıcının) “tüketici” sıfatı taşımasına engel değildir. Dolayısıyla, “tüketici” niteliğinde bulunan bu kişi, aracı, sıradan bir vatandaştan satın almış dahi olsa, aracın sıfır kilometre satışını yapan satıcıya (otomobil bayisi, galerici) karşı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’dan kaynaklanan haklarını ileri sürme ve kullanma olanağına sahiptir.

Bu ikinci el alıcının elbette, aracı kendisine satan kişiye karşı yöneltebileceği hakları da bulunmaktadır. Bu hakları konusunda detaylı bilgiye İkinci El Araç Satışında Satıcının Ayıptan Sorumluluğu başlıklı makalemizden ulaşabilirsiniz.

2. el araç satın alan kişiler, her durumda tüketici sıfatına sahip olamazlar:  

Burada dikkat edilmesi gereken husus şudur; eğer aracı satın aldığınız kişi “tüketici” sıfatına haiz değilse, örneğin araç, bir şirketten veya galericiden satın alınmışsa, aracın sıfır kilometre satışını yapan satıcıya (veya ithalatçıya veya üreticiye) karşı Tüketicinin Korunması Hk. K. hükümlerine göre başvurmak söz konusu olmaz. Nitekim aracın son sahibi, aracın bir önceki sahibinin haklarına halef olmaktadır. Örneğin aracı, bir şirketten veya galericiden satın aldıysanız şirket veya galerici tüketici sıfatına haiz olmadığına göre (ticari şirketler veya galericilik yapanlar tüketici sıfatını kazanamazlar) sadece aracı size satan bu satıcıya (şirket veya galericiye) karşı TKHK hükümleri gereği başvurabilirsiniz. Aracın sıfır kilometre olarak satışını yapan bayiye veya ithalatçıya veyahut da üreticiye karşı dava açamazsınız. (Yargıtay 13. HD. / 2014 tarihli kararı) Eğer siz de ayıpla karşılaştığınız aracınızı bir galerici veya şirketten satın aldıysanız 2. (İkinci) El Araç Satışında Satıcının Ayıptan Sorumluluğu başlıklı makalemizi okumalısınız.

Konunun daha iyi anlaşılabilmesi bakımından bir örnek üzerinden ilerlemek daha uygun olacaktır. Örneğin, internette, ikinci el araç ilanı gördünüz ve aracı beğenerek (aracın ilk sahibinden veya sonraki sahiplerinden fakat galerici veya şirket harici birinden) satın aldınız. Satın aldıktan sonra kullanmaya başladığınızda araçtan anormal bir ses gelmekte olduğunu duyduysanız, bu ses, kullanım ile ortaya çıkan (gizli) ayıp niteliğinde olup garanti süresinin dolmuş olması da sorumluluğu ortadan kaldırmayacağından, bu ayıp dolayısıyla aracın “0” (sıfır) kilometre satışını yapmış olan otomobil bayisine başvurabilirsiniz. Böylesi bir başvurunun sizden önceki araç sahibi tarafından yapılmış olup olması da önemli değildir. Elbette bu ayıp, aracın yaşına veya kilometresine göre normal bir durum ise haklarınızı kullanmanız mümkün olmayacaktır. Burada anlattıklarımız daha çok, garanti süresi henüz bitmemiş veya yeni bitmiş (3-5 yaşındaki) araçlar ile ilgilidir.

2- “2. el araçta ayıp” hangi koşullarda söz konusu olur? Hangi sorun ve arızalar ayıp niteliğindedir?

“Ayıp kavramı ile satılan malda ortaya çıkan ve alıcının o maldan tümüyle ya da gerektiği gibi yararlanmasını engelleyen eksiklikler ve aksaklıklar gibi özürler ifade edilmek istenir.” (ZEVKLİLER Aydın / AYDOĞDU Murat, Tüketicinin Korunması Hukuku, B. 3, Ankara 2004, s. 104).

“2. el araçta ayıp” maddi, hukuki ya da ekonomik eksiklik şeklinde ortaya çıkabilir.

Maddi ayıp, malın, taraflarca kararlaştırılmış olan örnek ya da modele uygun olmaması ya da objektif olarak sahip olması gereken özellikleri taşımaması, ambalajında, etiketinde, tanıtma ve kullanma kılavuzunda, internet portalında ya da reklam ve ilanlarında yer alan özelliklerinden bir veya birden fazlasını taşımaması, satıcı tarafından bildirilen veya teknik düzenlemesinde tespit edilen niteliğe aykırı olmasıdır.

Hukuki ayıp, mal üzerinde hukuken bir kısıtlamanın varlığı (haciz, rehin, yakalama kararı gibi) ile olur. Sıfır araçlarda genelde böyle bir ayıpla karşılaşılmaz.

Ekonomik ayıp ise; alıcının maldan beklediği yararlanma ve kullanma olanağını azaltan ve ekonomik değerini düşüren ayıplardır. (ZEVKLİLER Aydın, AYDOĞDU Murat; Tüketicinin Korunması Hukuku, Ankara, 2004, Sh.356)

Yargıtay kararlarına yansıyan ve “ayıp” olarak nitelendirilen durumlara örnekler nelerdir?

Ayıplı araçlarda tüketici haklarının devreye girdiği ve Yargıtay kararlarına yansıyan durumlara örnekler şu şekilde gösterilebilir.

  • “araçta seyir halindeyken sekme yaparak motorun stop etmesi-yokuşlarda stop etme-arıza lambalarının yanması ve göstergelerin tamamının sıfırlanması şeklinde arıza”
  • “aracın boya kalınlığının fabrikasyon değerlerinin üzerinde çıkması”
  • “aracının susuz kalıp hararet yapması ve motorun yanması”
  • “arıza lambasının yanması”
  • “araçtaki start/stop sisteminin alındığı andan bu yana sürekli arızalanması”
  • “aracın bagaj kapağında boydan boya bir çizgi ve boya çökmelerinin olması”
  • “aracın her iki tarafında marşpiyel bölgelerinde vernik soyulması olarak tabir edilen boya atma sorunu olduğu”
  • “aracın herhangi bir yerinden mutad olmayan yüksek bir ses gelmesi”
  • “aracın şanzımanının arızalı olması”
  • “aracın motorunun arızalı olması”

Yine, yukarıdaki örneklere ek olarak, 2. el araçta ayıp denilince, “aracın, koltuklarının kumaşında, motorunda, şasesinde, bagajında, kaportasında ya da şanzımanında ortaya çıkabileceği gibi normal kullanımdakinden farklı olarak bazı garip ve rahatsız edici seslerin duyulması” gibi durumlar da söz konusu olabilir. Araçlarda karşılaşılabilecek ayıp ve arızalara; aracın herhangi bir yerinden gelen garip bir ses, turbo sisteminde meydana gelen bir arıza, yağ keçelerinde/hortumlarında kaçak, fazla yağ veya yakıt sarfiyatı, motordaki güç kaybı, rölantinin düzgün olmaması, kaportasında göçük veya dalgalanma olması vb. durumlar örnek verilebilir. Görüldüğü üzere ayıp hemen her şekilde karşımıza çıkabilir. İşte bu gibi durumların hepsi “2. el araçta ayıp” olduğunu gösterir ve ayıplı araçlarda tüketici haklarını gündeme getirir.

  • Ayıplı araçlar ile ilgili emsal Yargıtay kararlarını ise buradan okuyabilirsiniz.

Tüketicilerin, kanunda kendilerine tanınan haklarını kullanabilmeleri açısından önemli olan; ayıbın, kullanım hatası mı (veya dış etken kaynaklı mı) yoksa imalat/üretim kaynaklı mı olduğudur. Bu da bilirkişi incelemesi ile anlaşılacaktır.

3- (İkinci) 2. el olarak satın alınan araçlarda, garanti süresinin dolup dolmaması araçtaki ayıpların, gizli veya açık ayıp olup olmadığına göre önem arz eder.

Gizli ayıp – açık ayıp ayrımı:

Açık ayıplar, satılan malda gözle görülebilen ve makul düzeyde bir insanın yapabileceği basit bir muayene ile anlaşılabilen ayıplardır. Örneğin; otomobilin aynasının olmaması, boyasında büyükçe bir çizik, kazıntı izi olması gibi. Gizli ayıplar ise basit muayene ile tespit edilemeyen ve malın kullanılması ile ortaya çıkan ayıplardır. Örneğin; otomobilin elektronik aksamının arızalı olması, bir veya birden çok parçasının boyalı olması gibi.

Ortaya çıkan ayıp gizli ayıp niteliğinde ise, garanti süresinin dolmuş olması bu aracın üreticisi, ithalatçısı veya 0 (sıfır) kilometre satışını yapan kişinin sorumluluğu ortadan kaldırmaz. Böylesi bir durumda, alıcı (araç sahibi, malik) 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun hükümlerine dayanarak hak talebinde bulunma olanağına sahiptir.” (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu/2009)

PİYASADA “CVT” OLARAK BİLİNEN OTOMATİK ŞANZIMANA SAHİP BİR ARACIN 3. SAHİBİ OLAN BİR MÜVEKKİLİMİZİN ARACINDA YAŞADIĞI SORUNUN ÇÖZÜMÜ İÇİN BAŞVURDUĞUMUZ BİR DOSYAYA SUNULAN BİLİRKİŞİ RAPORU ŞU ŞEKİLDEDİR:

 

GARANTİ SÜRESİ SONA ERMİŞ BU ARACIN ŞANZIMANININ 40.000-TL KARŞILIĞINDA DEĞİŞTİRİLMESİ GEREKTİĞİNİ İFADE EDEN İTHALATÇI FİRMA YETKİLİLERİ ALDIĞIMIZ BU RAPOR SONRASINDA ARACIN ŞANZIMANINI ÜCRETSİZ OLARAK DEĞİŞTİRMİŞTİR!

Görüldüğü üzere aracın garanti süresinin sona ermesi, gizli ayıplar söz konusu olduğunda bir sorun teşkil etmez. Garanti süresinin dolmuş olması, garanti ile ilgili hakların kullanımını engeller. Oysa ki tüketicilerin misliyle değişim, ücretsiz onarım, bedel iadesi, bedelde indirim gibi haklarının aracın garantisi ile ilgisi bulunmamaktadır. 

2. el araçtaki ayıp gizli mi yoksa açık ayıp mıdır?

2. el araçtaki ayıbın gizli mi yoksa açık ayıp mı olduğu, konusunda uzman (örneğin üniversitelerin otomotiv ana bilim dalında görevli kişiler, otomotiv mühendisleri veya makine mühendisleri gibi) bilirkişiden alınacak rapor ile belirlenecektir.

4- Zaman aşımı konusu:

Mevzuat hükümlerine göre, yukarıda da izah etmeye çalıştığım ayıba karşı sorumlu tutulanların ayıplı maldan sorumluluğu ayıp daha sonra ortaya çıkmış olsa bile malın tüketiciye teslimi tarihinden itibaren iki yıllık zaman aşımına tabidir. Ancak, satılan malın ayıbı, tüketiciden satıcının ağır kusuru veya hile ile gizlenmişse zaman aşımı süresinden yararlanılamaz.

Satıcının kusuru veya hilesi, zaman aşımı süresi içerisinde ortaya çıkan ayıbın tamir edilmesi amacıyla kendisine başvurulduğunda bu ayıbı giderip gideremediği, gideremiyor ise ayıbı gizlemeye çalışıp çalışmadığına göre değerlendirilecektir. Örneğin, araç, 0 (sıfır) kilometre satın alındıktan 1,5 yıl sonra ortaya çıkan ayıbın giderilmesi için servise başvuran alıcıya (veya ikinci el satın alan kişiye) araçta bir ayıp olmadığı söylenmiş olabileceği gibi bazen de ortaya çıkan ayıp, uygun bir şekilde onarılmadığı halde onarılmış gibi gösterilebilir. İşte bu gibi durumlarda, satıcının kusuru veya hilesinden bahsedilir ki bu durumda zaman aşımı söz konusu olmaz. Daha net bir ifade ile, araç satın alındıktan 1,5 yıl sonra, ortaya çıkan ayıp için servise başvurulduğunda, bu ayıbın giderildiği belirtilerek araç tüketiciye teslim edildikten 3-4 yıl sonra bile bu ayıp kendisini tekrar gösterecek olursa satıcının kusuru veya hilesi var kabul edilecek, satıcının zaman aşımı savunması değer görmeyecektir.

Konuyla ilgili olmak üzere, Yargıtay 13. HD’nin bir kararında şöyle denmiştir:

“2-Davacının, 4.5.2006 tarihinde davalı G… Otomotiv Ltd. Şti.’nden satın aldığı araçta üretim hatası bulunduğu ve gizli ayıplı olduğu, dosyadaki delillerden anlaşılmıştır. Ancak mahkemece, davalı G… Otomotiv Ltd. Şti.’nin süresinde zamanaşımı definde bulunduğu gerekçesiyle, bu davalı hakkındaki davanın, zaman aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. Dava konusu araç, 9.12.2006 ile 25.4.2008 tarihleri arasında aynı arıza nedeniyle (çekiş düşüklüğü) beş kez yetkili servise götürülmüştür. Dosyadaki deliller karşısında araçta üretim hatası bulunup bunun gizli ayıp olduğunda kuşku yoktur. Yetkili servis istasyonları, arıza ve ayıbı doğru ve tam teşhis edebilecek, en kısa sürede ve tam anlamıyla giderebilecek elemanları bulundurmak zorundadır.
Deneme yanılma ile aracı tamire çalışan ve parça değişikliği yoluna giden servis çalışanlarının serviste bulundurulmasının sonuçlarının tüketiciye mâl edilmesi düşünülemez. Servisin tüketiciyi sonuç alınamayan tamirlerle oyalaması ve arızanın belli periyotlar ile tekrarlaması karşısında, davada zaman aşımının varlığından söz edilemez. Mahkemece, davalı G… Otomotiv Limited Şirketi açısından davanın asası hakkında karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde zaman aşımından davanın reddi, usul ve yasaya aykırıdır.” 

Yukarıda detaylı bir şekilde anlatmaya çalıştığım ve kanun metninden de anlaşılması gereken tüketici, aracı sıfır kilometre satın almış kişi olabileceği gibi, ikinci el satın almış kişi de olabilir. Aracın ikinci el satın alınmış olması bu aracın sıfır kilometre olarak satışını gerçekleştiren bayinin (veya üreticinin veya ithalatçının) sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. 

Konuyla ilgili Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararında şöyle denmiştir:

“… malın alıcı tarafından daha sonra başkasına ve hatta onun tarafından da başkalarına satılmış olması … garanti süresi dolmuş olmadıkça, son alıcı sıfatıyla o malın maliki olan gerçek veya tüzel kişinin tüketici sıfatı taşımasına engel değildir… Otomobil, garanti belgesi ile birlikte satılması zorunlu olan bir maldır ve garanti süresi içinde el değiştirmesi durumunda dahi garanti borcu ortadan kalkmaz; satın alan tüketici de sağlanan garantiden yararlanabilir.

Somut olayda, davacının dava konusu aracı ticari veya mesleki bir amaçla edinmediği çekişmesiz ve bu nedenle de yukarıda belirtilen kanun hükümleri çerçevesinde -garantiye ilişkin koşulların mevcut bulunması halinde- tüketici olarak kabul edilmesi gerektiği açıktır.

… ORTAYA ÇIKAN AYIP GİZLİ AYIP NİTELİĞİNDE İSE, GARANTİ SÜRESİNİN DOLMUŞ OLMASI SORUMLULUĞU ORTADAN KALDIRMAZ. Böylesi bir durumda, alıcı ( malik) 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun hükümlerine dayanarak hak talebinde bulunma olanağına sahiptir…”

Benzer şekilde, Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 2015 yılında verdiği bir kararda şu ifadelere yer verilmiştir:

“Davacılar, davacı … tarafından 2005 model ….. aracın 20.05.2009 tarihinde 2. el olarak satın alındığını, … aracın tamamlayıcı parçası olan ve güvenlik için önemli olan hava yastığının ayıplı olmasından dolayı aracın gizli ayıplı olduğunun tespit edildiğini ileri sürerek gizli ayıplı aracın misli ile değiştirilmesine karar verilmesini istemişlerdir.
…  Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporlarında araçta bulunan hava yastığındaki hatanın üretimden kaynaklandığının ve aracın gizli ayıplı olduğunun açıkça belirlenmesi ve tüketici olan davacı …’ ın 4077 sayılı Yasanın 4. maddesinde kendisine tanınan seçimlik haklardan aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesini istediği gözönünde bulundurularak aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesine karar verilmesi gerekir.”

Görüldüğü üzere 2005 yılında ilk kez trafiğe çıkmış bir araç, 2009 yılında ikinci sahibi tarafından satın alınmış ve daha sonra bu aracın imalattan kaynaklı gizli ayıplı olduğu (2. el araçta ayıp olduğu) tespit edilmiştir. Bu durumda tüketici, TKHK.nun tanıdığı ve yukarıda belirttiğim seçimlik haklarından dilediğini kullanabilir.

5- 2. el satın alınan aracın ayıplı olduğunun anlaşılması halinde haklarınız nelerdir:

6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun 11. maddesinde;

“(1) Malın ayıplı olduğunun anlaşılması durumunda tüketici; a) Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme, b) Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinden indirim isteme, c) Aşırı bir masraf gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme, ç) İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir misli ile değiştirilmesini isteme, seçimlik haklarından birini kullanabilir. Satıcı, tüketicinin tercih ettiği bu talebi yerine getirmekle yükümlüdür…” denilmiştir.

Belirtmek gerekir ki bu haklar, sadece aracı ikinci el satın alan kişi değil pek tabii aracı sıfır kilometre satın alan kişi açısından da geçerlidir.

Yukarıda, tüketicinin, satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme, satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinden indirim isteme, aşırı bir masraf gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme, satılanın ayıpsız bir misli ile değiştirilmesini isteme haklarına sahip olduğu belirtmiştik.

Sözleşmeden dönme hakkı, sözleşme bedelinin tüketiciye iade edilmesini, satış bedelinden indirim isteme hakkı yapılacak bilirkişi incelemesi ile aracın değer kaybının sorumlulardan tahsilini, ücretsiz onarılmasını isteme hakkı, aracın ücretsiz onarılmasını, ayıpsız bir misli ile değiştirilmesini isteme hakkı ise, aracın ayıpsız yenisi ile değiştirilmesini gerektirir.

Tüketici onarım hakkını kullanmışsa, garanti süresi içerisinde sık arızalanması nedeniyle maldan yararlanamamanın süreklilik arz etmesi veya tamiri için gereken azami sürenin aşılması veya tamirinin mümkün bulunmadığının anlaşılması hallerinde, diğer seçimlik haklarını (dönme, bedelde indirim, ayıpsız misli ile değiştirilmesini isteme) kullanabilir. Satıcı bu talebi reddedemez. Tüketicinin bu talebinin yerine getirilmemesi durumunda satıcı, bayi, acente, imalatçı-üretici ve ithalatçı müteselsilen sorumludur.

Diğer tüm hakların nasıl uygulanacağı anlaşılabilir ise de burada, uygulamaktan çekinilen bir diğer hak olan satılanın ayıpsız bir misli ile değiştirilmesini isteme hakkı ve sonuçlarından bahsedeceğiz. Bir çok kişi, aracı ikinci el satın aldığı için, otomobil bayisinden aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesini talep edemeyeceğini düşünse de bu düşünce tamamen hatalıdır.

Ayıpsız misli ile değişim talep eden tüketicinin, davaya kadar, hatta dava açtıktan sonra aracı kullanmış olması, satıcı, bayi, acente, imalatçı-üretici ve ithalatçıyı yasal sorumluluktan kurtarmaz. Zira; tüketici, baştan beri sözleşmeyi ayakta tutarak malın ayıpsız bir yenisi ile değiştirilmesini istediğine göre, ayıpsız yeni mal kendisine teslim edilinceye kadar, elindekini iade yükümlülüğü altında değildir.

Yukarıda izah etmeye çalıştığım koşullara uygun bir dava sonucunda verilen mahkeme kararı (aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesi) icra dairesine sunulduğunda satıcının elinde çoğu zaman olduğu gibi davaya konu karardaki gibi bir araç bulunmayabilir. Bu durumda icra müdürlüğü, borsa veya ticaret odası gibi yerlerden sorarak bu aracın güncel değerini belirleyecektir. Örneğin 0 (sıfır) kilometre araç fiyatı 150.000-TL ise aynı aracın ayıpsız 3 yaşındaki modelinin değeri yaklaşık 120-130.000-TL olacaktır. Önemle belirtmek gerekir ki aranan değer, aracın ikinci el (kullanılmış) değeri değildir. Bir yanda otomobil bayisinde satışa sunulan “0” (sıfır) kilometre 2017 model bir araç diğer yanda yine aynı bayide satışa sunulan 3 yaşında “0” (sıfır) kilometre bir araç olduğunu düşünün. Belirlenmeye çalışılan değer işte bu 3 yaşındaki aracın değeridir. Söz konusu aracın o güne kadar kullanılmasının da hiçbir önemi yoktur. Anlatılan şekilde belirlenecek bu değere icra mahkemesinde itiraz mümkündür.

İşte bu şekilde araç değeri belirlendikten sonra tüketici (aracı ikinci el veya sıfır kilometre satın alan kişi) aracı karşı tarafa iade edecek karşı taraf da belirlenen bedeli tüketiciye iade edecektir.

Tarafların edimi aynı anda gerçekleştirilmesi gereken edimler olup, davalar sonuçlanıp kesinleşinceye kadar tüketicinin aracı iade etme zorunluluğu söz konusu değildir. Süreç içerisinde yaşanacak olası kaza vb. durumlarda aracın değer kaybının bilirkişi tarafından belirlenerek tüketiciye ödenmesi gereken bedelden düşülmelidir.

6- 2. el araçta ayıp konusu ile ilgili emsal Mahkeme kararı var mı?

Bir müvekkilimizin, 2. el olarak satın almış olduğu aracı ile ilgili olarak, tüketici vekili olarak yer aldığımız bir davada verilen kararın tümü, firmaların rekabet haklarına saygı ilkesi gereği bir takım bölümleri gizlenerek aşağıya aktarılmıştır:

TÜRK MİLLETİ ADINA

T.C.
İZMİR
8. TÜKETİCİ MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2015/…
KARAR NO : 2016/…

HAKİM : … 29…
KATİP : … 18….

DAVACI : …
VEKİLİ : Av. ORHAN AKA – … İZMİR
DAVALI : … LTD ŞTİ
VEKİLİ : Av. …
DAVALI : … AŞ
VEKİLİ : Av. …
İHBAR OLUNAN : … OTOMOTİV – …
DAVA : Ayıp Nedeniyle Misliyle Değiştirme
DAVA TARİHİ : 09/11/2015
KARAR TARİHİ : 02/12/2016
KARAR YAZIM TARİHİ :02/12/2016
Mahkememizde görülmekte bulunan Ayıp Nedeniyle Misliyle Değiştirme davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA :
Davacı vekili dava dilekçesi ile müvekkilinin müvekkilinin dava dışı şahıstan davaya konu … … marka … 2012 Model Dizel Manuel Hatchback … şase ve … motor numaralı otomobili 10/07/2014 tarihinde satın aldığını, gerek garanti süresi içerisinde, gerek garanti süresinden önce ve gerek garanti süresinden sonra otomobilde tekrar eden ve üretimden kaynaklanan ayıplar bulunduğunu, yetkili servis tarafından bu ayıpların giderilemediğini, bu sebeplerle dava konusu otomobili üreten davalı .. Şirketi ile bu otomobili dava dışı kişiye satan diğer davalı …Şirketinin otomobili misli ile değiştirmelerine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP :
Davalı .. vekili cevabında, dava konusu otomobilde imalattan kaynaklanan ayıp bulunmadığını, mevcut olan ayıpların kullanıcı hatasından olduğunun kabulu gerektiğini bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … vekili cevabında, talebin zamanaşımına uğradığını otomobildeki ayıpların imalat kaynaklı olmadığını, kullanıcı hatasından ortaya çıktığını bu yüzden haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İhbar olunan … usulüne uygun tebligatlar yapılmış ancak cevap verilmemiştir.
DAVA : Ayıp Nedeniyle Malın Misliyle Değiştirmesi Talebine ilişkindir.
DELİLLER :
Taraflarca ibraz ve talepleri üzerine celp edilen deliler, bu meyanda araç satış sözleşmesi, otomobil ile ilgili yetkili servislerce düzenlenen servis kayıtları, ekspertiz raporu, aracın çekildiğine dari belgeler, ruhsat belgeleri, İzmir 7. Tüketici Mahkemesinin 2015/… D.İş sayılı dosyası ile bu dosyadaki makine mühendisi bilirkişinin raporu ve tüm deliller incelenerek dosya içerisine konulmuştur.
Mahkememizce dava konusu otomobil bilirkişi marifetiyle keşfen incelenmiş, keşfe katılan uzman bilirkişi dosya kapsamını da inceleyerek verdiği rapor ve ek raporunda dava konusu otomobilin … tarihinde … isimli kişi tarafından davalı … şirketinden satın alındığını, bilahare 10/07/2014 tarihinde bu şahıs tarafından davacıya satıldığını, dosya içindeki servis kayıtlarına göre 2 yıllık garanti süresi içerisinde 31/05/2012 tarihinde ön camın değiştirildiğini, 16/12/2013 tarihinde enjektör temizliği yapıldığını, 21/12/2013 tarihinde ”aracı en yakın zaman servise götür” uyarısı vermesi üzerine turbo şarjın, motor kontrol modulünün ve turbo ara soğutucu contasının değiştirildiğini, 26/12/2013 tarihinde ”100-120 km arası hızlarda alt taraftan uğultu şeklinde ses geliyor” şikayeti üzerine araçta mekanik veya elektronik bir problem gözlemlenmediği şeklinde servis fişi düzenlendiğini, 04/02/2014 tarihinde aracın Tur Assist Firmasınca Ege Mod Otomotive çekildiğini, 04/02/2014 tarihinde ”araç gaz yemiyor en yakın zamanda servise götür, uyarısı veriyor” şikayeti ile yapılan başvuru üzerine ücretsiz kapatma işçiliği, eksoz sıcaklık sensörünün yerine takıldığını, önden çekişli ara mil contasının değiştirildiğini, ön difransiyel taşıyıcı kapağı contasının değiştirildiğini, şanzuman yağı, şanzuman alt conta, aks keçisinin değiştirildiğini, kontrol yapıldığını, ses duyulmadığının tespit edildiğini, 07/02/2014 tarihinde ”aracın altından yağ damlası var 100-120 km hız arasında uğultu sesi geliyor, kalkışta vibrasyon şeklinde uğultu sesi var (yokuş kalkış desteği devrede kalıyormuş gibi)” şikayeti ile başvuruda bulunduğunu, serviste önden çekişli ara mil contasının değiştirildiğini, ön difransiyel taşıyıcı kapağı contasının değiştirildiğini, şanzuman yağı, şanzuman alt conta, aks keçisinin değiştirildiğini, anormal bir ses duyulmadığının tespit edildiği şeklinde servis fişi düzenlendiğini, garanti süresi dolduktan sonra 26/04/2014 tarihinde Tur Assit firmasınca …Yetkili Servisi … Otomotive çekildiğini, frenlerin tutmamasından yakınıldığını, servisçe garanti süresinin bitmesi nedeniyle ücret alınacağının bildirildiğini, aracın bir tamirci de geçici bir çözüm ile tamir ettirildiğini, daha sonra aynı arızanın tekrar ortaya çıktığını ve başka bir tamirci tarafından vakum popmasının değiştirildiğini, 09/07/2014 tarihinde yetkili servisce sağ ön koltuk airbag soketinin onarıldığı, ön porye rulmanlarının hafif ses yapmasının giderildiğini, sol sis farının kurutulduğunu, 11/09/2015 tarihinde … firmasının raporuna göre sağ ön şase uç kısmında bükülme, motor kaputu ve sağ ön çamurlukta sökülme ve takılma, turbo intercoler borularında yağ kaçığı, göğüslük sağ kısmında deformasyon görülerek motor kaputu, ön tampon, sağ ön çamurluk, sağ ön kapı ve sağ marşbiyelin boyalı olduğunun tespit edildiğini, yapılan bu tespitler ışığında yaptığı değerlendirmede yedek parça değişimi ve onarıma rağmen servisle arızanını giderilemediğini, arızanın imalattan kaynaklanan gizli ayıp olduğunu, kullanıcı hatası bulunmadığını, öte yandan dava aşamasına davacı tarafça yapılan küçük kazalar nedeniyle araçta toplam 1.500,00 TL değer kaybı oluştuğunu, hukuki takdirin mahkemeye ait olduğunu bildirmiştir.
GEREKÇE – DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
Yukarıda kısaca izah edildiği gibi dava konusu davalılardan… şirketinin ürettiği, … … marka … Model Dizel Manuel Hatcback … şase ve … motor numaralı otomobilin … tarihinde ”0” km olarak diğer davalı … Şirketi tarafından dava dışı … satıldığı, bu kişi tarafından da … tarihinde davacıya satıldığı, garanti süresi içerisinde otomobilin (ayrıntıları mahkememizce dinlenen uzman bilirkişinin raporu ile bununla paralellik arz eden tespit bilirkişisinin raporunda belirtildiği gibi) birçok kere arızalandığı, yetkili serviste garanti kapsamında ücretsiz tamir gördüğü, ancak arızaların giderilemediği, tekrar ettiği, bu ayıpların üretimden kaynaklı gizli ayıplar oldukları (kullanıcıdan kaynaklı ayıplar olmadıkları) keza garanti süresinin bitiminden sonrada benzer veya farklı arızalar/ ayıplar ortaya çıktığı, imalattan kaynaklı bu gizli ayıpların aracın satın alınması aşamalarında kullanıcı tarafından fark edilmesinin mümkün olmadığı, tüketicinin araçtan beklediği faydanın sağlanamamasının süreklilik arz ettiği göz önünde tutulduğunda, 4077 Sayılı TKHK’nun 4 ve 13/3 Maddeleri, 6502 Sayılı Kanunun 11 ve 56/3 Maddeleri göz önüne alındığında davacı tüketicinin ücretsiz onarım hakkını kullanmış olsa da otomobilin garanti süresi içeresinde tekrar arızalanması, tamamen tamir edilememesi ve tüketicinin otomobilden beklediği faydayı sağlayamamasının süreklilik arz etmesi durumları karşısında davacı tüketicinin diğer seçimlik hakkını (otomobilin misli ile değiştirilmesini) talep etme hakkının ortaya çıktığı ve kabulü gerektiği, bunun için de dava konusu otomobilin ve kendi kusuru ile oluşan 2.250,00 TL değer kaybının davalılara iadesi şartı ile otomobilin mislinin (üretici ve satıcı olan) davalılarca davacıya verilmesi gerektiği kanaatine varılarak (ve dava değeri /07/2014 tarihli noter satış sözleşmesinde ki 53.000-TL değere, 2.250,00 TL değer kaybı eklenmek suretiyle tespit edilerek) davanın kabulüne dair aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.
Her ne kadar davalılardan … vekili talebin zaman aşımına uğradığını bu nedenle davanın reddi gerektiğini ileri sürmüş ise de 4077 Sayılı TKHK’nun 4/4 Maddesi ve 6502 Sayılı TKHK’nun 12/1 Maddesindeki 2 yıllık zamanaşımı süresinin dava açma süresi değil malın tüketiciye tesliminden itibaren ayıpların ortaya çıkması süresi olup, otomobil ilk alıcıya 11/02/2012 tarihinde satılmış olup (bilirkişi raporlarında ayrıntılı şekillerde belirtilen gizli ayıplar) bu tarihten 11/02/2014 tarihine kadar (yani garanti süresi içerisinde) ortaya çıktığından ve davacı halefiyet gereği dava açtığından davanın zamanaşımına uğramadığı kanaatine varılarak bu talebi kabul edilmemiştir.
HÜKÜM :Yukarıdaki gerekçelerle;
Davanın KABULÜ ile,
Dava konusu otomobilin ve 2.250,00 TL değer kaybı bedelinin davacı tarafca davalı tarafa iadesine ve OTOMOBİLİN AYIPSIZ MİSLİNİN DAVALILAR TARAFINDAN DAVACIYA VERİLMESİNE, 

29,20 TL başvurma harcı ile 2.903,17 TL karar ve ilam harcının davalılardan müteselsilen alınarak hazineye irad kaydına,
Davacı tarafça mahkememizdeki dava dolayısıyla harcanan 199,00 TL tebligat ve posta gideri, 400,00 TL bilirkişi ücreti ve 195,40 TL keşif harcı olmak üzere toplam 794,00 TL yargılama gideri ile tespit dosyası nedeniyle harcanan 195,40 TL tespit keşif harcı, 250,00 TL tespit bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 445,40 TL olmak üzere her iki yargılama gideri toplamı 1.239,80 TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
Artan veya kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine,
İlişkin taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere eş düzeyde başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. …/12/2016
Katip 18…. E İMZA Hakim 29… E İMZA

BU KARAR İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ TARAFINDAN VERİLEN ONAMA KARARI İLE KESİNLEŞMİŞTİR!

7- 2. el araçta ayıp konusu ile ilgili emsal Yargıtay kararı var mı?

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi/2018

“Davacı, … isimli bayiden ilk sahibi tarafından satın alınan, daha sonra noter satışı ile devralınan 2012 model Fluence marka otomobilde panel ışıklarının sönmesi ve panelin işlevini kaybetmesi arızası meydana geldiğini, araç arızasının giderilmesi için garanti süresi içerisinde ilk olarak 22.04.2015 tarihinde daha sonra 04.05.2015 tarihinde ve en son 29.06.2015 tarihlerinde yetkili servise başvurarak gösterge panelindeki arızanın giderilmesi amacı ile onarım talebinde bulunulduğu ancak çeşitli parça değişikliklerine rağmen arızanın giderilemediğini tüm bu nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ayıplı aracın bedeli olan 46.750,00 TL ile aracın satın alındığı tarih itibariyle işleyecek ticari faizin davalı taraftan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı yapılan ticari satım sözleşmesinin tarafı olmadığını, davacı ile akdedilmeyen araç satım sözleşmesinden dolayı hiçbir sorumluluklarının bulunmadığını, dava konusu aracın garanti süresinin 09.01.2015 tarihinde bittiğini, davacının iddia ettiği şikayetlerin kullanım hatası sonucunda ortaya çıktığını, davacı tarafın araç değişimi talebinde bulunmasının sebepsiz zenginleşmesine neden olacağını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabul, kısmen reddi ile davacının uhdesinde bulunan … marka 2012 model …plakalı ve … şasi numaralı aracın, üzerindeki davacıdan kaynaklanan tüm takyidatlardan ari bir şekilde davalıya iadesi ile, söz konusu araç için ödenen ve noter satış sözleşmesinde belirtilen 44.750,00 TL’nin aracın iade tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir… hükmün bu şekliyle ONANMASINA, …/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.”


*** Eğer sizler de, bu veya benzeri problemler yaşamaktaysanız, hemen her ilde bulunan çalışma arkadaşlarımız ile sizlere yardımcı olabiliriz. Bunun için “Bize Ulaşın” bölümünü kullanabilirsiniz.


Bu makalenin tüm hakları saklıdır. Alıntı yaptığınıza ilişkin link vermek suretiyle makalemizi paylaşabilirsiniz. Kaynak belirtmeksizin makalelerimizden alıntı yapılması durumunda yasal işlem başlatılmaktadır.

“2. El Araçta Ayıp / Tüketici Hakları” için 2 yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir