Göçük Problemi Karşısında Tüketici Hakları ve Yapılması Gerekenler

Bu makalede, Honda marka araçlarda göçük ve/veya dalgalanma sorunu yaşayan tüketicilerin hakları, başvurabilecekleri hukuki yollar hakkında açıklama yapmaya çalışacağız. Yazılı ve görsel medyada sıkça dile getirilen ve halen daha etkili bir çözüm bulunamayan Honda marka araçlarda göçük sorunu ile ilgili tüketiciler neler yapabilir? Dava hakları var mıdır? Dava sonunda ne gibi kararlar çıkabilir?

Öncelikle bu göçük ve dalgalanma problemine hukuk dilinde “ayıp” adını veriyoruz. Makale içeriğindeki “ayıp” sözcüğünden anlaşılması gereken bu göçük ve/veya dalgalanma sorunudur.

“Ayıp” kavramı ile satılan malda ortaya çıkan ve alıcının o maldan tümüyle ya da gerektiği gibi yararlanmasını engelleyen eksiklikler ve aksaklıklar gibi özürler ifade edilmek istenir (ZEVKLİLER Aydın / AYDOĞDU Murat, Tüketicinin Korunması Hukuku, B. 3, Ankara 2004, s. 104).

Bu göçük ve dalgalanma problemi de şüphesiz ki ayıp niteliğindedir.

Her ne kadar satıcı (Honda) firma bu ayıbın dış etken kaynaklı olduğu yönünde ifadeler kullanmış ise de, bu ifadeler tüketiciyi bağlamaz. Takip ettiğimiz dosyalara sunulan bilirkişi raporlarında, bu göçüklerin dış etken kaynaklı olmadığı teknik inceleme olarak ortaya konulmuştur. Neredeyse aynı kasadaki tüm araçlarda aynı problemin varlığı bilinmektedir. Dolayısıyla bu ayıbın dış etken kaynaklı olmadığı sabittir ve tartışmaya değmeyecek bir husustur.

AYIPLI ARAÇLARDA TÜKETİCİNİN HAKLARI NELERDİR?

Malın ayıplı olması durumda tüketicinin seçimlik hakları, 6502 sayılı kanunun 11. maddesinde şu şekilde düzenlenmiştir. Buna göre tüketici;

BEDEL İADESİNİ DE İÇEREN SÖZLEŞMEDEN DÖNME,

MALIN AYIPSIZ MİSLİYLE DEĞİŞTİRİLMESİ

AYIP ORANINDA BEDEL İNDİRİMİ veya

ÜCRETSİZ ONARIM İSTEME haklarına sahiptir.

SATICI, TÜKETİCİN TERCİH ETTİĞİ BU TALEBİ YERİNE GETİRMEKLE YÜKÜMLÜDÜR.

ORTAYA ÇIKAN GÖÇÜKLERDE ONARIM HAKKININ KULLANILMASI ŞART DEĞİLDİR:

Tüketicinin talep edebileceği bu 4 seçimlik hakkın her biri hakkında açıklama yapmadan önce, “garanti süresi içerisinde araçta çıkan bu problem karşısında onarım hakkının kullanılmasının şart olup olmadığı hususu” üzerinde durmamız gerekmektedir. Nitekim Honda marka bu araçlara sahip kişilerin bazıları, onarım (köpük sıktırma) hakkını kullanmaktan başka şanslarının olmadığını düşünüyorlar. Bu düşünce tamamen yanlıştır.

Fakat ne yazık ki ülkemizde, satıcılar, tüketicileri aydınlatma yükümlülüklerini yerine getirmedikleri için tüketiciler de ayıplı (kusurlu) malları ile ilgili olarak onarım hakkını kullanmak zorunda olduklarını düşünmekte ve kendilerini servislerin insiyatifine tabi kılmaktadırlar.

GARANTİ SÜRESİ İÇERİSİNDE ARAÇTA BİR AYIPLA KARŞILAŞAN TÜKETİCİNİN ONARIM HAKKINI KULLANMASI ZORUNLU DEĞİLDİR. Bunun bir zorunluluk olduğu düşüncesi tamamen hatalıdır. İster otomobil, ister telefon, ister tencere tava olsun tüketici, malda bir ayıpla karşılaşınca 4 seçimlik haktan istediğini kullanabilir. Yeter ki kullanmak istediği bu hak hakkaniyet kurallarına aykırılık teşkil etmesin.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, yaklaşık 50.000-TL ye sıfır kilometre olarak satın alınan ve araç tüketicinin eline geçmeden önce, aracın bir bölümünde yapılan boyama işleminin (ayıp) araçta 1.500 TL. tutarında değer kaybına neden olacağı anlaşılan bir davada, “…kanun tarafından korunan tüketicinin yanında, mahkemece kurulacak hükmün, sözleşmenin diğer tarafı olan satıcı için de orantısız güçlükleri de beraberinde getirmemesi gerektiğine” vurgu yapılarak, “ayıbın öneminin aracın kullanımına ve beklenen faydaya bir etkisinin olmaması, aracın ayıplı ve ayıpsız değeri arasındaki farkın araç bedeli nazara alındığında azlığı yani karşılıklı menfaatler dengesi ile hukukun temel prensibi olan hakkaniyet kuralları değerlendirilerek ayıp nedeni ile bedel indirimi veya tüketicinin diğer seçimlik haklarını kullanıp kullanmayacağının tesbit edilmesi   zorunludur.” ifadelerine yer vermiştir.
Dolayısıyla, tüketicinin seçimlik haklarından istediğini mutlak olarak kullanabileceği düşünülmemelidir. Tüketicinin istediği seçimlik hakkı (değişim, bedelin iadesi gibi) kullanabilmesinde önemli olan, araçtaki ayıbın, aracın sürekli kullanımına, araçtan beklenen sürekli faydaya etkisinin olup olmadığı, aracın ayıplı ve ayıpsız değerleri arasındaki farkın ne kadar olduğu gibi hususlara göre belirlenecektir. Yargıtay kararına konu olayda olduğu gibi, yaklaşık 50.000-TL değerindeki bir araçta bulunan ayıbın, araçta meydana getirdiği değer kaybının, araç bedeline oranla çok düşük (1.500-TL yani yüzde 3) bir miktar olması durumunda tüketicinin, diğer seçimlik hakları olan bedel indirimi ve ücretsiz onarım haklarını kullanması objektif iyiniyet (hakkaniyet) kurallarının gereğidir.

FAKAT GÖÇÜK AYIPLARINDA BU DURUM FARKLIDIR. Honda araçlarda görülen göçük problemi sebebiyle Tüketici Mahkemesine taşıdığımız bir dosyaya, makine yüksek mühendisi ve otomotiv mühendisi bilirkişi tarafından, biri Kasım 2018 tarihinde olmak üzere 2018 yılı içerisinde sunulan 2 ayrı raporda özetle, göçüklerin dış etken veya kullanımdan kaynaklı oluşmadığı, sebebinin C sütununu oluşturan karoser parçasının iç yapısının destek noktalarının birleştirilmesi işleminin üstteki sac tarafından mukavim edilememesi ve sac kalınlığının bu tür çekmeler dikkate alınmaksızın ince seçilmesinden meydana geldiği bunun ise kabul edilebilir olmadığı ve bu ayıbın araçta 10.000-TL değer kaybı yaratacağı belirtilmiştir.

Bu raporlar, bir müvekkilimizin, aracında karşılaştığı göçük problemi üzerine, mahkeme kanalıyla yaptırılan inceleme sonucunda düzenlenmiş bilirkişi raporlarıdır.

Tüketici, göçük ayıplarında hangi haklarını kullanabilir? Onarım hakkını kullanmak zorunda mıdır?

Şüphesiz ki, araçtaki göçük ayıbının ne kadar değer kaybına neden olacağı otomotiv konusunda uzaman bilirkişi marifetiyle anlaşılacaktır. Yukarıda bahsettiğimiz bilirkişi raporlarına göre bu ayıbın araçta 10.000-TL değer kaybı yaratacağı belirtilmiştir.
2016-2017 yıllarında, 70 bin ila 100 bin TL fiyat aralığında satılan bu araçlarda ortaya çıkan göçük probleminin aracın değerinde 10 bin TL civarında kayıp yaratacağı düşünüldüğünde, bu araçlar için değişim veya bedel iadesi taleplerinin objektif iyiniyet kurallarına aykırı olduğu söylenebilecek midir? Honda marka araçlardaki bu göçük problemi karşısında değişim veya bedel iadesi talebinin kabul edilemezliği, bu ayıpların sadece estetik görüntüyü bozduğu ve göçük sayısının artmayacağı durumlarda doğru kabul edilebilir.
Eğer araçlardaki göçük problemi, aracın mukavemetini azaltıyor veya yolcuların can ve mal güvenliğini tehdit ediyor veya bu göçük problemi artarak devam ediyorsa, tüketici elbette diğer seçimlik haklarını (sözleşmeden dönme yani bedel iadesi, aracın ayıpsız misli ile değişimi gibi) kullanabilir. Kısaca özetlemek gerekirse göçük problemi, sonradan boyama (fabrika orjinal boyası dışında boyama veya kalın boyama) gibi basit bir husus değildir. Fabrika orjinal boyası üzerine tekrar boyandığı anlaşılan araçlardaki bu ayıp aracın kullanımını etkilemez ve artarak devam etmez. Oysa ki göçük problemi artarak devam etmektedir. Müvekkilimizin aracında 1 sene önceki göçük sayısı 8 iken bu sayı şu anda 14’e çıkmıştır. 

Tüketici onarım hakkını kullanmış ise değer kaybını da talep edebilir!

Göçük problemi karşısında tüketici, yukarıda sayılan seçimlik haklarından ücretsiz onarım hakkını kullanacak olursa bunun yanı sıra ayıp nedeniyle aracındaki değer kaybını da talep edebilir. Bu husus, kanun metninde açıkça, şu şekilde belirtilmiştir:
“…Tüketici bu seçimlik haklarından biri ile birlikte 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu hükümleri uyarınca tazminat da talep edebilir…”

Tüketici, değer kaybı için mahkemeye başvurmak durumundadır.

Elbette hiçbir kişinin, başına gelen bir olay karşısında, mahkeme veya diğer adli makamlara başvurma zorunluluğu yoktur. Fakat araçlarında göçük problemi ile karşılaşan tüketiciler, araçlarını satacakları sırada, araçta mevcut bu ayıbı (onarım suretiyle giderilmiş dahi olsa) aracın yeni sahibine bildirmek zorundadır.

Bildirmezlerse ne olur?

Araçlarda meydana gelen bu göçük (ve dalgalanma) probleminin, ister onarılsın ister onarılmasın aracın değerinde bir azalma meydana getirdiği kuşkusuzdur. Honda marka araçlardaki göçük problemi ile ilgili serviste yapılan işlemler servis kayıtlarına yansır ve aracı satın alacak kişinin satın alma iradesini olumsuz etkiler. Bu da aracın değerinin kaybına yol açar. İşte bu şekilde değer kaybetmiş araç satılırken alıcıya bu husus bildirilmelidir. Nitekim 2. el araç satışında satıcı, ayıplardan sorumludur.
Bu konuda olmak üzere Hukuk Genel Kurulu şu şekilde karar vermiştir:
“… İspat yükü üzerinde olan davalı-satıcı, satış öncesi aracın ayıplı olduğu konusunda alıcıyı bilgilendirdiğini veya alıcının bu hususu bildiğini ispatlayamamıştır. Kaldı ki lüzumlu vasıflarda eksiklik seklinde ortaya çıkan ayıptan bunun varlığını bilmese dahi satıcı sorumlu olur.”

Anlatılan bu sebepler ile, aracında göçük problemi ile karşılaşan tüketiciler, aracın onarımını sağlasın veya sağlamasın ileri bir tarihte araçlarını satacaklarında sorun yaşamak istemiyorlarsa, aracın sıfır kilometre satışını yapmış olan satıcıya karşı (bayi veya galerici) en azından değer kaybı talebi ile dava açmak zorundadır.

Dava sonunda ne gibi karar verilir? Aracın ayıpsız misli ile değişimi veya bedelinin iadesi hakkı var mıdır?

Dava sonunda mahkeme, tüketiciyi haklı bulunca, tüketicinin talebine göre bir karar verecektir. Yukarıda, kanunda belirlenen seçimlik hakların satıcının değil tüketicinin inisiyatifinde olduğunu, tüketicinin bunlardan (değişim, bedel iadesi, onarım, bedel indirimi) dilediğini seçebileceğini belirtmiştim. Fakat mahkeme, tüketicinin tercih ettiği talep yönünde karar vermek zorunda değildir. Araçta oluşan değer kaybının aracın değerine göre oranı dikkate alınarak ayıpsız misli ile değişim veya fatura bedelinin iadesi talebi ile açılmış davalarda bu değer kaybına da hükmedilebilir. 

 

Görüldüğü üzere, takip ettiğimiz bir dosyaya ait bu kararında Tüketici Mahkemesi, göçükler sebebiyle 10.000-TL değer kaybının, satıcıdan alınarak Honda sahibi müvekkilimize ödenmesine hükmetmişti, biz bu karara karşı, tüketicinin, ayıpsız misli ile değişim talebinin kabul görmesi gerektiği düşüncesi ile Bölge Adliye Mahkemesine başvuruda (istinaf) bulunduk ve Antalya Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, talebimiz gibi, aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesine karar verildi. Karar şu şekildedir:

 

 

Tüketici, aracın ayıpsız misli ile değişimini talep ederse, bunun sonuçları hakkında detaylı bilgileri 0 (Sıfır) Kilometre Araç Satın Alan Tüketicinin “Ayıpsız Misli ile Değişim” Hakkı isimli makalemizde bulabilirsiniz.

Tüketici, aracın fatura bedelinin iadesini talep ederse, bunun sonuçları hakkında detaylı bilgileri Ayıplı Sıfır Aracın İadesi ve Bedelin Geri Alınması isimli makalemizde bulabilirsiniz.

Tüketici, aracın ücretsiz onarılmasını (tamirini) talep ederse, bunun sonuçları hakkında detaylı bilgileri 0 (Sıfır) Kilometre Araç Satın Alan Tüketicinin “Ücretsiz Onarım” Hakkı isimli makalemizde bulabilirsiniz.


Sıfır kilometre araç satışları hakkında detaylı bilgiler için: Sıfır Kilometre Araç Satın Alan Tüketicilerin Hukuki Hakları isimli makalemizi okuyabilirsiniz. Bu ve benzeri problemler yaşamaktaysanız bize ulaşabilirsiniz.


Bu makalenin tüm hakları saklıdır. Alıntı yaptığınıza ilişkin link vermek suretiyle makalemizi paylaşabilirsiniz. Kaynak belirtmeksizin makalelerimizden alıntı yapılması durumunda yasal işlem başlatılmaktadır.

 

“Göçük Problemi Karşısında Tüketici Hakları ve Yapılması Gerekenler” için 2 yorum

  1. Merhabalar sayın avukat/ avukatlarım,

    Aldığım sıfır araç gl 2015 model Mercedes marka aracı satın aldım 1 yıl kullandım ondan sonra yaklaşık 16 kez servise götürdüm sorun çözülmedi. Tüketici mahkemesine dava ettim ve kazandım malın kusurlu olduğuna dair.
    Ancak 2015 model araçtan sonra gls modeli üretildiği için muadili araç olmadığı için bilirkişi 675.000 tl değer biçti ve dava tarihinden faiz işleyerek hükme bağlandı.
    Toplam tutar 730.000 net elime para geçiyordu. Ve gls modeli araç O gün 843000 tl idi.
    Davalı avukatı istinat mahkemesine götürdü.
    Ancak bu arada karar verildiği gün Euro 4.35 tl idi bu gün 7.45 tl
    Ve bu araç Amerika’da üretildiği için haziran 2018 den itibaren 60% ek vergi geldi.
    Ben yeni araç talep etsem araç şu an 2.400.000 tl.
    Muadili araç olmadığı için ben bu şekilde mağdur oldum.
    Benim durumum ne olacak .vereceğiniz bilgi için şimdiden teşekkür ediyorum.
    AMA AVUKATIM VAR YALAN SÖYLEMEYEYİM FAKAT , avukat arkadaşımın tereddüt ettiği için size sorma gereği duydum. Saygılarımla.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir