Sıfır Araçta “Ücretsiz Onarım” / Tüketici Hakları

Tüketicilerin, sıfır kilometre olarak satın aldıkları araçlarının garanti kapsamında tamiri (onarımı) hakkı, bu haklarını nasıl kullanacakları, onarım (tamirat) talep etmelerine rağmen araç onarılamadı ise durumun ne olacağı, diğer haklarını kullanıp kullanamayacakları ile açıklama yapmaya çalışacağız.

Ayıplı Araçlarda Tüketici Hakları isimli makalemizde, malın (otomobilin) ayıplı olması durumda tüketicinin seçimlik haklarından birinin, malın ücretsiz onarılmasını isteme (aracın tamiri) hakkı olduğunu ifade etmiştik. (TKHK.m.11)

Diğer yazılarımızda da belirttiğimiz üzere, ister garanti süresi içerisinde, isterse bu süre geçtikten sonra ortaya çıkmış olsun, malın ayıplı olduğunun anlaşılması durumunda tüketici, onarım hakkını kullanmak zorunda değildir. Ülkemizde ne yazık ki, tüketiciler, satın aldıkları otomobilin, garanti süresi (genelde 2 yıl) içerisinde ortaya çıkan sorunlarında, tek haklarının onarım (aracın garanti kapsamında tamiri) hakkı olduğunu düşünmektedirler. Oysa ki bu düşünce tamamen yanlıştır. Tüketici, servise dahi uğramaksızın diğer seçimlik haklarını kullanabilir. Fakat biz bu makalemizde, bilinçli veya bilinçsiz olarak, uygulamada en çok kullanılan seçimlik hak olan ücretsiz onarım hakkı (aracın garanti kapsamında tamiri) ile ilgili açıklamalarda bulunacağız.

Bu hak, kanunda şu şekilde ifade edilmiştir:

“Tüketicinin seçimlik hakları”
MADDE 11/1: “Malın ayıplı olduğunun anlaşılması durumunda tüketici;
… Aşırı bir masraf gerektirmediği takdirde,bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını (aracın garanti kapsamında tamiri) isteme… seçimlik haklarından birini kullanabilir.

Her şeyden evvel, tüketicilerin aklına en çok takılan konuların başında gelen ve kanunda Aşırı bir masraf gerektirmediği takdirde” şeklinde yer alan ifade üzerinde durmak gerekir.

“Aşırı masraf” ifadesinden ne anlaşılması gerektiği, kanunun gerekçesinde açıklanmıştır, buna göre;

“… Bundan ayrı olarak malın tamir edilmesi (aracın tamiri), ayıpsız mislinin verilmesiyle mukayese edildiğinde çok daha masraflı olacaksa tüketicinin tamirde ısrarcı olması kabul edilmeyecektir. Satın alınan bir vidanın dişlerinde bozukluk varsa, vidanın tamiri yerine ayıpsız misli ile değiştirilmesi daha uygundur…”

Görüldüğü üzere, araçta bir sorunla karşılaşan tüketici, aracın tamirinin mümkün olmadığı durumlarda (ki bu bilirkişi incelemesi ile belirlenir) veya aracın tamiri ayıpsız mislinin verilmesiyle mukayese edildiğinde çok daha masraflı olacaksa onarım talebinde diretemez.

1- Hukukun, kişilere tanıdığı her türlü hak gibi “ücretsiz onarım hakkı”nın kullanımı da bazı koşullara tabi kılınmıştır:

1.1- Öncelikle malın (otomobil, konut gibi) ayıplı olması gerekir. Ayıp nedir?

“Ayıp, satıcının, alıcıya herhangi bir şekilde bildirdiği (varlığını vaat ettiği) veya alıcının dürüstlük kuralına göre beklediği vasfın satılanda bulunmaması,¹  alıcının malda olmasını normal olarak beklediği niteliğin bulunmamasıdır.² Nitelik ise, iş hayatındaki telakkilere veya alıcının satıcı tarafından bilinen veya bilinebilen ferdi menfaatine göre satılanın değerini veya kullanılmaya elverişliliğini etkileyen her türlü özellikleridir.³

Ayıp; maddi, hukuki veya ekonomik olarak karşımıza çıkabilir. 

Maddi ayıp, bir malda madden hata bulunması; hukuki ayıp, malın kullanımının üzerinde takyitler (kısıtlamalar; haciz, rehin, ipotek gibi) bulunması gibi nedenlerle hukuken sınırlandırılması iken ekonomik ayıp, malın iktisadi vasıflarında eksiklik olmasıdır.” (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2018/305 E. 2018/1122 K.)

Yargıtay kararlarına yansıyan ve “ayıp” olarak nitelendirilen durumlara örnekler:

“araçta seyir halindeyken sekme yaparak motorun stop etmesi-yokuşlarda stop etme-arıza lambalarının yanması ve göstergelerin tamamının sıfırlanması şeklinde arızalar”

“aracın boya kalınlığının fabrikasyon değerlerinin üzerinde çıktığı”

“aracının susuz kalıp hararet yaptığı ve motorun yandığı”

” arıza lambasının defalarca yandığı”

“araçtaki start stop sisteminin alındığı andan bu yana sürekli arızalandığı”

“aracın bagaj kapağında boydan boya bir çizgi ve boya çökmelerinin olduğu”

“aracın her iki tarafında marşpiyel bölgelerinde vernik soyulması olarak tabir edilen boya atma sorunu olduğu”

“ön takım tabir edilen aksamından mutad olmayan yüksek bir ses gelmesi”

Görüldüğü üzere ayıp hemen her şekilde karşımıza çıkabilir. Bu konuda Ayıplı Araçlarla İlgili Emsal Kararlar isimli yazımızı da inceleyebilirsiniz.

1.2- Malın onarılmasının, satıcı için orantısız güçlükleri beraberinde getirecek olmaması gerekir.

TKHK.nun 11/3 maddesinde, ücretsiz onarımın, satıcı için orantısız güçlükleri beraberinde getirmemesi gerektiği ifade edilmiştir. Nitekim, bu hakkın kullanımının satıcı için orantısız güçlükleri beraberinde getirecek olması halinde tüketici, yalnızca, sözleşmeden dönme veya ayıp oranında bedelde indirim haklarından birini kullanabilir.

Dikkatle incelenecek olursa, kanun bir yandan, ücretsiz onarım hakkının kullanımının, satıcı için orantısız güçlükleri beraberinde getirmemesi gerektiğini ifade ederken diğer yandan orantısızlığın tayininde tüketici için diğer seçimlik haklara başvurmanın sorun teşkil edip etmeyeceğinin dikkate alınmasının gerektiğini ifade etmektedir. Bununla birlikte, malın ayıplı olduğunun anlaşılması durumunda tüketicinin seçimlik hakları arasında sayılan “ücretsiz onarım isteme” seçimlik hakkının satıcı tarafından yerine getirilmesinin yükümlülük olduğu kanunun 11.maddesinin sonunda açıkça şu şekilde ifade edilmiştir:

“Tüketicinin seçimlik hakları”
MADDE 11- “(1) Malın ayıplı olduğunun anlaşılması durumunda tüketici, .. satılanın ücretsiz onarılmasını isteme seçimlik haklarından birini kullanabilir. Satıcı, tüketicinin tercih ettiği bu talebi yerine getirmekle yükümlüdür”

Demek ki, malın ayıplı olduğunun anlaşılması durumunda tüketici, satılanın ücretsiz onarılmasını isteyebilir, bu isteğinin satıcı tarafından yerine getirilmesi satıcıya yüklenen bir yükümlülüktür ve fakat tüketicinin bu isteğini yerine getirmek satıcı tarafından orantısız güçlükler yaratacak ise tüketicinin bu isteği yerine sözleşmeden dönme veya bedel indirimine karar verilir. 

Peki orantısızlık nasıl tayin edilecektir? Orantısızlığın tayininde; malın ayıpsız değeri, ayıbın önemi ve diğer seçimlik haklara başvurmanın tüketici açısından sorun teşkil edip etmeyeceği gibi hususlar dikkate alınır.

“Örneğin malın tamir edilmesi, ayıpsız mislinin verilmesi ile mukayese edildiğinde çok daha masraflı olacaksa tüketicinin tamirde ısrarcı olması kabul edilmeyecektir. Satın alınan bir vidanın dişlerinde bozukluk varsa vidanın tamiri yerine ayıpsız misli ile değiştirilmesi daha uygundur.” (Madde gerekçesi)

Örneğin araç, ufacık bir sorun (bir vidanın olmayışı) sebebiyle çalışmaz durumda olsa bile, tüketici bu durumda malın ayıpsız misliyle değişimi hakkını kullanmakta ısrar edemez. Çünkü bu durumda aracın tamiri (ücretsiz onarım) tüketici açısından bir sorun teşkil etmez.

2- ARACIN GARANTİ SÜRESİ İÇERİSİNDE ORTAYA ÇIKAN SORUNLARDA ONARIM HAKKINI KULLANMAK ZORUNLU DEĞİLDİR.

Yukarıda aracın garanti süresi içerisinde ortaya çıkan sorunları karşısında onarım (aracın garanti kapsamında tamiri) hakkını kullanmanın zorunlu olmadığını ifade etmiştik. Aslına bakılırsa tüketicileri bu yanlış düşünceye sevk eden husus, aracın garanti belgesi ile birlikte satılmasıdır. Buna göre;

  • BİNEK OTOMOBİLLER; 2 YIL VEYA 60.000 KM. (Hangisi Önce Dolarsa)
  • KAMYONETLER; 2 YIL VEYA 100.000 KM. (Hangisi Önce Dolarsa)
  • MOTOSİKLETLER; 2 YIL VEYA 30.000 KM. (Hangisi Önce Dolarsa)

Garanti altındadır.

“Tüketicinin Garanti ile İlgili Hakları”nın en başında “Ücretsiz onarım isteme (aracın garanti kapsamında tamiri) hakkı” gelir.

Ücretsiz onarım (aracın garanti kapsamında tamiri) isteme hakkı: Malın ayıplı olduğunun anlaşılması ile, tüketicinin, Kanunun 11 inci maddesinde yer alan seçimlik haklarından (bedel iadesi, bedel indirimi, ücretsiz onarım veya ayıpsız misli ile değişim) ücretsiz onarım hakkını seçmesi durumunda; satıcı, işçilik masrafı, değiştirilen parça bedeli ya da başka herhangi bir ad altında hiçbir ücret talep etmeksizin malın onarımını (aracın garanti kapsamında tamirini) yapmak veya yaptırmakla yükümlüdür.Tüketici, ücretsiz onarım hakkını üretici veya ithalatçıya karşı da kullanabilir. Satıcı, üretici ve ithalatçı, tüketicinin bu hakkını kullanmasından müteselsilen (ortaklaşa) sorumludur.

Görüldüğü üzere, garanti belgesi ile birlikte satılması zorunlu olmasına rağmen, otomobil satın alan tüketici, malda bir ayıpla karşılaşınca ücretsiz onarım (aracın garanti kapsamında tamiri) hakkını seçmek zorunda değildir. Fakat bu hakkını kullanmak isterse; satıcı, işçilik masrafı, değiştirilen parça bedeli ya da başka herhangi bir ad altında (örneğin nakliye ücreti gibi) tüketiciden hiçbir ücret talep edemez. Ücretsiz onarım hakkı konusunda sadece satıcı değil, üretici veya ithalatçı da tüketiciye karşı sorumludur. Yani tüketici, ücretsiz onarım talebini isterse satıcıya, isterse üreticiye isterse de ithalatçıya iletebilir.

“her satıcı yetkili servisleri eliyle satış sonrası hizmet vermek zorundadır. Yetkili servise yapılan başvuru tarihinden itibaren yapılan yapılmayan işlemler satıcının ve onunla birlikte sorumluluğu olanların sorumluluğundadır. Tüketicinin servise başvurusu üzerine aracın üretim hatasından kaynaklanan ayıbı satıcı üretici ithalatçı firma nezdinde tespit edilmiş; ancak bir işlem yapılmamışsa bundan tüketici değil, satıcı ve onunla birlikte sorumluluğu bulunanlar sorumludur” (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararı)

“Tüketicinin Garanti ile İlgili Diğer Hakları” ise şu şekildedir:

Yukarıda, tüketicinin, garanti ile ilgili olarak, ücretsiz onarım (aracın garanti kapsamında tamiri) hakkını kullanabileceğini ifade etmiştik. Şimdi ise, yine garanti ile ilgili olmak üzere diğer haklarına bakalım:

1- Diğer seçimlik hakların kullanılması:

Tüketicinin, ücretsiz onarım hakkını kullanması halinde malın;

a) Garanti süresi içinde tekrar arızalanması,

b) Tamiri için gereken azami sürenin aşılması,

c) Tamirinin mümkün olmadığının, yetkili servis istasyonu, satıcı, üretici veya ithalatçı tarafından bir raporla belirlenmesi,

durumlarında; tüketici malın bedel iadesini, ayıp oranında bedel indirimini veya imkan varsa malın ayıpsız misli ile değiştirilmesini satıcıdan talep edebilir. Satıcı, tüketicinin talebini reddedemez. Bu talebin yerine getirilmemesi durumunda satıcı, üretici ve ithalatçı müteselsilen sorumludur.

a) Garanti süresi içinde tekrar arızalanması:

Normal şartlarda, malda bir ayıpla karşılaşınca onarım hakkını seçmek zorunda olmayan tüketicinin, bir arıza karşısında onarım hakkını kullanmış olması, bundan sonra karşılaşacağı diğer arızalarda da onarım (aracın garanti kapsamında tamiri) hakkını kullanmasını gerektirmez. Başka bir anlatımla, sıfır kilometre bir araç satın alan tüketici, ortaya çıkan şanzıman arızası ile ilgili olarak aracını garanti kapsamında tamir ettirmiş olsun. Bu arıza giderildikten sonra malın garanti süresi içerisinde aynı (şanzıman) veya başka bir arıza (örneğin motor arızası) ortaya çıkarsa tüketici, diğer seçimlik haklarını kullanabilir veya dilerse yine onarım hakkını kullanabilir.  Nitekim tüketicinin bu seçimlik hakları kanun ile kendisine tanınmıştır.

b) Aracın garanti kapsamında tamiri için gereken azami sürenin aşılması:

Bazı ürünler için azami tamir süreleri şu şekildedir.

  • BİNEK OTOMOBİLLER; 30 iş günü
  • KAMYONETLER; 30 iş günü
  • MOTOSİKLETLER; 20 iş günü

“İş günü” ise, Ulusal, resmî ve dini bayram günleri ile yılbaşı, 1 Mayıs ve pazar günleri dışındaki çalışma günlerini” ifade eder. Dolayısıyla cumartesi günleri de iş gününden sayılır.

Dolayısıyla, sıfır kilometre bir araç satın alan tüketici, aracında ortaya çıkan herhangi bir arızası sebebiyle aracını yetkili servise teslim etmiş, fakat yetkili servis bu arızayı 30 iş günü içerisinde giderememiş ise, bu sürenin sonunda tüketici, malın bedel iadesini, ayıp oranında bedel indirimini veya imkan varsa malın ayıpsız misli ile değiştirilmesini satıcıdan talep edebilir. Satıcı, tüketicinin talebini reddedemez. Bu arada servisin, araçtaki arızayı gidermeye yönelik parça temini de dahil olmak üzere yaptığı çalışmaların süre açısından hiçbir önemi yoktur. Başka bir anlatımla, arızanın giderilmesi için gerekli olan bir yedek parçanın temin edilememesi gibi sebeplerle tüketicinin 30 günlük süreden daha fazla bekletilmesi mümkün değildir. 30 iş günü dolduktan sonra tüketici diğer (bedel iadesi, bedel indirimi veya ayıpsız misli ile değişim) haklarını kullanabilir. 

c) Tamirinin mümkün olmadığının, yetkili servis istasyonu, satıcı, üretici veya ithalatçı tarafından bir raporla belirlenmesi,

Bazen bir ürünün tamiri teknik olarak mümkün olmayabilir. Aracın tamirinin mümkün olmadığının, yetkili servis istasyonu, satıcı, üretici veya ithalatçı tarafından bir raporla belirlenmesi karşısında tüketici, 30 iş günü olarak belirtilen süreyi dahi beklemeksizin diğer (bedel iadesi, bedel indirimi veya ayıpsız misli ile değişim) haklarını kullanabilir. 

2- Malın ayıpsız misli ile değiştirilmesinin satıcı için orantısız güçlükleri beraberinde getirecek olması halinde: (bu konuda Ayıpsız Misli ile Değişim Hakkı başlıklı makalemizi inceleyebilirsiniz)

Tüketici onarım hakkını kullanmış, fakat malda, garanti süresi içerisinde tekrar arıza yaşanmışsa veya araç azami tamir süresi içerisinde tamir edilememişse veya tamiri mümkün değilse tüketicinin diğer haklarını (bedel iadesi, bedel indirimi veya ayıpsız misli ile değişim) kullanabileceğini yukarıda ifade etmiştik. İşte bu gibi durumlarda, malın ayıpsız misli ile değiştirilmesi satıcı için orantısız güçlükleri beraberinde getirebilir. 

O halde tüketici, normal şartlarda 4 adet olan hakkından sadece ikisini kullanabilir: bedel iadesi veya bedel indirimi. Nitekim araç onarılamamış ve misli ile değişim de satıcı açısından hakkaniyete uygun düşmemiştir.

3- Satış bedeli veya bedelde yapılacak indirim tutarının derhal tüketiciye ödenmesi gerekir:

Ücretsiz onarım hakkı kullanılmasına rağmen; ister malın; garanti süresi içinde tekrar arızalanması olsun, ister tamiri için gereken azami sürenin aşılması, isterse tamirinin mümkün olmadığının belirlenmesi olsun, tüketici, sözleşmeden dönme hakkını seçerse satıcı, malın bedelinin tümünü veya ayıp oranında bedelden indirim hakkını seçerse bedelden yapılan indirim tutarını derhal tüketiciye iade etmek zorundadır.

4- (Garanti süresi içinde tekrar arızalanan veya azami tamir süresi içerisinde tamir edilemeyen veya tamiri mümkün olmayan) malın, azami otuz iş günü içerisinde ayıpsız misli ile değiştirilmesi gerekir:

Ücretsiz onarım hakkı kullanılmasına rağmen; ister malın; garanti süresi içinde tekrar arızalanması olsun, ister tamiri için gereken azami sürenin aşılması olsun, isterse tamirinin mümkün olmadığının belirlenmesi olsun, hangi durum söz konusu olursa olsun eğer tüketici, malın ayıpsız misli ile değiştirilmesi hakkını kullanırsa, bu talebini bildirdiği günden itibaren, 30 iş günü içerisinde, satıcı, üretici veya ithalatçının, otomobilin ayıpsız mislini tedarik edip tüketiciye vermesi gerekir.

Garanti uygulaması sırasında değiştirilen malın garanti süresi ne kadardır? Garanti uygulaması sırasında değiştirilen malın garanti süresi, satın alınan malın kalan garanti süresi ile sınırlıdır. Örnek vermek gerekirse, satın aldıktan 1,5 yıl sonra aracında şanzıman arızası ile karşılaşan tüketicinin bu sorunu aracın garanti kapsamında değiştirilmesi suretiyle çözülmüş ise, yeni aracın garanti süresi  malın (otomobilin) geri kalan garanti süresi (6 ay) kadardır. Fakat bu durumda satıcı tarafından yeni araç için daha uzun bir süre olarak garanti belirlenmiş olabilir. Bu durumda garanti süresi için belirlenen uzun süre geçerlidir. 

Kullanım hataları:

Tüketici, malı, tanıtma ve kullanma kılavuzunda yer alan hususlara aykırı olarak kullanmış ve bu şekilde kullanımından kaynaklanan arızalar söz konusu ise bu arızalar açısından, garanti ile ilgili haklarını (ücretsiz onarım veya diğer haklar) talep edemez.

Tanıtma ve kullanma kılavuzunda yer alan hususlara aykırı olarak kullanım ve bu şekilde kullanımından kaynaklanan arızalar konusunda sadece garanti kapsamında ücretsiz onarım değil, bedel iadesi, bedelde indirim ve değişim hakları da kullanılamaz.

Malın, tanıtma ve kullanma kılavuzunda yer alan hususlara aykırı olarak kullanıldığını (kullanım hatası olduğunu) kim belirleyecektir? Kullanım hatasının bulunup bulunmadığı, yetkili servis istasyonları, yetkili servis istasyonu mevcut değilse, sırasıyla; malın satıcısı, ithalatçısı veya üreticisinden birisi tarafından mala ilişkin azami tamir süresi içerisinde düzenlenen raporla belirlenmesi gerekir. Bu raporun bir nüshasının tüketiciye verilmesi zorunludur.

Peki, servisin veya diğer sayılanların “kullanım hatası bulunduğuna dair tespiti” karşısında tüketici ne yapabilir:

Ülkemizde maalesef, araçlarında bir arıza ile karşılaşan tüketiciler, bu arızanın kullanım hatasından kaynaklı olduğu ifade edildiğinde yapacakları bir şeylerinin olmadığını düşünürler. Oysa ki tüketicinin haklarını kullanması servisin veya diğer sayılanların inisiyatifinde değildir.

Tüketiciler, belirtilen rapora ilişkin olarak bilirkişi tarafından tespit yapılması talebiyle uyuşmazlığın parasal değerini dikkate alarak tüketici hakem heyetine veya tüketici mahkemesine başvurabilir. Bu tespitin amacı, aslında, tüketicinin garantiden doğan haklarını (ücretsiz onarım gibi) kullanmak gibi görünse de, tespit sonrası düzenlenecek bilirkişi raporunda, arızanın kullanım hatasından kaynaklı olmadığı ifade edilirse, tüketici, kanunda sayılan diğer (bedel iadesi, bedel indirimi veya ayıpsız misli ile değişim) haklarını kullanabilir. Nitekim tüketici önce, ücretsiz onarım hakkını kullanmak istemiş fakat satıcı bu talebini “kullanım hatası” gerekçesiyle reddetmiştir.

3- ÜCRETSİZ ONARIM HAKKI KİMLERE KARŞI KULLANILABİLİR?

Malın ayıplı olduğunun anlaşılması durumunda tüketicinin, 4 adet seçimlik hakkından biri olan, “ücretsiz onarım” hakkı, aracın sıfır kilometre olarak satışını yapan bayiye, aracın üreticisine veya ithalatçıya veya bunların birkaçına veya tümüne karşı kullanılabilir. Nitekim bu hakkın yerine getirilmesi konusunda satıcı, üretici ve ithalatçı müteselsilen sorumludur. Üretici veya ithalatçı, malın kendisi tarafından piyasaya sürülmesinden sonra ayıbın doğduğunu ispat ettiği takdirde sorumlu tutulmaz fakat boya veya kaza ayıpları dışında bu tür bir ispat yapabilmek imkansıza yakın bir olasılıktan ibarettir.

4- ÜCRETSİZ ONARIM TALEBİNİN GEREĞİ YERİNE GETİRİLMEZSE:

Tüketici, talebini iletmesine rağmen, satıcı, üretici veya ithalatçı bu talebi yerine getirmezse, malın değerine göre, Tüketici Hakem Heyetlerine veya Tüketici Mahkemesi’ne başvurulur.

5- MAHKEMECE VERİLECEK KARAR NEDİR? NASIL UYGULANIR?

Dava sonunda mahkeme, tüketiciyi haklı bulursa, satışa konu malın ücretsiz onarımına karar verecektir.

Mahkeme, satışa konu malın, “ücretsiz onarımına” karar verdikten sonra, halen daha tüketicinin talebi yerine getirilmemişse bu konuda satıcıya karşı (veya dava kime karşı açılıp kazanıldıysa ona karşı) icra takibi yapılır ve araç bu şekilde onarılır.

6- ÜCRETSİZ ONARIM HAKKI SONRASI ARAÇTA MEYDANA GELEN DEĞER KAYBI SORUNU: 

Bilindiği gibi, aracın, yetkili serviste dahi olsa, bir takım önemli parçalarının tamir edilmiş veya değiştirilmiş olması, ülkemizde, bu aracın ikinci el piyasasında bir düşüşe neden olmaktadır. İşte tüketiciler, araçlarını ücretsiz tamir ettirmiş dahi olsalar bu değer kaybını da talep edebilirler. Hatta eğer böyle bir talepte bulunmaksızın bu aracı sattıklarında, aracın yeni sahibi, bu ayıbın kendisine bildirilmemiş olduğundan bahisle ilk sahibine karşı dava açabilir.

Konuya ilişkin bir mahkeme kararında; Ancak bu arızaların giderilmesi amacıyla aracın bir çok parçası değiştirilmiş ve böylece araç, orijinal halini kaybetmiştir. Bu durum araçta değer kaybına neden olabilir. Şu durumda mahkemece, söz konusu arızaların giderilmesi amacıyla yapılan onarımlar ve parça değişikliklerinin aracın değerinde azalmaya neden olup olmadığının araştırılması ve bu yönde uzman bilirkişilerden rapor alınması, üretim hatasının giderilmesi amacıyla yapılan parça değişimlerinin aracın değerinde azalmaya neden olduğunun saptanması halinde ise çoğun içinde az da olacağı kuralı gereği değer kaybı nedeniyle tazminata hükmedilmesi gerekir” denilmiştir.


Bu makalemizde, sıfır kilometre araç satın almış ve daha sonra aracında bir sorun veya arıza meydana gelmiş kişilerin kullanabilecekleri seçimlik haklarından, “ücretsiz onarım” hakkını anlatmaya çalıştık. Tüketicinin diğer seçimlik hakları ile ilgili detaylı bilgileri diğer makalelerimizde bulabilirsiniz:

Sıfır Araçta “Bedel İadesi” / Tüketici Hakları

Sıfır Araçta “Değişim” Hakkı / Tüketici Hakları


Eğer sizler de, bu makalemizde anlatılan veya benzeri problemler yaşamaktaysanız, ülke geneline yayılan çalışma arkadaşlarımız ile sizlere yardımcı olabiliriz. Bunun için “Bize Ulaşın” bölümünü kullanabilirsiniz.


Bu makalenin tüm hakları saklıdır. Alıntı yaptığınıza ilişkin link vermek suretiyle makalemizi paylaşabilirsiniz. Kaynak belirtmeksizin makalelerimizden alıntı yapılması durumunda yasal işlem başlatılmaktadır.


¹ ARAL Fahrettin, AYRANCI Hasan, Borçlar hukuku Özel Borç ilişkileri Yetkin Yayınları, Ankara, 2014, 10.Baskı, Sh. 119

² KAHVECİ Nalan; Taşınır Satımında Ayıplı Mal Nedeniyle Tüketicinin Sözleşmeden Dönmesi, Adalet Yayınevi, Ankara, 2014, 1.Baskı, Sh.9

³ ARAL, Fahrettin, AYRANCI Hasan, Borçlar Hukuku Özel Borç ilişkileri Yetkin Yayınları, Ankara, 2014, 10.Baskı, Sh. 119

 

“Sıfır Araçta “Ücretsiz Onarım” / Tüketici Hakları” için 3 yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir