Ayıplı Araçların Değiştirilmesine Dair Mahkeme Kararları

1-Göçük Ayıbı Nedeniyle Araç Misliyle Değişimi – İstinaf Kararı

T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3.HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : …

KARAR NO : …

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN : …

ÜYE : …

ÜYE : …

KATİP : …

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ANTALYA 3. TÜKETİCİ MAHKEMESİ

TARİHİ : 08/02/2019

NUMARASI : …

DAVACI :  … – …

VEKİLİ : AV. ORHAN AKA –

DAVALI : … OTOMOTİV TURZ. TAŞ. LTD. ŞTİ. …

VEKİLİ : AV…

İHBAR OLUNAN : … TÜRKİYE A.Ş. …

VEKİLİ : AV…

DAVANIN KONUSU : AYIPLI ARACIN AYIPSIZ MİSLİ İLE DEĞİŞTİRİLMESİ OLMADIĞI TAKDİRDE BEDEL İADESİ

İSTİNAF TALEP TARİHİ : 22/03/2019 (Davacı vekili)

19/03/2019 (Davalı vekili)

İSTİNAF KARAR TARİHİ : 24/10/2019

KARARIN YAZIM TARİHİ : 14/11/2019

Antalya 3. Tüketici Mahkemesinin … Esas, … Karar Sayılı 08/02/2019 tarihli kararı aleyhine taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuş ve talebin süresinde olduğu anlaşılmakla; yapılan istinaf incelemesi sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı satıcıdan 2016 yılında satın aldığı Honda Cıvıc marka araçta göçük sorunu meydana geldiğini ve bu sorunun aynı model ve marka araçların birçoğunda olduğunun basında paylaşıldığını, bu sebeple mahkeme kanalıyla tespit yaptırdıklarında davacının aracında da üretimden kaynaklı göçük sorunu olduğunun anlaşıldığını, bu haliyle aracın gizli ayıplı olarak satıldığını beyanla; sözleşmeden dönme taleplerinin kabulü ile fatura bedeli olan 80.150,00 TL nin davalıdan tahsiline karar verilmesini, menfi zarar kapsamında dava tarihi itibari ile aynı aracın satın alınabileceği tutarın tespiti ile fatura bedeli ile bu bedel arasındaki farkın da davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının satıcı olup üretimden kaynaklı ayıplardan dolayı sorumluluğunun bulunmadığını, davacının talebinin zamanaşımına uğradığını, yokluklarında yapılan tespiti ve sunulan raporu kabul etmediklerini, tespit raporunun çelişkiler ile dolu olduğunu, araçtaki göçüklerin kullanım sırasında da oluşabileceğini, kaldı ki böyle bir ayıbın üretimden kaynaklı olduğu anlaşılsa bile makul ücret karşılığında onarım imkanının bulunduğunu, bu durumun servis iş emrinde de açıklandığını, ayıbın önemsiz olduğunu, aracın dayanıklılığına bir etkisinin olmadığını ve can ve mal güvenliğini tehdit etmediğinin bilirkişi tarafından belirlendiğini beyanla; davanın öncelikle usulden, olmadığı taktirde esastan reddine karar verilmesini ve davanın … Türkiye A.Ş.’ye ihbarını talep etmiştir.

YEREL MAHKEME KARARI : Antalya 3. Tüketici Mahkemesinin 08/02/2019 tarih ve … Esas – … Karar sayılı kararı ile;

“1-Davanın kısmen kabulüne, davacının satın aldığı Honda Cıvıc 4D 1,6 Elegance At marka aracın ayıplı olduğunun tespiti ile 10.000,00 TL ayıp oranında indirim tutarının davalı satıcıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,

2-Yargı harçları tarifesi uyarınca belirlenen 683,00 TL nispi harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,

3-Davacı vekili yararına avukatlık asgari ücreti tarifesinin 13/1 maddesi uyarınca taktiren 1.362,00 TL avukatlık ücreti taktiri ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

4-Tüketicinin seçimlik hakkı mahkememizce belirlendiğinden araçta ayıp olduğu da sabit görülmekle davalı vekili yararına taktiren avukatlık ücreti tayin edilmemesine,(Yargıtay 13. Hukuk Dairesi’nin 2014/46023 esas 2016/12978 karar sayılı ilamı ve Yargıtay 13. Hukuk Dairesi’nin 2015/7859 esas 2016/14194 karar sayılı ilamı)

4-Gerekçeli kararın talep halinde gider avansından karşılanmak suretiyle taraflara tebliğine,

5-Dava nedeniyle yapılan 80,50 TL tebligat ve müzekkere masrafı ile 350,00 TL bilirkişi ücreti ve 253,80 TL keşif harcının toplamından oluşan 684,30 TL masrafın ve tespit dosyasından yapılan toplam 737,00 TL masrafın toplamından oluşan 1.421,30 TL masrafın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, (Yargıtay 13. Hukuk Dairesi’nin 2014/46023 esas 2016/12978 karar sayılı ilamı ve Yargıtay 13. Hukuk Dairesi’nin 2015/7859 esas 2016/14194 karar sayılı ilamı), artan gider avansının davacıya iadesine” karar verilmiştir.

İSTİNAF TALEBİ VE SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; ıslah taleplerinin göz ardı edilerek, sözleşmeden dönme talebinde bulunmuş gibi değerlendirme yapılmasının hatalı olduğunu, üretim hatasından kaynaklı gizli ayıp nedeniyle araçta oluşan değer kaybının bedelden indirilmesinin mümkün olmadığını, talepleri doğrultusunda aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesine karar verilmesi gerekirken aksi düşünceler ile yazılı şekilde karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, dilekçelerinde belirttikleri Yargıtay kararlarında da aracın üretimden kaynaklı gizli ayıplı olduğu için tüketicinin talebi doğrultusunda (bedel iadesi) karar verilmesi gerektiğinin ifade edildiğini, davacının seçimlik haklarından aracın ayıpsız misli ile değişimi hakkını kullanmasının iyiniyet kurallarına aykırı olup olmadığı, hakkaniyet ilkesi gereğince bedelde indirim yapılıp yapılmayacağı hususunda mahkemece hatalı değerlendirme yapıldığını, müvekkilinin aracındaki değer kaybının araç bedeline oranının %12,50 olduğunu, davaya konu araçtaki göçük probleminin artarak devam ettiğini, bilirkişinin mevcut göçüklerin “gövde dayanımına ve güvenliğine olumsuz etkisinin bulunmadığı” tespitine katılmadıklarını, öyle dahi olsa davadaki haklılıklarına etkisi bulunmadığını, araçtaki bir ayıbın, misliyle değişim talebini kabul etmek açısından can ve mal güvenliğini tehdit eder nitelikte olmasının gerekmediğini, bu nedenlerle yerel mahkeme kararının kaldırılması ve aracın ayıpsız misli ile değişimine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunun eksik ve yetersiz verilerle oluşturulduğunu, Yıldız Teknik Üniversitesi Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından sunulan raporda dava konusu araçla aynı üretim bandından çıkmış araçlarda yapılan incelemeler sonucunda üretimden kaynaklı herhangi bir ayıp bulunmadığını, bu raporda söz konusu teknik verilere ilişkin hiçbir açıklama getirilmediğini, Honda Türkiye tarafından ücretli uygulanan onarım ile araçta bulunduğu iddia edilen problemin araçta herhangi bir değer kaybı olmadan giderildiğini, bilirkişi tarafından hesaplanan değer kaybının fahiş olduğunu ve uygulanan nispi hesap metodunun yanlış değerler üzerinden uygulandığını, ayıptan sorumlu tutulma koşullarından olan ayıbın önemli olması unsurunun gerçekleşmediğini, bu nedenlerle yerel mahkeme kararının kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ : Davacı dava dilekçesinde davalıdan satın aldığı aracın ayıplı olduğunu ileri sürerek aracın fatura bedeli olan 80.150,00 TL ile araç için yapılan giderlerin avans faizi ile birlikte tahsiline ayrıca sözleşmenin yapılması için giderlerin ve menfi zararın da tespiti ile avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama devam ederken 08/02/2019 tarihli celsede davayı sözlü olarak ıslah ederek aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesine, olmadığı takdirde fatura bedelinin diğer masraflar ile birlikte iadesine karar verilmesini istemiştir.

Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; “…Ancak araçta mevcut olan göçüklerin her iki bilirkişi raporunda da vurgulandığı üzere ikinci el rayiç piyasasında 10.000,00 TL değer düşüklüğüne sebep olacağı, aracın 80.000,00 TL değerinde olması göz önüne alındığında, araç bedeli iadesinin 6502 sayılı yasanın 83/1 maddesi yollamasıyla davaya konu olaya uygulanması uygun bulunan TBK 227.maddesi uyarınca alıcının sözleşmeden dönme hakkını kullanması halinde durum bunu haklı göstermiyorsa satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verilebileceği hükmü doğrultusunda davacının sözleşmeden dönme hakkını kullanmasının mahkememizce haklı bulunmadığı, ayıp oranında indirim tutarının tüketiciye verilmesinin TBK 227.maddesi uyarınca olayın özelliğine uygun düştüğü kanaatiyle davanın kısmen kabulüne, ayıp oranında indirim tutarı olan 10.000,00 TL nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının iadesini talep ettiği servise ödediği tutarların aracın bakımı ile ilgili olup dava konusu ile bağlantılı olmadığından bu tutarlara yönelik talebin reddine, ve sözleşmeden dönme talebi kabul edilmediği için menfi zarara yönelik tazminat talebinin de reddine karar vermek gerekmiştir.” gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

6502 sayılı yasanın 11. maddesinde, malın ayıplı olması durumda tüketicinin seçimlik hakları düzenlenmiştir. Bu seçimlik haklarda tüketici; bedel iadesini de içeren sözleşmeden dönme, malın ayıpsız misliyle değiştirilmesi veya ayıp oranında bedel indirimi ya da ücretsiz onarım isteme haklarına sahiptir. Satıcı, tüketicinin tercih ettiği bu talebi yerine getirmekle yükümlüdür. Açıklandığı şekilde tüketici seçimlik haklarından herhangi birisini kullanabilecektir. Öğretide ve uygulamada da kabul edildiği üzere tüketicinin seçimlik haklarını tek yanlı ve varması gereken bir irade açıklamasıyla kullanması gerekmektedir. Tüketici bu haklardan hangisini seçtiğini, bir kez bildirmekle, seçim hakkını kullanmış olur ve artık tercihini değiştiremez. Çünkü, satıcı kayıtsız şartsız, bildirilen tercihi yerine getirmek zorundadır. Bu nedenle tüketicinin seçim hakkı, bir kez kullanılmakla sona ermekte ve onun yerine tercih ettiği hak geçmektedir. Bu özelliği nedeniyle, tüketicinin seçimlik hakkının yenilik doğrucu (inşai) haklardan olduğu söylenebilir.

Islah, açılmış bir davada taraflardan birinin yapmış olduğu bir usul işlemini tamamen veya kısmen düzeltilmesidir. HMK.’nun 176. ve devam maddelerinde düzenlenmiş olan ıslah müessesesi, mahkemeye yöneltilmesi gereken tek taraflı ve açık bir irade beyanı ile tarafların dilekçelerinde belirttikleri vakıaları, dava konusunu veya talep sonucunun değiştirebilmesi imkanını sağlamaktadır. Usule ilişkin işlemlerin tamamen ya da kısmen ıslahı mümkündür. Davacı isterse dava dilekçesini tamamen ıslah ederek dava konusunu değiştirebilirse de, yeni dava konusu önceki dava konusunun yerine geçer ve yine tek bir dava söz konusu olur.

Somut uyuşmazlıkta; davacı dava dilekçesinde; davalıdan satın aldığı aracın ayıplı olduğunu ileri sürerek aracın fatura bedeli olan 80.150,00 TL ile araç için yapılan giderlerin avans faizi ile birlikte tahsiline ayrıca sözleşmenin yapılması için giderlerin ve menfi zararın da tespiti ile avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama devam ederken 08/02/2019 tarihli celsede davayı sözlü olarak ıslah ederek aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesine, olmadığı takdirde fatura bedelinin diğer masraflar ile birlikte iadesine karar verilmesini istemiştir.

HMK 176 ve 177.maddeleri çerçevesinde davacının davasına sözlü olarak ıslah etmesinde bir usulsüzlük bulunmamaktadır. Hal böyle olunca mahkemece, davacının ıslah beyanı nazara alınmalı, davacının ıslah beyanı ile ileri sürdüğü talebi irdelenmeli ve hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekir.

Davacının ıslah beyanındaki talebi aracın ayıpsız misli ile değişimi, bunun mümkün olmaması halinde ise araç bedelinin diğer masraflar ile birlikte iadesine hükmedilmesi yönündedir. Yargıtay 13. H.D. Başkanlığının 2016/30596 E. 2019/6097 K., 2017/8704 E. 2019/6095 K., 2018/489 E. 2019/7685 K. Sayılı kararlarında da belirtildiği gibi davacının bu talebinin terditli bir talep mahiyetinde değerlendirilmesi halinde terditli taleplerden öncelikli olanı ise ıslah beyanında ilk olarak ileri sürülmüş olması hasebiyle dava konusu aracın ayıpsız misli ile değişimi talebidir. Bu minvalde somut olay değerlendirildiğinde tüketicinin seçimlik hakkını misli ile değişim yönünde kullanmış olduğunun kabulü ancak bununla birlikte tüketicinin seçimlik hakkını hangi yönde kullandığı hususunda tereddüt var ise de, davacıya bu talebi hakkında değişim hakkını mı, ya da sözleşmeden dönme hakkını mı kullanacağı hususu açıklattırılmak suretiyle sonuca gidilmesi gerekir. Bu durumda mahkemece, yukarıda açıklandığı üzere davacının talebini neye hasrettiği açıklattırılıp, seçimlik hakkını ne şekilde kullandığı sorularak, hasıl olacak sonuca göre hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulmuş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğu anlaşmıştır.

Ancak davacı istinaf başvuru dilekçesinde; 08/02/2019 tarihli duruşmada davayı aracın misli ile değiştirilmesi yönünde ıslah ettiklerini, mahkemece ıslah beyanlarının gözardı edilerek karar verildiğini belirterek, kararın kaldırılarak ıslah talepleri doğrultusunda aracın ayıpsız misli ile değişimine karar verilmesini talep etmiş olup, davacı bu şekilde talebini ayıpsız misli ile değişim yönünde açıklamış olduğundan davacı tüketicinin seçimlik hakkını misli ile değişim yönünde kullanmış olduğu kabul edilmiştir.

2-Antalya 3. Tüketici Mahkemesinin … D.İş sayılı tespit dosyasında dava konusu araç üzerinde yapılan keşif sonucu makine yüksek mühendisinden alınan 29/01/2018 tarihli bilirkişi raporunda aracın sol ve sağ c sütunu üst tarafından solda 5, sağda 4 adet sıra göçüklerin olduğu göçüklerin sebebinin c sütununun oluşturduğu karoser parçasının iç yapısının destek noktalarının robot punta kaynak yöntemiyle birleştirilmiş, bu parçayı oluşturan sacın dayanımının punta kaynak yöntemine mukavim gelmediği, sacın kalınlığının en alt limitte olduğu, kaynağın sacı içe doğru çekerek çökmeleri meydana getirdiği, aracın bu parçalarında onarım yapılmasının aracın orijinallığını bozacağı ve bu defa sızdırmazlık koşullarının sıkıntıya gireceği, aracın hiçbir işlem yapılmadan olduğu gibi kalması durumunda veya tamir edildiği takdirde (her iki parça değişmiş olacağı) ikinci el piyasa rayiç değer kaybının 10.000,00 TL olacağı belirtilmiştir.

Mahkemece dava konusu araç üzerinde yapılan keşif sonucu otomotiv konusunda uzman, öğretim görevlisi bilirkişi tarafından düzenlenen 21/11/2018 tarihli bilirkişi raporunda da; dava konusu aracın 9 farklı yerinde göçükler, dalgalanmalar bulunduğu, Honda Civic FC5 tipi araç muadili çok sayıda kullanıcı şikayeti incelendiğinde özellikle şase direklerinin yanlarındaki yerlerde irili ufaklı birçok göçük ve dalgalanma oluştuğunun görüldüğünü, aracın tasarımına bağlı olarak C sütunu dış karoseri bölgelerinde kullanılan sacın hafiflik amaçlı olarak ince seçilmesi ve alt bağlantı noktaları ile yapılan punta kaynak birleştirmelerinin aracın kullanımı esnasındaki gerilme ve esnemelere bağlı olarak C sütunundaki saç üzerinde çekme baskısı oluşturması sonucu göçük ve dalgalanmaların meydana geldiği, bunun kullanıcı hatasından kaynaklanmadığı, zaman içerisinde aracın kullanımı ile C sütunundaki göçüklerin belirginleşmesi ile şikayetlerin ortaya çıktığı, bu göçük ve dalgalanmaların aracın orijinallığını olumsuz etkileyeceği, mevcut durumda aracın ikinci el satışında 10.000,00 TL değer kaybı oluşacağı, aracın tasarımına bağlı olarak üretim aşamasında yapılan hataya bağlı kronik sorun nedeniyle gizli ayıplı olduğu belirtilmiştir.

Yukarıda içeriği açıklanan bilirkişi raporlarına göre dava konusu aracın üretim aşamasında yapılan hata nedeniyle gizli ayıplı olduğu, ayıbın herhangi bir dış etkenden veya kullanıcı hatasından kaynaklanmadığı anlaşılmış olup, konusunda uzman teknik bilirkişi raporlarının gerekçeli, denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli olup, raporların birbiriyle de uyumlu olduğu, davalı vekilinin istinaf itirazlarının yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır.

6502 sayılı yasanın 11. maddesinde, malın ayıplı olması durumda tüketicinin seçimlik hakları düzenlenmiştir. Bu seçimlik haklarda tüketici; bedel iadesini de içeren sözleşmeden dönme, malın ayıpsız misliyle değiştirilmesi veya ayıp oranında bedel indirimi ya da ücretsiz onarım isteme haklarına sahiptir. Satıcı, tüketicinin tercih ettiği bu talebi yerine getirmekle yükümlüdür. Açıklandığı şekilde tüketici seçimlik haklarından herhangi birisini kullanabilecektir. Ne var ki tüketici bu hakkını kullanırken objektif iyiniyet kuralları içerisinde hareket etmek zorundadır.

Somut olayda, davacının dava konusu aracı 21/11/2016 tarihinde 80.150,00 TL’ye satın aldığı, birbirini doğrulayan bilirkişi raporlarında araçtaki gizli ayıbın 10.000 TL’lik bir değer kaybına yol açacağı bildirilmiştir. Yine bilirkişi raporlarına göre aracın tasarımına bağlı olarak üretim aşamasında yapılan hataya bağlı kronik sorun nedeniyle gizli ayıplı olması, zaman içerisinde aracın kullanımı ile C sütunundaki göçüklerin belirginleşmesi, aracın bu parçalarında onarım yapılmasının aracın orijinallığını bozacağı ve bu defa sızdırmazlık koşullarının sıkıntıya gireceği, bedel indirimine karar verilse bile kronik sorun nedeniyle aracın kullanımı ile göçüklerin daha da artabileceği nazara alındığında, ayıbın niteliğine göre davacının seçimlik haklarından aracın misliyle değiştirilmesi hakkını kullanmasının iyiniyet kurallarına aykırı olmadığı, tarafların hak ve menfaatleri gözetildiğinde aşırı bir dengesizliğe neden olmayacağı değerlendirilerek ayıplı aracın ayıpsız misli ile değişimine karar verilmesi gerekirken mahkemece yazılı şekilde ayıp oranında bedelden indirim tutarına hükmedilmesinin usul ve yasaya uygun olmadığı, davacı vekilinin istinaf itirazlarının yerinde olduğu, ancak bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK’nun 353/1.b-2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının düzeltilerek davanın ıslah edilmiş haliyle kabulüne ilişkin yeniden esas hakkında karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.

Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK’nun 353/1.b-2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM; Yukarıda açıklanan nedenlerle;

I-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,

II-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,

III-HMK’nun 353/1.b-2 maddesi uyarınca duruşma yapılmaksızın Antalya 3. Tüketici Mahkemesinin 08/02/2019 tarih ve … Esas – … Karar sayılı KARARININ DÜZELTİLEREK, ESAS HAKKINDA AŞAĞIDAKİ ŞEKİLDE YENİDEN KARAR VERİLMESİNE,

1-Davanın KABULÜNE,

-Dava konusu Honda marka Cıvıc FC5 tipi 07 … plakalı aracın ayıplı olması sebebiyle ayıpsız misliyle DEĞİŞTİRİLMESİNE,

-Davaya konu aracın takyidatlarından ari bir şekilde davalıya iadesine, değişim yükümlülüğünün iadeden sonra başlamasına,

2-Karar tarihi itibariyle alınması gerekli 5.475,04 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,

3-Dava nedeniyle yapılan 80,50 TL tebligat ve müzekkere masrafı ile 350,00 TL bilirkişi ücreti ve 253,80 TL keşif harcının toplamından oluşan 684,30 TL masrafın ve tespit dosyasından yapılan toplam 737,00 TL masrafın toplamından oluşan 1.421,30 TL masrafın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

4-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca 9.162,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

5-Taraflarca yatırılan gider avanslarından yapılan harcamaların düşülerek, kalan miktarların karar kesinleştiğinde 6100 Sayılı HMK’nun 333. Maddesi gereğince taraflara geri verilmesine,

III-İstinaf yargılaması yönünden;

1-İstinaf eden davalıdan alınması gereken 683,00 TL harçtan peşin alınan 170,75 TL harcın mahsubu ile bakiye 512,25 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,

2-İstinaf eden davacı tüketici harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,

3-Davalının istinaf aşamasında yapmış olduğu yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

4-Davacının istinaf aşamasında yapmış olduğu toplam 85,00 TL yargılama giderlerinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

5-Artan gider avansının ilk derece mahkemesince istinaf talebinde bulunan taraflara iadesine,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK’nun 361/1 maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren İKİ HAFTALIK yasal süre içinde YARGITAY ilgili hukuk dairesinde TEMYİZ YASA YOLU AÇIK OLMAK ÜZERE, oybirliği ile karar verildi.24/10/2019

…                                         …                                         …                                         …

e-imzalıdır                       e-imzalıdır                         e-imzalıdır                         e-imzalıdır

2- Ayıplı Araçta (C Sütunu Gizli Ayıbı) Misliyle Değişim: Tüketici Mahkemesi Kararı

TÜRK MİLLETİ ADINA

T.C.  ANKARA  13. TÜKETİCİ MAHKEMESİ

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : …

KARAR NO : …

HAKİM : …

KATİP : …

DAVACI : … – …

VEKİLİ : Av. …

DAVALI : 1- … TÜRKİYE AŞ. – …

VEKİLLERİ : Av. … –

Av. … –

Av. … –

DAVALI :2- … MOTORLU ARAÇLAR TİCARET ANONİM ŞİRKETİ -… …

VEKİLİ : Av. …

DAVA : Tüketiciyi Koruma Kanunundan Kaynaklanan (Malın Ayıplı Olmasından Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 21/12/2019

KARAR TARİHİ : 18/05/2022

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH : 07/06/2022

 

Mahkememizde görülmekte bulunan Tüketiciyi Koruma Kanunundan Kaynaklanan (Malın Ayıplı Olmasından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalılardan … Türkiye AŞ.nin ithalatçısı olduğu, … şase numaralı, Honda Civic marka aracı, 30.12.2016 tarihinde, 86.749,98-TL bedelle, sıfır kilometre olarak, diğer davalıdan satın aldığını, aracın, 06.01.2017 tarihinde müvekkilinin adına tescil edildiğini, aracı satın aldıktan sonra tüm bakımlarını yetkili servislerde yaptırdığını, son bakımını 15.07.2019 tarihinde, araç henüz 76296 km.de iken, … Otomotiv isimli yetkili serviste, 2493-TL karşılığında yaptıran müvekkilinin bakım üzerinden henüz 5 gün geçmiş iken 20.07.2019 tarihinde, Kırmızı yağ lambasının yanması sebebiyle yolda kaldığını, aracı yine aynı yetkili servise çektirdiğini, yetkili servis çalışanlarının önce aracın yağ pompasında bir arıza olduğunu ifade ederek, aracın garantisinin devam etmesi, bakımlarının serviste yapılmış olması sebebiyle tamiratın kendileri tarafından ücretsiz yapılacağını ifade etiklerini, daha sonrasında ise, arızanın motora da zarar verdiği gibi ifadeler ile aracı ücretsiz olarak tamir etmeyeceklerini ifade ettiklerini, 09.08.2019 tarihinde Eskişehir 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin … D.iş sayılı dosyası ile delil tespiti talebinde bulunulduğunu, alınan bilirkişi raporu ile, aracın krank mili kol yataklarının taşlanmasını gerektirir şekilde aşındığı, 5 adet ana yataktan 4 adedinin aşınarak deformasyona uğradığı, 4 adet kol yatağından ikisinin aşınarak deformasyona uğradığı, yağ karteri içerisindeki fotoğraflardan alüminyum alaşımlı çok küçük tanelerin ve 3-4 mm uzunluğunda elipsoid parçaların varlığının tespit edildiğini, meydana gelen arızanın 35.700,00 TL bedel ile giderilebileceğinin tespit edildiğini, aracı 34.501,30-TL ödeyerek tamir ettirdiğini, 2,5 yıllık (77.000 km’lik) KULLANIM SONUCU, 34.501-TL tamir maliyeti gerektirir şekilde arızalanan aracın imalattan kaynaklı ve gizli ayıplı olduğunun ortada olduğunu, her iki davalının kendi adlarına kayıtlı internet sitelerinde ve araca ait garanti belgesinde, araçlarının 3 yıl/100 bin km’ye kadar garanti altında olduğunu ve bu süreç içerisinde ücretsiz onarımlarının yapılacağının taahhüt edildiğini, aracın c sütunu olarak adlandırılan sağ ve sol bölgelerinde, çokça sayıda ve çeşitli büyüklüklerde göçükler/dalgalanmalar ortaya çıktığını, bu durumun aracın imalattan kaynaklı gizli ayıplı olduğunu gösterdiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davanın kabulü ile davaya konu … şase numaralı, 06 … plaka sayılı Honda marka aracın, tüm masrafları davalılara ait olmak üzere ayıpsız misli ile değiştirilmesine, ayıplı aracın tamiri için ödenen 34.501,30-TL’nin fatura tarihi olan 04.10.2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak müvekkiline verilmesine, Eskişehir 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin … D.iş sayılı dosyası da dahil olmak üzere yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı yan üzerinde bırakılmasına dair karar verilmesini müvekkili adına talep ve dava etmiştir.

CEVAP:

Davalı … Motorlu Araçlar Ticaret A.Ş. Vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu araçta üretim hatasından kaynaklanan herhangi ayıp bulunmasının mümkün olmadığını, davacı yanın ayıp olarak nitelendirdiği hususun davacının bakım periyotlarına riayet etmemesi ve teslimden sonra maruz kalınan dış etkenlere dayandığını, davacının dava konusu araçtan yararlanmasını engelleyen veya güçleştiren herhangi bir kusur veya ayıp söz konusu olmadığını, davacının aracı 06.01.2017 tarihinden itibaren kullanmış olduğunu ve aracın halen sorunsuz şekilde kullanılmakta olduğunu, davacı araç geçmişinde yapılan incelemede aracın bakımlarında eksiklik görüldüğünü, davacının eskimiş yağ ile aracını 20.000 km boyunca kullandığını ve sonucunda da kendi inisiyatifi ile yaptığı bakım süresi uygulaması ile motorda hasara neden olduğunu, müşterinin aracın yağını başka bir serviste değiştirdiğine dair bir kanıtta sunmadığını, bu olsa bile kullanıcının ne yağ kullandığı ve bunun Honda tavsiye listesinde olup olmadığı bilinmediği ve bakım periyotlarına uyulmadığı için araçta meydana gelen hasarın garanti kapsamı dışında değerlendirildiğini, dava konusu aracın, davacı adına 06.01.2017 tarihinde tescil edildiği hususunun tartışmasız olduğunu, süresi içerisinde ayıp ihbar yükümlülüğüne uyulmadığını, davacının aracın C sütununda var olduğunu iddia ettiği göçüklerin, üretim aşamasında meydana gelebilecek nitelikte olmadığını, zira, müvekkili şirket aracının çok aşamalı kalite kontrolünden geçtiğini ve onay aldığını beyan ederek davanın süresinde ayıp bildiriminde bulunulmaması, hak düşürücü süre geçtikten sonra açılması, zamanaşımı nedeniyle reddine, üretimden kaynaklı ayıp olmadığından esastan reddine, aksi kanaatte ise ayıbın esaslı nitelik taşımadığından davanın esastan reddine, aksi kanaatte Kanun ve Yargıtay kararları uyarınca araç değişimi şartları gerçekleşmediğinden, sadece onarıma karar verilmesi, aksi halde, onarım bedeli kadar semen tenziline karar verilmesi, aksi halde araçta oluşan değer kaybının müvekkiline ödenmesine dair karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı … Türkiye A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu aracın ilk olarak 30.12.2016 tarihinde iktisap edildiğini, aracın yasal garanti süresinin 30.12.2018 tarihinde sona erdiğini, davacının iddia ettiği problemlere ilişkin kendi yasal yükümlülüğü olan süresinde ayıp bildiriminde bulunmadığını, araçta üretimden kaynaklı hiçbir problem bulunmadığını, iddia edilen problemlerin dış etken ve kullanıcı hatası sonucu meydana geldiğini, C sütununda bulunduğu iddia edilen hafif nitelikte olan göçüğün, dolu yağışında araçta meydana gelen göçükler gibi panel kısmına gelen dıştan gelen bir darbeyle oluşmuş olmasının muhtemel olduğu, müvekkili şirket tarafından yapılan delil tespiti başvurusu neticesinde Gebze 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin … D. İş dosyası üzerinden, 9.12.2017 tarihinde oluşturulan Bilirkişi Raporu ile araçlarda üretim çıkışında C direklerinde hiçbir göçük problemi olmadığının tespit edildiğini, Honda araçlarında yağa biçilen ömrün 10.000 km iken aracın servis kayıtlarına bakıldığında bu 10.000 km bakımın takip edilmediği, müşterinin kendince bakım aralıklarını en az 20.000 km’ ye çıkardığının görüldüğünü, motorda hasara neden olduğunu belirterek hak düşürücü, zamanaşımı, araçta üretimden kaynaklı ayıp olmaması nedeniyle davanın reddine, aksi kanatte ise ayıbın esaslı nitelik taşımaması nedeniyle reddine, aksi halde Kanun ve Yargıtay kararları uyarınca takdir hakkının kullanılarak sadece onarıma hükmedilmesi, aksi halde onarım bedeli olan 750,00TL’ye kadar semen tenziline, aksi halde araçta kullanım kaynaklı oluşan değer kaybının müvekkili şirkete ödenmesine dair karar verilmesini müvekkili adına talep etmiştir.

GEREKÇE:

Dava; ayıplı araç satışı gerçekleştirildiği iddiasıyla, aracın ayıpsız misli ile değimi ile araç onarım masrafının faiziyle davalılardan tahsili istemine ilişkindir.

Davaya konu aracın Honda marka Civic 4D 1.6 Elegance AT LPG tipinde … şase seri numaralı, 2016 model, davalı … Motorlu Araçlar Tic. A.Ş’ne ait 30.12.2016 tarih A seri 726203 sayılı irsaliyeli fatura ile 86.749,98₺ (vergiler dahil) bedelle davacı Muhittin … tarafından satın alındığı tespit edilmiş olup, işbu hususta ihtilaf bulunmamaktadır.

Taraflar arasındaki ihtilaf; aracın ayıplı olarak satışının gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği, kullanıcı hatasının mevcut olup olmadığı, davalıların sorumluluklarının tespiti noktalarında toplanmaktadır.

İzmir 8. Tüketici Mahkemesi’nden talimat yolu ile dava konusu araç üzerinde keşif icrası ile metalürji mühendisi ve makine mühendisinin bulunduğu heyetten rapor aldırılmıştır.

24/07/2020 havale tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; davacıya ait 06 … plakalı araçta meydana gelen motor arızasının kullanım kaynaklı olmadığı, aracın fabrikasyon gizli ayıplı üretilmesinden kaynaklı olduğu, aracın garanti kapsamında olması nedeniyle, davacı aracında meydana gelen 34.501,30 (KDV dahil) motor hasarının dava tarihinden başlamak üzere yasal faizi ile birlikte ödenmesinden davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları, araçta meydana gelen göçüklerin kullanım ve dış kaynaklı olduğu, araçta meydana gelen bu göçüklerin aracın boyası bozulmadan “Boyasız göçük tamiri” yöntemi ile yapılmasının mümkün olduğu ve araçlarda değer kaybı meydana getirmediği, göçük tamirinden sonra aynı hasarların meydana gelmemesi için gerekli önlemlerin alınmasından davalıların sorumlu oldukları, göçüklerin, aracın güvenli kullanılmasından ve aerodinamik açısından herhangi bir sorum meydana getirmediği gibi herhangi bir kaza esnasında sorun teşkil etmediği, aracın yasal 2 yıl (60.000 km) garanti süresini doldurması ve aracın 3 kez kazaya karışması nedeniyle misli olarak değişiminin uygun olmadığı tespit ve kanaatini içerir görüş bildirildiği anlaşmıştır.

18/10/2021 tarihli bilirkişi heyeti ek raporunda özetle; bahse konu 06 … plakalı davacı aracında meydana gelen motor hasarının kullanım kaynaklı olmadığı, araçta meydana gelen motor hasarının aracın fabrikasyon gizli ayıplı üretilmesinden kaynaklı olduğu tespit ve kanaatini içerir görüş bildirildiği anlaşmıştır.

T.C. Eskişehir 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin … D.İş sayılı dosyası için Makine Mühendisi tarafından tanzim edilen 27.08.2019 tarihli Bilirkişi Raporu’nda özetle; 06 … plakalı aracın, Tüvtürk araç muayene raporunun 11.02.2021 tarihine kadar geçerli olduğunun görüldüğü, geçmiş servis kayıtlarının tek tek listelenerek, motor parçalarının incelenmesinde; krank mili kol yataklarının aşındığı, krank milinin taşlanması gerektiği, yağ pompası dişlilerinin ve basınç ayar piston, yay ve tapasının sağlam olduğu, 5 adet ana yataktan 4 adedinin aşınarak deformasyona uğradığı, 4 adet kol yatağından 2 adedinin aşınarak deformasyona uğradığı, yağ karteri içerisinde fotoğraflarda da görüleceği üzere alüminyum alaşımlı çok küçük (toplu iğne başı kadar) taneler ile 3-4 mm uzunluğunda elipsoid parçaların olduğunun tespit edilerek, netice itibariyle tespite konu araçta meydana gelen arızanın giderilmesi için değişimi gereken parça ve işçilik bedelinin 35.708,08 ₺ olduğunun tespit ve rapor edildiği anlaşmıştır.

Taraf vekillerinin rapora itirazı üzerine Makine Yüksek Mühendisi bilirkişiden rapor alınmıştır.

28/12/2020 havale tarihli bilirkişi raporunda özetle, dava dilekçesi ekinde dosyaya kazandırılan firma imza ve kaşesi bulunmayan garanti belgesinin tetkikinde; Honda marka Civic 4 DR tipinde, … şasi seri numaralı aracın, 1.597cm³ silindir hacimli, 92 kw motor gücünde, benzin – LPG yakıtlı, 5 kişi taşıma kapasiteli, 2016 model, M1 araç sınıfında, sedan kasa, hususi otomobil olduğu, aracın 06.01.2017 tarihinde trafiğe çıktığı ve aynı tarihte 06 … plaka ile davacı Muhittin … adına trafiğe tescil edildiğinin ruhsat bilgilerinden anlaşıldığı, aracın 20.07.2019 tarihli arızası sonrası uygulanan yarım motor rektefiye işlemi için değişimi gerekli parça ve işçilik bedelinin dava dışı Honda Yetkili servisi olan … Otomotiv A.Ş tarafından 04.10.2019 tarihli fatura ile davacı yana 34.501,30₺ olarak fatura edildiğinin görüldüğü, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi tarafından iş bu dava dosyasına sunulan 26.06.2020 tarihli üst yazı ve ekindeki belgelerin incelenmesi neticesi, 06 … plakalı aracın trafiğe çıkış yaptığı tarihten itibaren, davacı yanın uhdesinde kullanılmakta iken karıştığı trafik kazalarına ilişkin sigorta şirketleri bünyesinde oluşturulan hasar dosyalarının ayrı ayrı dosyaya kazandırıldığının görüldüğü, buna göre aracın; 10.03.2019 tarihinde; sağ arka tampon, sağ arka kapı kesiminden sürtme suretiyle hasara uğradığı, söz konusu hasarın parça değişimine gerek kalmaksızın kaporta ve boya işçiliği marifetiyle giderilebilir nitelikte olduğunun anlaşıldığı, 15.04.2019 tarihinde; aracın sol ön köşe tampon kesiminden aldığı darbe neticesi hasara uğradığı, aracın ön panjur, sol ön sis farı çerçevesi, ön tampon, sol ön sis lambasının değişimi gerektiğinin anlaşıldığı, 07.06.2019 tarihinde; arka kesimden aldığı darbe nedeniyle hasara uğradığı, aracın, arka panel, arka tampon, arka aydınlatma grubu ile park sensörünün, sağ arka çamurluğunun yenilendiğinin anlaşıldığı, 20.07.2019 tarihinde aracın motor bloğu içinde meydana gelen tahribat kaynaklı arızasının aracın periyodik bakım eksikliği nedeni ile tüketicinin ihmalinden ve kullanım kaynaklı olarak meydana geldiğinden tüketicinin yarım motor rektefiye gerektiren arıza onarım bedelinden ve bu nedenle oluşan araç değer kaybından bizzat sorumlu olduğu, bu nedenle ödemek durumunda kaldığı 34.501,30₺ arıza onarım bedelini davalı yandan talep edemeyeceği kanaatine varıldığı, aracın C sütunu – C direği olarak adlandırılan karoser parçası üzerinde zamanla ortaya çıkan göçük probleminin ise söz konusu parçanın malzeme ve imalat şekli- yapısı ile gündeme geldiği, tüketicinin kusur ve ihmali bulunmadığı, periyodik bakım eksikliğinden söz edilemeyeceği, söz konusu parçada yaşanan imalat kaynaklı sorunun yetkili servis ağı ile giderilebilir nitelikte olduğu, söz konusu imalat hatasının aracın değerinde 10.000,00₺ değer kaybına sebebiyet verdiği, aracın satım değerinden 10.000,00₺ bedel indiriminin söz konusu olabileceği, ancak mahkemece aracın söz konusu kronik sorunu nedeniyle davacının seçimlik haklarından aracın misliyle değiştirilmesi hakkını kullanmasının iyi niyet kuralarına aykırı olmadığı, hak ve menfaatler gözetilerek aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesine karar verilmesi halinde ise; aracın söz konusu C sütununda yaşanan kronik sorunu nedeni ile ayıpsız misli ile değişimine, davacı tüketicinin uhdesinde kullanılmakta iken aracın motoruna verilen zarar yanı sıra kaportasında değiştirilen ve onarılan parçaları nedeni ile meydana gelen 12.500,00₺ (fatura tarihinde) değer kaybı bedelinin davacı tüketici tarafından karşılanması gerektiği tespit ve kanaatini içerir görüş bildirmiştir.

Rapora itirazlar üzerine Otomotiv Yüksek Mühendisi, Makina Mühendisi (Hasar Tespit Uzmanı), Makine Yüksek Mühendisi’nin bulunduğu heyetten rapor alınmıştır.

31/05/2021 havale tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; dava konusu araçta meydana gelen motor arızasının ve hasarın motor yağının davacının kusuru nedeniyle periyodik bakım aralığına uygun olarak değiştirilmemesi nedeniyle motorun yetersiz yağlanmasından kaynaklandığı, dava konusu araçtaki hasarın onarım bedelinin 34.501,30 TL olduğu ve bu bedelin davalılardan talep edilemeyeceği, aracın C sütununda meydana gelen göçüklerin kullanıcının kullanımıyla veya dış etkenlerle ilişkili olmadığı ve üretimden kaynaklandığı ve gizli ayıp niteliğinde olduğu, C sütununda meydana gelen göçüklerin üreticinin yayımlamış olduğu servis bültenine göre onarımının mümkün olduğu, ancak tekrar etmeyeceğinin garantisinin bulunmadığı, davacının dava konusu aracı ayıplı hali (C sütunundaki göçük nedeniyle) ile alıkoyması durumunda satış bedelinden indirilecek bedelin satış tarihi itibariyle 7.886,36 TL olduğu, mahkeme tarafından sözleşmeden dönme veya ayıpsız misli ile değişim kararı verilmesi durumunda, dava tarihi itibariyle araçta meydana gelen toplam değer kaybının 9.500,00 TL olduğu ve bu bedelin davacıdan alınarak davalıya verilmesi gerektiği tespit ve kanaatine varıldığı yönünde görüş bildirilmiştir.

Aynı heyetten alınan 29/11/2021 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle, dava konusu araçta meydana gelen motor arızasının ve hasarın motor yağının davacının kusuru nedeniyle periyodik bakım aralığına uygun olarak değiştirilmemesi nedeniyle motorun yetersiz yağlanmasından kaynaklandığı, motordaki arızanın 15.09.2019 tarihi ile 20.09.2019 tarihleri arasında kullanıcı kullanımı kaynaklı meydana gelmediği,15.07.2019 tarihindeki periyodik bakım ile 20.07.2019 tarihinde meydana gelen arıza arasında herhangi bir illiyet bağı bulunmadığı tespit ve kanaatini içerir görüş bildirilmiştir.

Aynı heyete makine yüksek mühendisi bir bilirkişi daha eklenmesi ile yeniden rapor aldırılmıştır.

25/01/2022 havale tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; işbu davaya konu 06 … plakalı Honda marka Civic 4D 1.6 Elegance AT LPG tipinde, 2016 model aracın davacı tüketici tarafından 30.12.2016 tarihli fatura ile 86.749,98 TL bedel ile davalı … Motorlu Araçlar A.Ş’den satın alındığı, 20.07.2019 tarihinde aracın motor bloğu içinde meydana gelen tahribat kaynaklı arızasının aracın periyodik bakım eksikliği nedeni ile tüketicinin ihmalinden ve kullanım kaynaklı olarak meydana geldiğinden tüketicinin yarım motor rektefiye gerektiren arıza onarım bedelinden ve bu nedenle oluşan araç değer kaybından bizzat sorumlu olduğu, bu nedenle ödemek durumunda kaldığı 34.501,30₺ arıza onarım bedelini davalı yandan talep edemeyeceği, aracın C sütunu – C direği olarak adlandırılan karoser parçası üzerinde zamanla ortaya çıkan göçük probleminin ise söz konusu parçanın malzeme ve imalat şekli yapısı ile gündeme geldiği, tüketicinin kusur ve ihmali bulunmadığı, Aracın C sütununda meydana gelen göçüklerin kullanıcının kullanımıyla veya dış etkenlerle ilişkili olmadığı ve üretimden kaynaklandığı ve gizli ayıp niteliğinde olduğu, C sütununda meydana gelen göçüklerin üreticinin yayımlamış olduğu servis bültenine göre onarımının mümkün olduğu, ancak tekrar etmeyeceğinin garantisinin bulunmadığı, söz konusu imalat hatasının aracın değerinde 7.886,36 TL değer kaybına sebebiyet verdiği, aracın satım değerinden 7.886,36 TL bedel indiriminin söz konusu olabileceğinin düşünüldüğü, söz konusu kronik sorunu nedeniyle davacının seçimlik haklarından aracın misliyle değiştirilmesi hakkını kullanmasının iyi niyet kuralarına aykırı olmadığı, hak ve menfaatler gözetilerek aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesine karar verilmesi halinde ise; sözleşmeden dönme veya ayıpsız misli ile değişim kararı verilmesi durumunda, dava tarihi itibariyle araçta meydana gelen toplam değer kaybının 9.500,00 TL olduğu, bu bedelin davacıdan alınarak davalıya verilmesi tespit ve kanaatine varıldığı yönünde görüş bildirilmiştir.

Taraflar arasındaki sözleşme tarihi 30/12/2016 itibariyle dava konusu olayda uygulanması gereken 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun (TKHK) “Ayıplı mal MADDE 8- (1) Ayıplı mal, tüketiciye teslimi anında, taraflarca kararlaştırılmış olan örnek ya da modele uygun olmaması ya da objektif olarak sahip olması gereken özellikleri taşımaması nedeniyle sözleşmeye aykırı olan maldır.

(2) Ambalajında, etiketinde, tanıtma ve kullanma kılavuzunda, internet portalında ya da reklam ve ilanlarında yer alan özelliklerinden bir veya birden fazlasını taşımayan; satıcı tarafından bildirilen veya teknik düzenlemesinde tespit edilen niteliğe aykırı olan; muadili olan malların kullanım amacını karşılamayan, tüketicinin makul olarak beklediği faydaları azaltan veya ortadan kaldıran maddi, hukuki veya ekonomik eksiklikler içeren mallar da ayıplı olarak kabul edilir.

(3) Sözleşmeye konu olan malın, sözleşmede kararlaştırılan süre içinde teslim edilmemesi veya montajının satıcı tarafından veya onun sorumluluğu altında gerçekleştirildiği durumlarda gereği gibi monte edilmemesi sözleşmeye aykırı ifa olarak değerlendirilir. Malın montajının tüketici tarafından yapılmasının öngörüldüğü hâllerde, montaj talimatındaki yanlışlık veya eksiklik nedeniyle montaj hatalı yapılmışsa, sözleşmeye aykırı ifa söz konusu olur.

Ayıplı maldan sorumluluk

MADDE 9- (1) Satıcı, malı satış sözleşmesine uygun olarak tüketiciye teslim etmekle yükümlüdür.

(2) Satıcı, kendisinden kaynaklanmayan reklam yoluyla yapılan açıklamalardan haberdar olmadığını ve haberdar olmasının da kendisinden beklenemeyeceğini veya yapılan açıklamanın içeriğinin satış sözleşmesinin akdi anında düzeltilmiş olduğunu veya satış sözleşmesi kurulma kararının bu açıklama ile nedensellik bağı içinde olmadığını ispatladığı takdirde açıklamanın içeriği ile bağlı olmaz.

İspat yükü

MADDE 10- (1) Teslim tarihinden itibaren altı ay içinde ortaya çıkan ayıpların, teslim tarihinde var olduğu kabul edilir. Bu durumda malın ayıplı olmadığının ispatı satıcıya aittir. Bu karine, malın veya ayıbın niteliği ile bağdaşmıyor ise uygulanmaz.

(2) Tüketicinin, sözleşmenin kurulduğu tarihte ayıptan haberdar olduğu veya haberdar olmasının kendisinden beklendiği hâllerde, sözleşmeye aykırılık söz konusu olmaz. Bunların dışındaki ayıplara karşı tüketicinin seçimlik hakları saklıdır.

(3) Satışa sunulacak ayıplı mal üzerine ya da ambalajına, üretici, ithalatçı veya satıcı tarafından tüketicinin kolaylıkla okuyabileceği şekilde malın ayıbına ilişkin açıklayıcı bilgiyi içeren bir etiket konulur. Bu etiketin tüketiciye verilmesi veya ayıba ilişkin açıklayıcı bilginin tüketiciye verilen fatura, fiş veya satış belgesi üzerinde açıkça gösterilmesi zorunludur. Teknik düzenlemesine uygun olmayan ürünler ise hiçbir şekilde piyasaya arz edilemez. Bu ürünlere, Ürünlere İlişkin Teknik Mevzuatın Hazırlanması ve Uygulanmasına Dair Kanun ve ilgili diğer mevzuat hükümleri uygulanır.

Tüketicinin seçimlik hakları

MADDE 11- (1) Malın ayıplı olduğunun anlaşılması durumunda tüketici;

a) Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme,

b) Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinden indirim isteme,

c) Aşırı bir masraf gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme,

ç) İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir misli ile değiştirilmesini isteme,

seçimlik haklarından birini kullanabilir. Satıcı, tüketicinin tercih ettiği bu talebi yerine getirmekle yükümlüdür.

(2) Ücretsiz onarım veya malın ayıpsız misli ile değiştirilmesi hakları üretici veya ithalatçıya karşı da kullanılabilir. Bu fıkradaki hakların yerine getirilmesi konusunda satıcı, üretici ve ithalatçı müteselsilen sorumludur. Üretici veya ithalatçı, malın kendisi tarafından piyasaya sürülmesinden sonra ayıbın doğduğunu ispat ettiği takdirde sorumlu tutulmaz.

(3) Ücretsiz onarım veya malın ayıpsız misli ile değiştirilmesinin satıcı için orantısız güçlükleri beraberinde getirecek olması hâlinde tüketici, sözleşmeden dönme veya ayıp oranında bedelden indirim haklarından birini kullanabilir. Orantısızlığın tayininde malın ayıpsız değeri, ayıbın önemi ve diğer seçimlik haklara başvurmanın tüketici açısından sorun teşkil edip etmeyeceği gibi hususlar dikkate alınır.

(4) Ücretsiz onarım veya malın ayıpsız misli ile değiştirilmesi haklarından birinin seçilmesi durumunda bu talebin satıcıya, üreticiye veya ithalatçıya yöneltilmesinden itibaren azami otuz iş günü, konut ve tatil amaçlı taşınmazlarda ise altmış iş günü içinde yerine getirilmesi zorunludur. Ancak, bu Kanunun 58 inci maddesi uyarınca çıkarılan yönetmelik eki listede yer alan mallara ilişkin, tüketicinin ücretsiz onarım talebi, yönetmelikte belirlenen azami tamir süresi içinde yerine getirilir. Aksi hâlde tüketici diğer seçimlik haklarını kullanmakta serbesttir.

(5) Tüketicinin sözleşmeden dönme veya ayıp oranında bedelden indirim hakkını seçtiği durumlarda, ödemiş olduğu bedelin tümü veya bedelden yapılan indirim tutarı derhâl tüketiciye iade edilir.

(6) Seçimlik hakların kullanılması nedeniyle ortaya çıkan tüm masraflar, tüketicinin seçtiği hakkı yerine getiren tarafça karşılanır. Tüketici bu seçimlik haklarından biri ile birlikte 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu hükümleri uyarınca tazminat da talep edebilir.

Zamanaşımı

MADDE 12- (1) Kanunlarda veya taraflar arasındaki sözleşmede daha uzun bir süre belirlenmediği takdirde, ayıplı maldan sorumluluk, ayıp daha sonra ortaya çıkmış olsa bile, malın tüketiciye teslim tarihinden itibaren iki yıllık zamanaşımına tabidir. Bu süre konut veya tatil amaçlı taşınmaz mallarda taşınmazın teslim tarihinden itibaren beş yıldır.

(2) Bu Kanunun 10 uncu maddesinin üçüncü fıkrası saklı olmak üzere ikinci el satışlarda satıcının ayıplı maldan sorumluluğu bir yıldan, konut veya tatil amaçlı taşınmaz mallarda ise üç yıldan az olamaz.

(3) Ayıp, ağır kusur ya da hile ile gizlenmişse zamanaşımı hükümleri uygulanmaz.” hükümleri dikkate alınarak yapılan değerlendirmeler neticesinde: çelişkileri gidermek amacıyla olanan son bilirkişi raporunda bilirkişiler tarafından ” dava konusu araçta meydana gelen motor arızasının ve hasarın motor yağının davacının kusuru nedeniyle periyodik bakım aralığına uygun olarak değiştirilmemesi nedeniyle motorun yetersiz yağlanmasından kaynaklandığı, dava konusu araçtaki hasarın onarım bedelinin 34.501,30 TL olduğu ve bu bedelin davalılardan talep edilemeyeceği, aracın C sütununda meydana gelen göçüklerin kullanıcının kullanımıyla veya dış etkenlerle ilişkili olmadığı ve üretimden kaynaklandığı ve gizli ayıp niteliğinde olduğu, C sütununda meydana gelen göçüklerin üreticinin yayımlamış olduğu servis bültenine göre onarımının mümkün olduğu, ancak tekrar etmeyeceğinin garantisinin bulunmadığı,” tespit edildiği göz önüne alındığında; somut olayda davacı tüketicinin seçimlik haklarından herhangi birisini kullanabileceği, dava konusu araçtaki ayıbın esaslı nitelikte ve imalattan kaynaklanmakta olduğu, kullanıcı hatasına dayanan herhangi bir sorunun bulunmadığı, hak ve menfaatler dengesi gözetildiğinde değer kaybı ile giderilebilecek bir zarardan söz edilemeyeceği, davacının mevcut haliyle dava konusu otomobilden beklediği faydayı sağlamasının mümkün olmadığı, ayıplı mal niteliğindeki otomobili bu haliyle kabul etmeye ve kullanmaya zorlanamayacağı kanaatine varılmış, ancak araçtaki diğer arızanın davacının kullanımından kaynaklı olduğundan onarım bedeli talebinin reddi ile seçimlik haklarından tercih ettiği misli ile değişim talebinin kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM:Ayrıntılı gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davanın KISMEN KABULÜ ile dava konusu Honda Civic 4D … şase numaralı aracın davalılarca ayıpsız misli ile DEĞİŞTİRİLMESİNE,

2-Aynen ifa mümkün olmadığı takdirde, İİK.’nın 24. Maddesine göre işlem yapılmasına

3-Dava konusu aracın davacı tarafından tüm takyidatlarından arındırılmış şekilde davalılara iadesine,

4-Dava konusu araçta meydana gelen 9.500,00 TL hasar bedelinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,

5-Davacının onarım bedeli talebinin REDDİNE,

6-Alınması gereken 5.925,89-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,

7-Dosyada talimat yolu ile yeniden keşif harcı alındığı anlaşıldığından, davacı tarafından fazla olarak yatırıldığı tespit edilen toplam 384,90-TL keşif harcının talep halinde yatırana iadesine,

8-Davacı tarafından yapılan 384,90-TL keşif harcı, 5.100,00TL bilirkişi ücreti, 285,85 TL posta ve davetiye gideri olmak üzere toplam 5.770,75TL ve Eskişehir 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin … D. İş sayılı dosyası ile yapılan 314,00 TL keşif ücreti, 300,00 TL bilirkişi ücreti, 150,00 TL keşif araç ücreti, 48,60 TL posta ve davetiye gideri olmak üzere toplam 812,60TL olmak üzere toplam da 6.583,35 yargılama giderinden davanın kabul ve red oranına göre takdiren 4.710,10-TL’nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,

9-Davalı … Türkiye A.Ş. tarafından yapılan toplam 100,00 TL yargılama giderinden davanın kabul-red oranına göre takdiren 28,45-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, kalan kısmın davalı üzerine bırakılmasına,

10-Davalı … Motorlu Araçlar Ticaret A.Ş. tarafından yapılan toplam 19,00 TL yargılama giderinden davanın kabul-red oranına göre takdiren 5,40-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

11-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, AAÜT’nin 13/1. maddesi gereğince takdiren 12.077,50 -TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

12-Davalılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden, reddedilen miktar ve AAÜT 13/3.4. maddesi gereğince takdiren 12.077,50-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara müştereken verilmesine,

13-Gider avansından kullanılmayan kısmın HMK’nun 333 ve HMKGAT’nin 5/1. maddeleri uyarınca, hükmün kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa İADESİNE,

Dair davacı vekili ve davalılar vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde itiraz edilmesi halinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 18/05/2022

Katip                                                        Hakim

e-imzalıdır.                                             e-imzalıdır.

3-Gizli Motor Ayıbı Nedeniyle Araçta Misliyle Değişim: Tüketici Mahkemesi Kararı

 

TÜRK MİLLETİ ADINA

T.C.

İstanbul Anadolu

1. TÜKETİCİ MAHKEMESİ

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : …

KARAR NO : …

HAKİM : …

KATİP : …

 

DAVACI : … – …

VEKİLİ : Av. …

DAVALI : … OTO SERVİS VE TİC. AŞ – …

VEKİLLERİ : Av. … –

Av. … – …

Av. … – …

DAVA : Tüketiciyi Koruma Kanunundan Kaynaklanan (Malın Ayıplı Olmasından Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 13/01/2019

KARAR TARİHİ : 15/12/2020

KARAR YAZIM TARİHİ : 22/12/2020

Mahkememizde görülmekte bulunan Tüketiciyi Koruma Kanunundan Kaynaklanan (Malın Ayıplı Olmasından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalıdan 25/01/2016 tarihinde 34 … plaka sayılı … şasi numaralı Land Rover marka Range Rover Sport tipi aracı 193.494,63 Euro bedelle satın aldığını, 18/11/2016 tarihinde motor arızası nedeniyle yolda kaldığını ve çekici ile davalı satıcının iş yerine getirildiğini, yapılan incelemede araç motorunun değiştirilmesi gerektiğinin belirtildiğini, daha sonra taraflar arasında mal değişim sözleşmesi imzalanarak ilk satılan araç geri alınarak yerine … şasi numaralı aracın 13.000 Euro fark ödeyerek davacıyla takas edildiğini, yeni aracı kullanmaya başlayan davacının 24/12/2018 tarihinde seyir halinde iken tekleme yapınca aracı davacı satıcının yetkili servisi olan … Oto’ya bıraktığını, yapılan incelemede aracın motorunun değiştirilmesini gerektiren bir sorunun tespit edildiğini, önerilen motor değişimini davacının onaylamadığını, herhangi bir onarım istemediğini belirttiğini, davaya konu aracın … Oto Ataşehir’de bulunduğunu dava konusu aracın imalattan kaynaklı gizli ayıplı olduğunu, tüm bakımları yetkili serviste yapılan, kullanıldığı günden beri 2 yılı geçmeyen 60.000km’de kullanım mesafesi bulunan aracın motorunun değişimini gerektirecek bir sorunla karşılaşılmasının kabul edilebilir olmadığını, aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesine karar verilmesini bu talebin mahkeme tarafından kabul görmemesi durumunda davalı tarafça ücretsiz onarılmasını talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu araçta üretimden veya servis hizmetinden kaynaklı bir hata olmadığını, dava konusu aracın satımından itibaren yaklaşık iki yıl kullanıldığını araca verilen hasarların ve kullanıcı hatalarının tespit edilmesi ve dava konusu arızaya neden olup olmadığının belirtilmesi gerektiğinin, açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER VE GEREKÇE:

Dava, davacının satın aldığı otomobilin ayıplı olduğu iddiasıyla misli ile değişim talebine ilişkindir.

Dava konusu araca ilişkin servis kayıtları celp edilmiş, bilirkişi heyetinden rapor aldırılmıştır.

Bilirkişi heyeti kök ve ek raporunda özetle; dava konusu araç motorunda ekonomik ömür ve motor servis ömrüne göre çok kısa sürede 62.957 km’de ortaya çıkan kullanıcı hatasından kaynaklanmayan ve değişim maliyeti yüksek olan arızanın önemli nitelikte olup araçtan beklenilen faydalanmayı ortadan kaldırması nedeniyle dava konusu aracın ayıplı mal olarak değerlendirilmesi gerektiğini, söz konusu ayıbın komple motor değişimi ile giderilebilir nitelikte olduğunu, sayın mahkemece ücretsiz onarım kararı verilmesi durumunda motor değişiminin sandık motor olarak adlandırılan orijinal sıfır km motor kullanılarak yetkili servis eliyle yapılacağı göz ününe alındığında bu işlemin araçta herhangi bir değer kaybına neden olmayacağını, mahkemenin misli ile değişim kararı verilmesi durumunda davacının kullanımında iken olduğu anlaşılan motor kaputundaki eziğin davalının dava dosyasına sunduğu şekilde motor kaputu ve kaputa ait diğer parçaların değişimi şeklinde onarılmasına gerek olmadığı motor kaputundaki söz konusu eziğin boyasız göçük düzeltme şeklindeki basit bir onarım ile giderilebilecek nitelikte olduğu bu sebeple de ortaya çıkan değer kaybı miktarının 14/05/2015 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan ve 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe gider değer kaybı hesabına göre 11.203,00 TL’den davacının sorumlu tutulabileceğine ilişkin görüş bildirdikleri görülmüştür.

6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun ”Tüketicinin seçimlik hakları” kenar başlıklı 11. maddesinin birinci fıkrasında malın ayıplı olduğunun anlaşılması durumunda tüketicinin seçimlik hakları belirtilmiş olup, dördüncü fıkrasında ”Ücretsiz onarım veya malın ayıpsız misli ile değiştirilmesi haklarından birinin seçilmesi durumunda bu talebin satıcıya, üreticiye veya ithalatçıya yöneltilmesinden itibaren azami otuz iş günü, konut ve tatil amaçlı taşınmazlarda ise altmış iş günü içinde yerine getirilmesi zorunludur. Ancak, bu Kanunun 58 inci maddesi uyarınca çıkarılan yönetmelik eki listede yer alan mallara ilişkin, tüketicinin ücretsiz onarım talebi, yönetmelikte belirlenen azami tamir süresi içinde yerine getirilir. Aksi hâlde tüketici diğer seçimlik haklarını kullanmakta serbesttir.” hükmüne yer verilmiştir.

Tüm dosya kapsamı, taraf beyanları ve yeterli görülerek hükme esas alınan bilirkişi kök ve ek raporu bir bütün olarak değerlendirildiğinde; 2016 yılında davalı … Oto Servis Ve Tic. AŞ.’den satın alınan dava konusu … şasi … motor numaralı Land Rover / Range Rover Sports HSE Dynamic 3.0 SDV6, 34 … plakalı aracın ayıplı mal olduğu, meydana gelen arızaların üretim hatasından kaynaklandığı, araçta kullanım amacını karşılamayan, tüketicinin makul olarak beklediği faydaları azaltan veya ortadan kaldıran bir gizli ayıbın bulunduğunun tespit edildiği, davalıdan 0 km’de alınan aracın motor değişimini gerektirir şekilde ayıplı olması sebebiyle tüketicinin bu ayıba katlanma yükümlülüğünün bulunmadığı, tüketicinin aracın ayıpsız misliyle değiştirilmesine ilişkin talebinin yasal şartlarının oluştuğu anlaşılmış olup davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davanın KABULÜNE,

Dava konusu … şasi … motor numaralı Land Rover / Range Rover Sports HSE Dynamic 3.0 SDV6, 34 … plakalı aracın davalı tarafça ayıpsız misli ile değiştirilmesine,

İİK 24/4 gereğince aracın aynısının ayıpsız mislinin davacıya iadesine,

Ayıplı aracın ise takyidatsız olarak davacı tarafından davalıya iade ve teslimine,

2-Harçlar kanunu uyarınca alınması gereken 125.963,90 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

3-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT’ye göre taktir ve tayin olunan 97.017,07 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

4-Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere ve bilirkişi masrafı olan 2.541,40 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

5-Kararın tebliğ giderleri yatırılan avanstan karşılandıktan sonra, kalan ve kullanılmayan avansın yatırana iadesine,

Dair davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 15/12/2020

 

Katip e-imzalıdır                                                   Hakim e-imzalıdır

4-Tüketici Hukukunda Gizli Ayıp: Defalarca Arızalanan Yeni Araçta Misliyle Değişim Hakkı

TÜRK MİLLETİ ADINA

T.C.

İZMİR

1. TÜKETİCİ MAHKEMESİ

GEREKÇELİ KARAR

 

ESAS NO : …

KARAR NO : …

HAKİM : …

KATİP : …

 

DAVACI : … – …

VEKİLİ : Av. ORHAN AKA

DAVALI : … OTOMOBİLCİLİK TİCARET VE SANAYİ A.Ş – …

VEKİLLERİ : Av. …

Av. …

İHBAR OLUNAN : … TÜRK OTOMOBİL FABRİKASI ANONİM ŞİRKETİ –

DAVA : Tüketiciyi Koruma Kanunundan Kaynaklanan (Malın Ayıplı Olmasından Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 27/09/2019

KARAR TARİHİ : 09/03/2021

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH : 12/03/2021

Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan davanın yapılıp bitirilen açık duruşması sonunda:

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

TALEP:Davacı vekilinin 27/09/2019 tarihli dava dilekçesi ile; müvekkilinin 19/11/2018 tarihinde davalı satıcı … A.Ş.den 2018 model Alfa Romeo Giulietta marka sıfır kilometre aracı satın aldığını, aracı aldıktan 7 ay sonra vitesi kontrol ettirin şeklindeki ikaz sonucu yolda kaldığını, aynı gün de yetkili servise başvurduğunu, servis tarafından şanzıman robotunun arızalı olduğu ve garanti kapsamında değiştirilebileceğinin ifade edildiğini, garanti kapsamında değişim işleminin gerçekleştiğini ve sonrasında 25/07/2019 tarihinde aynı arızayı tekrar verdiğini ve aracın debriyaj mil kesesinde yağ kaçağı olduğunun tespit edildiğini, İzmir 4. Tüketici Mahkemesinin … D.İş sayılı dosyası ile delil tespiti yapıldığını ve aracın imalat kaynaklı gizli ayıplı olduğunun tespit edildiğini belirtmiş ve sonuç olarak, dava konusu aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesine, tespit giderleri ile birlikte yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde, dava ve istemin haklı olmadığını, maddi olayı iyi değerlendirmek gerektiğini, araçta şanzuman arızasının olduğunu ve şanzuman robotunun değişmesi ile arızanın giderildiğini, 25/07/2019 yağ kaçırması sonucu da ilk arızanın giderilmesi için vites kutusunun motordan sökülüp takılması sırasında meydana geldiğini ve montajla ilgili olduğunun anlaşıldığını, evvelce yağ kaçırmasının söz konusu bulunmadığını belirtmiş ve sonuç olarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER VE GEREKÇE:Dava,ayıplı aracın ayıpsız misli ile değişimi talebine ilişkindir.

Deliller toplanmış ve dava konusu araç üzerinde 17/10/2019 tarihinde keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmış ve keşfe dayalı olarak 14/11/2019 havale tarihli heyet raporu alınmıştır. Bundan sonra mahkememizce 24/12/2020 tarihinde farklı bilirkişi heyeti ile keşif yapılmış ve 30/12/2020 havale tarihli rapor alınmıştır. Bilirkişi raporunda özetle; yapılan tüm onarımlar teknik açıdan bütün olarak değerlendirildiğinde, sıfır km.de alınan aracın 2270 km, 2271 km.de, şanzıman arızaları, 2796 km.de prizdirek yağ keçesi ve debriyaj kiti arızası, ayrıca 9931 km.de motor arıza ikaz lambasının yanması, her seferinde yüklü miktarda tamirat maliyetinin olması, ayıp niteliğinde olduğunu, araçtaki arızanın tüketici tarafından satın alma esnasında anlaşılamayacağını, sonradan ortaya çıkması sebebi ile ayıbın gizli ayıp niteliğinde olduğunu ve arızanın kullanımdan kaynaklanmayacak nitelikte olduğunu tespit etmişlerdir.

Tüm dosya kapsamı ve bilirkişi rapor içeriğine göre, dava konusu aracın iki yıl içerisinde birden fazla arızalandığı ve arızanın basit tamir işlemi ile giderilebilecek arızalardan olmayıp, gizli ayıp niteliğinde olduğu, bilirkişiler …, … ve …’ın düzenledikleri raporun hüküm vermeye yeterli ve elverişli olduğu anlaşılmakla, sabit olan davanın kabulü gerekeceği sonuç ve kanaatine varılmakla, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

Davanın KABULÜNE, dava konusu Alfa Romeo GİULİETTA 1,6 marka 2018 model 35 … plakalı aracın misli ile değiştirilmesine, mümkün olmadığı takdirde İİK nun 24. Maddesinin uygulanmasına,

Davalıdan 59,30.TL başvuru harcı ile 10.353,26.TL ilam harcı olmak üzere toplam 10.412,56.TL harcın tahsili ile hazineye irat kaydedilmesine,

Davacı tarafından sarf olunan 3.044,50.-TL mahkeme masrafı ile 314.TL ve 384,90.TL keşif harcı olmak üzere toplam 3.743,40.TL masrafın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

Davacı vekili için taktir olunan 18.348,49.-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

Davacı tarafından yatırılan gider avansından bakiye kalanın HMK nun 333/1 maddesi gereğince karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,

Davacı tarafından İzmir 4. Tüketici Mahkemesinin … D.İş sayılı dosyasında sarf olunan 400.TL bilirkişi ücreti, 314.TL keşif harcı, 80.TL keşif yol ücreti ve 20.TL tebligat gideri olmak üzere toplam 814.TL tespit masrafın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

Davacı tarafından İzmir 4. Tüketici Mahkemesinin … D.İş sayılı tespit dosyasına yatırılan 117,50.TL harç hakkında, mahkemece karar verildiğinden, ayrıca karar verilmesine yer olmadığına,

Dair davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 09/03/2021

 

Katip                                            Hakim

E-İmza                                        E-İmza

5- Gizli Ayıplı Aracın Misliyle Değişimi Davası: İmalat Kaynaklı Tavan ve A Direği Boya Ayıpları

 

TÜRK MİLLETİ ADINA

T.C.  İZMİR  2. TÜKETİCİ MAHKEMESİ

GEREKÇELİ KARAR

 

ESAS NO : …

KARAR NO : …

 

HAKİM : …

KATİP : …

 

DAVACI : … – … … / ESKİŞEHİR

VEKİLİ : Av. ORHAN AKA

DAVALI : 1- … – … Bornova/ İZMİR

VEKİLİ : Av. … – … Konak/ İZMİR

DAVALI : 2- … – …

VEKİLLERİ : Av. … – … / İSTANBUL

Av. … – … / İSTANBUL

DAVA : Tüketiciyi Koruma Kanunundan Kaynaklanan (Malın Ayıplı Olmasından Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 02/05/2019

KARAR TARİHİ : 23/01/2020

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 07/02/2020

Mahkememizde görülmekte bulunan Tüketiciyi Koruma Kanunundan Kaynaklanan (Malın Ayıplı Olmasından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,

DAVACI İDDİASI :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 16.01.2017 tarihinde, davalı … tarafından ithal edilen ve diğer davalı … tarafından sıfır kilometre olarak satışa sunulan … şasi numaralı, Opel Astra marka aracı, 55.455-TL bedel karşılığında satın ve teslim aldığını, yaklaşık 1,5 yıllık kullanımdan sonra, aracın tavan ve a direği olarak tabir edilen bölümlerinde boya atmaları/çatlamaları meydana geldiğini, müvekkilim, … ile iletişime geçerek bu ayıbı bildirdiğini, konu hakkında bir dosya oluşturulmasını sağladığını, … yetkilileri de, aracın incelenebilmesi amacıyla, müvekkilinden aracını, izmir’de bulunan yetkili servislerden biri olan … yetkili servisine götürmesini istediğini, ayıbın bu şekilde ihbar edilmiş olduğunu, yetkili servis tarafından oluşturulan formda görüldüğü üzere aracın tavanında ve “A” direğindeki gizli ayıpların 08.08.2018 tarihinde yetkili servis tarafından tespit edildiğini, formu inceleyen … yetkililerinin ayıbın “kullanıcı/dış etken kaynaklı” olduğunu ifade ederek müvekkilinin, aracın misli ile değiştirilmesi talebini reddettiklerini, o tarihlerde kullanıcı/dış etken kaynaklı olarak belirtilen bu kusurların, gün geçtikçe artarak devam ettiğini, aracın kapı direklerinde kadar ilerlediğini, davaya konu aracın imalattan kaynaklı gizli ayıplı olduğunun yapılacak bilirkişi incelemesi ile de anlaşılacığını, açıklanan nedenlerle; fazlaya ilişkin her türlü haklarının saklı kalması kaydıyla, öncelikle delil tespiti taleplerinin kabulü ile, tensiben araç üzerinde tespit yapılmasına, davanın kabulü ile,… şasi numaralı aracın tüm masraflarının davalılara ait olmak üzere ayıpsız misli ile değiştirilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

DAVALI SAVUNMASI : Davalı … vekili cevap dilekçesinde; işbu davanın aracın tesliminden 2 seneyi aşkın bir süre geçtikten sonra ikame edildiğini, dolayısıyla davanın öncelikli olarak zamanaşımı nedeniyle reddinin gerektiğini, dava konusu aracın, davacıya orijinal olarak teslim edilmiş olup, üretimden kaynaklanan bir ayıbın söz konusu olmadığını, araçta üretim hatası kaynaklı herhangi bir ayıp bulunmadığını, söz konusu aracın orijinal haliyle ve herhangi bir boya müdahalesi olmaksızın davacıya teslim edildiğini, diğer yetkili servisin de 04/04/2019 tarihli cevabının ihtarname ile davacıya sorunun dış etken kaynaklı olduğunun bildirildiğini, aracın ayıplı olduğu yönündeki iddialarının kabulünün mümkün olmadığından, davacının mesnetsiz iddialarının reddinine, dava konusu aracın kullanımını etkileyen bir problem bulunmadığından, misli ile değişim talebinin kabulü orantısız güçlüklere sebebiyet vereceğine, dava konusu araca ait temiz kağıdının mahkemeye sunulmadan davacı tarafın talebi doğrultusunda karar verilemeyeceğini, arz ve izah edilen nedenler ile öncelikli olarak davanın zamanaşımı nedeniyle usulden reddine, zamanaşımı itirazılarının kabul olmadığı takdirde davacının haksız ve mesnetsiz davasının esastan reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına, karar verilmesine talep ve beyan etmiştir.

DAVALI SAVUNMASI :Davalı … vekili cevap dilekçesinde; dava konusu araçta herhangi bir ayıp olmadığını, öncelikle zamanaşımı yönünden itirazlarının olduğunu, işbu davanın ikame edildiğinde zamanaşımı süresinin dolduğunu,yetkili servisin de sorunun dış etken kaynaklı olduğunun bildirildiğini, aracın fabrika çıkışından sonra müvekkili şirket tarafından fabrika çıkış özelliklerini değiştirip bozmasının mümkün olmadığını, bu durumun hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, açıklanan nedenlerle; fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla, haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesine talep ve beyan etmiştir.

DAVA :Ayıplı Mal

GEREKÇE :Davaya konu Opel marka 2016 model New Astra Sedan 1.6 Edition 115 HP tipindeki 26 … plakalı aracın ayıplı olduğu iddiası ile ayıpsız misli ile değiştirilmesi talebinden kaynaklanmaktadır.

Mahkememizce aracın ayıplı olup olmadığının belirlenmesi için 12/11/2019 tarihinde keşif yapılmış; üniversiteden seçilen bilirkişi heyetinden rapor alınmıştır. Bilirkişi heyetinin 04/12/2019 tarihli raporunde özetle; “Davacının davaya konu 26 … plaka sayılı aracı, davalılardan … 16/01/2017 tarih ve … seri no.lu fatura ile 55.455,00.-TL bedel karşılığında satın aldığı, Mahkeme Heyeti ile birlikte 12/11/2019 tarihinde İzmir Bölge Adliye Mahkemeleri Binaları önüne getirilen dava konusu 26 … plaka sayılı aracın, motor ve şasi numaraları ile ruhsattaki bilgilerin karşılaştırıldığı, tespite konu aracın ruhsattaki araçla aynı araç olduğu anlaşıldıktan sonra incelemeye başlandığı, Bu incelemelere göre; Dava Konusu Aracın; 26 … Opel, Tipi new astra sedan 1.6 edition 115 hp model 2016, cinsi otomobil (aa sedan) rengi gri, Motor No: … Şasi No: … Yakıt Cinsi: Benzinli vites durumu : Manuel Vitesli Kullanım Şekli: Yolcu Nakli – Hususi, Kilometresi : 29.607 Km.de olduğu, dava konusu araç üzerinde ilk önce gözle daha sonra ise boya kalınlık test cihazı ile detaylı bir şekilde inceleme ve araştırmalar yapıldığı, Göz İle Yapılan Kontrolde; aracın sağ ön “A” direğinde 10 adet göçük, 3 adet boya çatlağı ve atma olduğu, tavanda yaklaşık 35 adet civarında boya çatlağı ve atma olduğu, sol ön direkte 1 adet boya çatlağı ve atma olduğu, motor kaputunda 3 adet boya çatlağı ve atma olduğu belirlenmiştir. Bu çatlakların, aracın vernik ve boya tabakasından ilerleyerek astar katmanına kadar ilerlediği, Boya Kalınlık Ölçme Cihazı İle Yapılan Kontrolde; Boyanın uygulandığı yüzeydeki kuru film tabaka kalınlığını, mikron cinsinden ölçme işlemidir (1 mm – 1000 mikron). Bu test işlemi için, elektronik ölçüm yapan cihazlar kullanılır. Bu amaçla bahse konu olan aracın boya film kalınlığı, boya kalınlık test cihazı ile ölçüldüğü, bu ölçümler sonunda dava konusu araçtaki boya film kalınlıklarının; Motor kaputu 124-142 mikron, Sağ ön çamurluk 102-124 mikron, Sağ ön kapı 107-120 mikron, Sağ arka kapı 104-128 mikron, Sağ arka çamurluk 108-118 mikron, Bagaj kapağı 100-121 mikron, Sol arka çamurluk (hasar nedeniyle tamir ve boya yapılmıştır.) 380 – 640 mikron, Sol arka kapı 104-122 mikron, Sol ön kapı 108-122 mikron, Sol ön çamurluk 105-124 mikron, Tavan 102-121 mikron olduğunun belirlendiği, Bir Aracın Boyanması İle İlgili Olarak Teknik Bilgilendirme: Bir aracı boyamanın en önemli nedeni, aracın saç metal gövdesini korozyona (paslanmaya) karşı korumaktır. Araç gövdesini oluşturan metal ve plastik parçalar; hava şartları, nem, yoldaki kirlilik, kimyasal ve mekanik aşınmalardan olumsuz şekilde etkilenir. Bu nedenlerden ötürü, uzun süreli koruyucu boya sistemine ihtiyaç vardır. Araçlar fabrikada, vernikli ya da verniksiz olmak üzere iki türlü boyama sistemi ile boyanmaktadırlar. Vernik tabakası, aracın boyasının maruz kalacağı çeşitli çevre koşullarına dayanıklı olmasını faydalarının yanı sıra, aracın renginin daha parlak ve güzel görünmesini sağlamaktadır.Boyamanın diğer amacı da, araçlara dekoratif özellik kazandırmaktır. Boya, araçlarda arzu edilen rengi ve parlaklığı verir. Boya kalitesi ile, aracın ticari değeri artar. Bu nedenle araçların üretim aşamasındaki en önemli adımlarından birisi de, boya sürecidir. Boyama işleminde ilk adım, aracın metal gövde yüzeyinin temizlenmesi ve yağlardan arındırılmasıdır. Bu işlemin ardından, aracın boyanma süreci başlar. Aracın gövdesi, öncelikli olarak oksitlenmeye (korozyon) karşı fosfatlama ve katoforez kaplama işlemlerine tabi tutulur. Daha sonra yüzey dolgu astarı ve son kat boyama işlemi ile süreç tamamlanır. Boya uygulaması yapıldıktan sonra özel boyama kabinlerinde, araç 120 °C – 160 °C sıcaklıkta 20 dakika bekletilmekte ve kürlenme denilen tam kuruma ile boya prosesi tamamlanmaktadır. Otomobiller, fabrikalarda verniksiz sistem boyama (tek kaplama) ve vernikli sistem boyama (çift kaplama) olmak üzere iki sistemle boyanırlar. Vernikli sistem boyamada, son kat boyanın üzerine ilave olarak vernik katmanı uygulandığı için boya kalınlığı, verniksiz sistem boyamaya göre biraz daha fazla olmaktadır. Otomobil fabrikalarında seri üretim sırasında kullanılan kaplama (galvaniz ve fosfat) ve boya ürünleri (astar + son kat boya + vernik) değiştiği için buralarda uygulanan standart boya kalınlık değerleri de firmalara göre değişkenlik göstermesine rağmen, fabrikalar arasındaki seri üretim sonucundaki ortalama boya değerlerine bakıldığında, boyama işlemi bir defada ve doğru olarak yapıldığında; 80 – 150 mikron arasındadır. Dava konusu araç için bu değerin ölçüm sonuçlarına göre sol arka çamurluk dışında 100 ile 140 mikron arasında olduğu bir başka ifadeyle orijinal olduğunun anlaşıldığı, yapılan incelemelerde; aracın sol arka çamurluğunun ise davacının karıştığı bir hasar yüzünden tamir edilerek boyandığı belirlendiği, … Yetkili Servisi … Otomotiv’in 08.08.2018 tarihli “Hasar Tespit H Formu”nda; “Aracın tavanında ve A direğinde boya hatalarının olduğu” belirtildiği, dosya kapsamındaki dava konusu 26 … plaka sayılı araca ait Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi (TRAMER) hasar kaydı sorgulamasına göre; bahse konu aracın geçmişe yönelik olarak 30/12/2017 tarihli hasarı nedeniyle sol arka çamurluğun tamir edilerek boyandığının belirlendiği, bir başka ifadeyle; davaya konu araçta tespit edilen boya çatlaması ve boya atmasının bulunduğu yerlerde herhangi bir kaza ya da tamir boyama işlemi olmamasına rağmen fabrikanın boya prosesinden kaynaklanan hatalar nedeniyle oluştuğu ve imalat hatası olduğu, kullanıcı kaynaklı veya dış etken kaynaklı olmadığı, bu imalat hatasının, normal bir kullanıcı tarafından aracın satın alınması aşamasında görülemediği, basit bir muayene ile anlaşılması mümkün olmadığından aracın üretimden kaynaklı gizli ayıplı olduğu, dava konusu araçta tespit edilen boya kusurlarının giderilmesi için sağ ön “A” direği, tavan, sol ön direk ve motor kaputunun boyanması gerektiği, bu nedenle araçta kaporta, döşeme, boya malzemesi ve boya işçiliği olmak üzere toplam masrafın 4.000,00.-TL civarında olduğu ve ayrıca araçtaki tamir ve boya işlemleri nedeniyle 10.000,00.-TL değer kaybı meydana geleceği, bununla birlikte; aracın sol arka çamurluğunun davacının karıştığı bir hasar yüzünden tamir edilerek boyanması nedeniyle 2.000,00.-TL değer kaybı meydana geleceği” görüş ve kanaatine varıldığını bildirmişlerdir. Alınan bilirkişi heyet raporu karar vermeye yeterli ve elverişli bulunmuştur.

6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 11. maddesine göre, Malın ayıplı olduğunun anlaşılması durumunda tüketici; satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme, Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinden indirim isteme, aşırı bir masraf gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme, imkân varsa, satılanın ayıpsız bir misli ile değiştirilmesini isteme, seçimlik haklarından birini kullanabilir. Satıcı, tüketicinin tercih ettiği bu talebi yerine getirmekle yükümlüdür. Ücretsiz onarım veya malın ayıpsız misli ile değiştirilmesi hakları üretici veya ithalatçıya karşı da kullanılabilir. Bu fıkradaki hakların yerine getirilmesi konusunda satıcı, üretici ve ithalatçı müteselsilen sorumludur. Üretici veya ithalatçı, malın kendisi tarafından piyasaya sürülmesinden sonra ayıbın doğduğunu ispat ettiği takdirde sorumlu tutulmaz. Ücretsiz onarım veya malın ayıpsız misli ile değiştirilmesinin satıcı için orantısız güçlükleri beraberinde getirecek olması hâlinde tüketici, sözleşmeden dönme veya ayıp oranında bedelden indirim haklarından birini kullanabilir. Orantısızlığın tayininde malın ayıpsız değeri, ayıbın önemi ve diğer seçimlik haklara başvurmanın tüketici açısından sorun teşkil edip etmeyeceği gibi hususlar dikkate alınır. Ücretsiz onarım veya malın ayıpsız misli ile değiştirilmesi haklarından birinin seçilmesi durumunda bu talebin satıcıya, üreticiye veya ithalatçıya yöneltilmesinden itibaren azami otuz iş günü, konut ve tatil amaçlı taşınmazlarda ise altmış iş günü içinde yerine getirilmesi zorunludur. Ancak, bu Kanunun 58 inci maddesi uyarınca çıkarılan yönetmelik eki listede yer alan mallara ilişkin, tüketicinin ücretsiz onarım talebi, yönetmelikte belirlenen azami tamir süresi içinde yerine getirilir. Aksi hâlde tüketici diğer seçimlik haklarını kullanmakta serbesttir. Tüketicinin sözleşmeden dönme veya ayıp oranında bedelden indirim hakkını seçtiği durumlarda, ödemiş olduğu bedelin tümü veya bedelden yapılan indirim tutarı derhâl tüketiciye iade edilir. Seçimlik hakların kullanılması nedeniyle ortaya çıkan tüm masraflar, tüketicinin seçtiği hakkı yerine getiren tarafça karşılanır. Tüketici bu seçimlik haklarından biri ile birlikte 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu hükümleri uyarınca tazminat da talep edebilir, düzenlemesini getirmiştir. Garanti Belgesi Yönetmeliğin 9. maddesine göre de, Tüketicinin ücretsiz onarım hakkını kullanması halinde malın; garanti süresi içinde tekrar arızalanması, tamiri için gereken azami sürenin aşılması, tamirinin mümkün olmadığının, yetkili servis istasyonu, satıcı, üretici veya ithalatçı tarafından bir raporla belirlenmesi, durumlarında; tüketici malın bedel iadesini, ayıp oranında bedel indirimini veya imkan varsa malın ayıpsız misli ile değiştirilmesini satıcıdan talep edebilir. Satıcı, tüketicinin talebini reddedemez. Bu talebin yerine getirilmemesi durumunda satıcı, üretici ve ithalatçı müteselsilen sorumludur. Malın ayıpsız misli ile değiştirilmesinin satıcı için orantısız güçlükleri beraberinde getirecek olması halinde tüketici, sözleşmeden dönme veya ayıp oranında bedelden indirim haklarından birini kullanabilir. Orantısızlığın tayininde malın ayıpsız değeri, ayıbın önemi ve diğer seçimlik haklara başvurmanın tüketici açısından sorun teşkil edip etmeyeceği gibi hususlar dikkate alınır.Tüketicinin sözleşmeden dönme veya ayıp oranında bedelden indirim hakkını seçtiği durumlarda, satıcı, malın bedelinin tümünü veya bedelden yapılan indirim tutarını derhal tüketiciye iade etmek zorundadır. Tüketicinin, malın ayıpsız misli ile değiştirilmesi hakkını seçmesi durumunda satıcı, üretici veya ithalatçının, malın ayıpsız misli ile değiştirilmesi talebinin kendilerine bildirilmesinden itibaren azami otuz iş günü içerisinde, bu talebi yerine getirmesi zorunludur. Birinci fıkranın (c) bendinde belirtilen raporun, arızanın bildirim tarihinden itibaren o mala ilişkin azami tamir süresi içerisinde düzenlenmesi zorunludur.

Tüm dosya kapsamı karşısında davacı tarafından davalı …’nde 16/01/2017 tarihinde, 26 … plakalı, … şasi numaralı, Opel Astra marka aracı, 0 km olarak 55.455-TL bedel karşılığında satın ve teslim aldığını, yaklaşık 1,5 yıllık kullanımdan sonra, aracın tavan ve A direği olarak tabir edilen bölümlerinde boya atmaları/çatlamaları meydana geldiği, firma ile iletişime geçerek ayıbın bildirildiği, aracın yetkili servise götürüldüğünü, yetkili servis tarafından oluşturulan formda aracın tavanında ve “A” direğindeki gizli ayıpların 08/08/2018 tarihinde yetkili servis tarafından tespit edildiğini, garanti kapsamında bulunan aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesi talebi ile dava açıldığı anlaşmıştır. Alınan bilirkişi heyet raporu ile davaya konu araçta tespit edilen boya çatlaması ve boya atmasının bulunduğu yerlerde herhangi bir kaza ya da tamir boyama işlemi olmamasına rağmen fabrikanın boya prosesinden kaynaklanan hatalar nedeniyle oluştuğu ve imalat hatası olduğu, kullanıcı kaynaklı veya dış etken kaynaklı olmadığı, bu imalat hatasının, normal bir kullanıcı tarafından aracın satın alınması aşamasında görülemediği, basit bir muayene ile anlaşılması mümkün olmadığından aracın üretimden kaynaklı gizli ayıplı olduğu, dava konusu araçta tespit edilen boya kusurlarının giderilmesi için sağ ön “A” direği, tavan, sol ön direk ve motor kaputunun boyanması gerektiği, bu nedenle araçta kaporta, döşeme, boya malzemesi ve boya işçiliği olmak üzere toplam masrafın 4.000,00.-TL civarında olduğu ve ayrıca araçtaki tamir ve boya işlemleri nedeniyle 10.000,00.-TL değer kaybı meydana geleceği, bununla birlikte; aracın sol arka çamurluğunun davacının karıştığı bir hasar yüzünden tamir edilerek boyanması nedeniyle 2.000,00.-TL değer kaybı meydana geleceği belirlenmiştir.

6502 sayılı TKHK’nin 11. maddesi uyarınca tüketici ayıplı malın teslim edilmesi halinde bedel iadesini de içeren sözleşmeden dönme, malın ayıpsız misli ile değiştirilmesi veya ayıp oranında bedel indirimi ya da ücretsiz onarım hakkına sahiptir. Satıcı tüketicinin tercih ettiği bu talebi yerine getirmekle yükümlüdür. Alınan bilirkişi raporuyla davaya konu otomobilin gizli ayıplı olduğu, araçta kapıdaki ayarsızlık ve boyasının neredeyse tamamında ayıp bulunduğu, ayıpların araçta değer kaybına sebep olacağı ekonomik eksiklik yaratacağı, ayıbın niteliği ve şikayet dikkate alındığında, davacının aracı kullanmak istemeyeceği, 0 km satın alınan araçtaki ayıp nedeniyle kullanırken huzursuz olacağı, tüketicinin aracı bu şekilde kullanmasını katlanmasını beklenemeyeceği anlaşılmıştır. Yine boya ayıbı nedeniyle Tüketici Mahkemesi tarafından misli ile değişim kararı verilmiş İzmir Bölge Adliye Mahkemesi’nin 13. Hukuk Dairesi’nin … Esas, … Karar sayılı ilamını ile itiraz reddedilmiştir. Her ne kadar 6502 sayılı Yasanın 11.3 maddesinde “Ücretsiz onarım veya malın ayıpsız misli ile değiştirilmesinin satıcı için orantısız güçlükleri beraberinde getirecek olması hâlinde tüketici, sözleşmeden dönme veya ayıp oranında bedelden indirim haklarından birini kullanabilir. Orantısızlığın tayininde malın ayıpsız değeri, ayıbın önemi ve diğer seçimlik haklara başvurmanın tüketici açısından sorun teşkil edip etmeyeceği gibi hususlar dikkate alınır.” hükmü bulunmaktaysada, araçtaki boya kusurlarının giderilmesi için dava konusu araçtaki sağ ön “A” direği, tavan, sol ön direk ve motor kaputunun boyanması gerektiği, bu nedenle araçta kaporta, döşeme, boya malzemesi ve boya işçiliği olmak üzere toplam masrafın 4.000,00.-TL civarında olduğu ve ayrıca araçtaki tamir ve boya işlemleri nedeniyle 10.000,00.-TL değer kaybı meydana geleceği belirlenmiştir. Ayıbın niteliği, araçtaki ayıbın bulunduğu yerler, davaya konu aracın bedeli ile araçtaki onarım bedeli ve değer kaybı dikkate alındığında, misli değişim kararının davalılara orantısız güçlükleri beraberinde getirmeyeceği anlaşılmıştır.

6502 sayılı TKHK’nin 11. maddesi uyarınca tüketici ayıplı malın teslim edilmesi halinde misli ile değişim talep edebileceği, davalıların bu hakkın yerine getirilmesinde birlikte sorumlu olduğu belirlenmiş, davacının davasının kısmen kabulü ile davacı tarafça araçta meydana getirilen hasar nedeniyle 2.000,00-TL değer kaybı davalı taraflara ödendiğinde, dava konusu Opel marka 2016 model New Astra Sedan 1.6 Edition 115 HP tipindeki 26 … plakalı (şasi no, …) aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesine, bunun mümkün olmaması halinde, İİK’nın 24. maddesi gereğince işlem yapılmasına, dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davacının davasının kısmen kabulü ile davacı tarafça araçta meydana getirilen hasar nedeniyle 2.000,00-TL değer kaybı davalı taraflara ödendiğinde, dava konusu Opel marka 2016 model New Astra Sedan 1.6 Edition 115 HP tipindeki 26 … plakalı (şasi no, …) aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesine, bunun mümkün olmaması halinde, İİK’nın 24. maddesi gereğince işlem yapılmasına,

2-Alınması gerekli harç olan 54,40 TL başvuru harcı, 3.651,51 TL karar ve ilam harcı olmak üzere toplam 3.705,91 TL harcın davalılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına,

3-Davacı taraf kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan asgari AAÜT’ne göre kabul edilen miktar üzerinden belirlenen 7.749,15 TL vekalet ücretinin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine,

4-Davalılar kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT’ne göre reddedilen miktar üzerinden belirlenen 1.700,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,

5-Aşağıda dökümü yapılan ve davacı tarafından karşılanan yargılama giderine ilişkin olarak toplam 1.650,50 TL’den kabul ve redde göre oranlanan 1.590,97 TL’nin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,

6-HMK 333 maddesi uyarınca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,

Dair verilen karar 6100 sayılı HMK’nın 341 ve 345. Maddeleri gereğince taraflardan her birine tebliğ tarihinden başlamak üzere iki haftalık süre içerisinde mahkememize ve aynı nitelikte başka yer mahkemesine verilecek dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi’ne gönderilmek üzere istinaf yoluna başvurulabileceği belirtilerek taraf vekillerinin yüzlerine karşı verildi, açıkça okunup usulen anlatıldı.23/01/2020

Katip e-imzalıdır Hakim e-imzalıdır

6-Tüketici Hukukunda Gizli Ayıp: Defalarca Arızalanan Yeni Araçta Misliyle Değişim Hakkı

 

TÜRK MİLLETİ ADINA

T.C. BAKIRKÖY  11. TÜKETİCİ MAHKEMESİ

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : …

KARAR NO : …

 

HAKİM : …

KATİP : …

 

DAVACI MÜTEVEFFA : … – (…)

MİRASÇI : … – (…) – … / İSTANBUL

VEKİLİ : Av. ORHAN AKA

 

DAVALI : 1- … OTOMOTİV TİCARET VE HİZMETLER ANONİM ŞİRKETİ

VEKİLİ : Av…

DAVALI : 2- … OTOMOTİV SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ

VEKİLİ : Av…

 

DAVA : Tüketiciyi Koruma Kanunundan Kaynaklanan (Malın Ayıplı Olmasından Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 01/12/2020

KARAR TARİHİ : 20/01/2023

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH : 24/01/2023

 

Mahkememizde görülmekte bulunan Tüketiciyi Koruma Kanunundan Kaynaklanan (Malın Ayıplı Olmasından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin, davalılardan … şirketinin ithalatçısı, … Otomotiv şirketinin satıcısı olduğu, … şasi numaralı, Mercedes Benz A 200 Sedan AMG marka/model ve tipteki aracı, 24.01.2020 tarihli faturaya istinaden 182.537-TL bedelle sıfır kilometre olarak satın aldığı ve araç kendisine 31.01.2020 tarihinde teslim için müvekkilinin yetkili bayiye davet edildiği, aracın teslim edileceği gün olan 31.01.2020 tarihinde, müvekkilin oğlu … satıcının bayisine gittiğini, ilgili personel aracın özelliklerini tanıtıyorken cam tavan sisteminin nasıl çalıştığını göstermek istediği sırada çalıştırmak üzere düğmesine basmasına rağmen cam tavan çalışmadığını ve ayrıca aracın emniyet kemeri ikazı verdiğini, bunun üzerine sıfır kilometre olan araç henüz bayiden çıkmadan sorunlarının giderilebilmesi amacıyla servise teslim edildiğini, 31.01.2020 tarihli iş emri açılış formu olduğunu, servis çalışanları aracın kontrolünü gerçekleştirdiğinde aracın cam tavan yazılımının yenilenmesi maksadıyla yazılım güncellemesi yapıldığını bildirdiği fakat müvekkilinin oğlunun, sadece yazılım güncellemesi değil aracın cam tavan bölümünün yağlandığını da gördüğünü, emniyet kemer ikazı sebebiyle fren pedalının kontrolü yapıldığı açıklaması ile araç müvekkilin oğluna teslim edildiğini, 04.02.2020 tarihli iş emri kapanış formu, aracın teslim alındığı mevsimin kış olması ve Mart ayının ortalarından itibaren dünya genelindeki pandemi ve ülke genelindeki tedbir sebebiyle aracın Haziran ayına kadar toplamda 2-3 defa kullanıldığını, bu süre zarfında da cam tavan hiç kullanılmadığını, Temmuz ayı içerisinde aracın cam tavanı kullanılmak istendiğinde, zaman zaman açılmama zaman zaman açık olduğunda kapanmama gibi sorunların yanı sıra kapanırken cam tavanın ses yaptığı, bunun yanı sıra direksiyon tuş takımının ısındığını, soğutma suyu uyarısı verdiğini, yolcu hava yastığı açık ikazı verdiği, sürücü koltuğu iniş biniş sisteminin çalışmadığını, android play sisteminin çalışmadığını, yağ gösterge ışığının zaman zaman yandığını fark edildiğini, bunlar ve daha fazla şikayet ile aracın 16.07.2020 tarihinde, henüz 4148 km’de iken tekrar, servise teslim edildiğini, 16.07.2020 tarihli iş emri açılış formu, burada yapılan kontrollerde aracın yazılımının güncellendiğini, direksiyon tuşlarının …’dan sipariş edildiği ve değişeceği, cam tavan için ise …’dan nasıl onarım yapılacağı veya ne yapılması gerektiğine dair bilgi beklendiği bildirildiğini, 27.07.2020 tarihinde aracın cam tavanının üretim sırasında fabrikada 3mm hatalı olarak üretildiğini, …’nın onarımın nasıl yapılacağı konusunda dönüş sağlamadığı ancak servis şefinin kendi tecrübesi itibariyle bu cam tavanın bulunduğu noktalardan kesilerek onarımın yapılabileceği bildirildiğini, müvekkilinin, sıfır kilometre olarak satın aldığı bu aracının, henüz kendisine ilk kez teslim edileceği gün olan 31.01.2020 tarihinde de aynı problemin yaşandığını, o gün gerekli kontrollerin yapılmaması nedeniyle cam tavanın yamuk takıldığının servis olarak tespit edilemediğini, kendisinin oyalandığını, ayrıca aracı 16.07.2020 tarihinde servise götürüyorken yağ ile ilgili verdiği hatadan dolayı yağ seviyesini kontrol ettiğinde sınır değere yaklaştığını gördüğünü, servisin yağ eklediğini de fark ettiğini fakat bununla ilgili kapanış formunda herhangi bir bilgi yer almadığını ifade ederek aracının ayıpsız bir misliyle değiştirilmesini istediğini, bu talebi kabul edilmeyince aracı 27.07.2020 tarihinde teslim aldığını, 27.07.2020 tarihli iş emri kapanış formu, teslim aldığı günün akşamında yani 27.07.2020 tarihinde emniyet sistemi arızası verdiği araç tekrar yetkili servise teslim edildiği, 28.07.2020 tarihli iş emri açılış formu, orta konsol ön muhafazasının elektrik düzeninin kontrol edildiği ifadesi ile araç müvekkiline teslim edildiğini, 28.07.2020 tarihli iş emri kapanış formu, tüm bunların yanı sıra araçta, hali hazırda cam tavan arızası, direksiyon tuş takımının ısınması, aracın radyo kanallarının hafızaya kaydolmaması, ön gösterge panelinde (ekranda) ısınma, sıcaklığın yaklaşık 20 derece olduğu bir günde 39,5 derece gösterilmesi, android play sisteminin çalışmaması, Apple Car Play sisteminin navigasyon sırasında ses hatası vermesi, vites geçişlerinde ki özellikle 2. viteste iken sarsıntı yaşanması, 3. vitesten bir üst vitese geçerken ötme benzeri ses çıkarması gibi bir dizi arızalar/sorunlar devam ettiği ve sürekli yenileri eklendiğini, 31.01.2020 tarihinde sıfır kilometre olarak teslim edileceği gün başlayan ve her geçen gün yenileri eklenen sorunlara sahip olması, tüketicinin makul olarak sıfır kilometre bir araçtan beklediği faydaları ortadan kaldırdığını, araç henüz 9 bin km’de olmasına rağmen, 31 Ocak, 16 Temmuz ve 27 Temmuz tarihlerinde olmak üzere 3 kez servise teslim edildiğini ve halen daha sorunların giderilemediğini, davaya konu araca ait bilgilerin yer aldığı internet sitesinin ekran görüntüsü de dava dilekçesi ekinde yer aladığını,, şehir içi yakıt tüketiminin ortalama 6,6 lt/100 km. olduğu ifade edilmesine rağmen, davaya konu araç 9 lt/100 km. yakıt tükettiğini, müvekkili tarafından satıcı ve ithalatçıya karşı … Noterliğinin 28.07.2020 tarihli ihtarnamesi keşide edilerek aracın ayıpsız misli ile değişimi talep edildiği fakat sonuç alınamadığını, davaya konu, … şase numaralı, 34 … plaka sayılı Mercedes marka aracın, tüm masrafları davalılara ait olmak üzere ayıpsız misli ile değiştirilmesin, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasını karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı … vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının cam tavan (açılır tavan perdesi), multimedya, sürücü koltuğu iniş biniş sistemi gibi şikayetleri 03/03/2020 tarihinde yetkili servise başvurusu üzerine giderildiğini, ileri sürdüğü diğer bir takım şikayetleri ise 27/07/2020 tarihli servis girişinde giderildiğini, bu şekilde, davacının ileri sürdüğü arızalar ücretsiz onarım yoluyla giderilmiş olduğunu, misliyle değişim yoluna gidilemeyeceğini, davacının dava dilekçesinde belirttiği kimi şikayetlerin ise aracın bilgisayar kayıtları incelendiğinde hiçbir zaman mevcut olmadığının tespit edildiğini, bu yönüyle gerçekte mevcut olmayan arızalara dayalı olarak aracın misliyle değişimi de mümkün olmadığını, aracın ücretsiz olarak onarılmış olmasının yanında, davacının ileri sürdüğü şikayetlerin kabul anlamına gelmemek üzere araçta mevcut olduğu düşünülse dahi, esaslı nitelikte olmayıp çok basit servis işlemiyle giderilebilecek nitelikte olduğunu, yine misliyle değişime vücut vermeyeceğini, diğer taraftan davacı, davaya konu aracı engelli raporuna dayanarak ÖTV muafiyetiyle ve 5 yıl boyunca satılamayacağına dair kayıtla satın aldığı, misliyle değişimine karar verilmesi halinde davaya konu aracın, ilk satım tarihinden itibaren beş yıl boyunca satışı mümkün olmayacağını, bu durumun satıcı için orantısız güçlük doğuracağını, davacının iddia ettiği arızaların araçta mevcut olduğu tespit edilse bile, bu arızaların tamamı basit teknik müdahalelerle giderilebilecek nitelikte olduğunu, bu nedenle de araçta satım anında mevcut halen devam eden arızaların bulunması halinde dahi Yargıtay kararlarında belirlenen çoğun içinde azı da vardır ilkesi gereğince misliyle değişim yerine ücretsiz onarım ya da bedel indirimi yönüne gidilmesi gerektiğini, davanın reddi ile yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı … vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkil Şirket tarafından yapılan teknik bilgilendirmede; cam tavan arızası; dava konusu aracın, açılır tavan perdesi çalışmıyor şikayeti ile müvekkil Şirket servisine girişi yapıldığını, yapılan kontroller sonrası adaptasyon uygulandığını, güncelleme yapıldığını ve dava konusu araç sorunsuz, çalışır eksiksiz olacak şekilde davacı asile teslim edildiğini, dava dilekçesinde ileri sürülen arızası mevcut olmayan, davacı asil tarafından sorunsuz bir şekilde kullanılan bu kapsamda beklenen faydayı sağlayan araca yönelik mevcut olduğu ileri sürülen ayıp ve bu ayıba dayalı somut inandırıcı ve gerçek olmaktan uzak misli ile değişim talebinin kabulü mümkün olmadığını, Emniyet kemeri ikazı; Direksiyon tuş takımı arızası; Dava konusu araçta anılan arızanın mevcut olduğunun kabulü mümkün olmadığını, Soğutma suyu ikaz arızası; Her ne kadar davacı asil tarafından anılan arızanın mevcut olduğu ileri sürülse de, müvekkil şirket kayıtlarında dava konusu araçta anılan arıza kaydının mevcut olmadığının tespit edildiğini, Yolcu hava yastığı açık ikaz arızası; Her ne kadar davacı asil tarafından anılan arızanın mevcut olduğu ileri sürülen de, müvekkil Şirket kayıtlarında dava konusu araçta Srs ikazı arıza kaydının mevcut olmadığı tespit edildiğini, sürücü koltuğu iniş biniş sistemi arızası; Her ne kadar davacı asil tarafından anılan arızanın mevcut olduğu ileri sürülse de, müvekkili şirket kayıtlarında dava konusu araçta her iki koltuk hafıza kaydının kontrol edildiğini ve herhangi bir problemin mevcut olmadığı tespit edildiğini, Andoid play sistemi arızası (radyo kanallarının hafızaya kayıt olmaması) : Her ne kadar davacı asil tarafından anılan arızanın mevcut olduğu ileri sürülse de, müvekkili şirket kayıtlarında dava konusu araçta davacı asilin ileri sürdüğü arıza tespit edilemediği yalnızca ara ünite radyo kumanda kutusu yazılımı güncellenerek herhangi bir problemin mevcut olmadığı tespit edildiğini, Apple car play sisteminin navigasyon sırasında ses hatası vermesinin her ne kadar davacı asil tarafından anılan arızanın mevcut olduğu ileri sürülse de, müvekkili şirket kayıtlarında dava konusu araçta davacı asilin ileri sürdüğü arıza tespit edilemediği yalnızca ara ünite radyo kumanda kutusu yazılımı güncellenerek, radyo ile ilgili yeni güncelleme için davacı asil müvekkil şirket bünyesine davet edildiğini, anılan davete davacı asil tarafından olumlu bir dönüş sağlanamadığını, Yağ gösterge ışığı arızasının Dava konusu araçta anılan arızanın mevcut olduğunun kabulü mümkün olmadığını, ön gösterge paneli (ekranda ısınma) arızasının dava konusu araçta anılan arızanın mevcut olduğunun kabulü mümkün olmadığını, vites geçişlerinde sarsıntı ve ses arızasının dava konusu araçta anılan arızanın mevcut olduğunun kabulü mümkün olmadığının bildirildiğini, davacı tarafından ileri sürülen var olduğu iddia edilen arızaların kabulü mümkün olmadığını, öte yandan bir an için aksi düşünülse bile eldeki davaya dayanak yapılan arızalar üretimden değil davacı asilin kullanımından, düzenli olarak yetkili servis hizmeti almamasından, dahası davacı asilin olduğu ileri sürdüğü ve kati suretle misli ile değişime dayanak yapılmayacak orantısız somut inandırıcı ve gerçek olmayan talepler olduğu, araç sahibinin engelli olması nedeniyle engelli raporuna istinaden satın alındığını bu nedenle de anılan aracın 5 yıl süre ile satışı mümkün olmayacak davacı yanın talep ettiği yeni araçta raporlu araç satışına uygun olmaması sebebiyle tedarik edilemeyeceğini beyan ederek davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Dava; ayıplı araç nedeniyle misliyle değişimi talebine ilişkindir.

Davacı …’in 22/03/2022 tarihinde vefat ettiği ve davaya davacının mirasçı dahil edilerek devam edildiği görüldü.

Dava konusu araç üzerinde keşfen inceleme yapılmış, bilirkişi heyeti hazırladığı raporda; Dava konusu aracın 37.697 km’de sunroof ve sürücü koltuğu komuta sistemlerinin çalışmadığı, multimedya sisteminin sesli komut algılama özelliğinin İngilizce lisanı ile uyumlu olduğu, Türkçe komutları algılamadığı, direksiyon üzerindeki komuta tuşlarının bağlı bulunduğu panelin ısındığı, aracın sol arka kapı üst menteşesinde ayarlama izi bulunduğu, kapının boyasının orijinal olduğu, dava dosyasına sunulmuş servis evraklarında otomobilin 28.298 km kullanım mesafesinde iken periyodik bakım amacıyla servis girişi bulunduğu, 4254 km kullanım mesafesindeki servis girişinden sonra otomobilin yönetim sisteminde kayıtlı arıza olduğunu gösterir nitelikte servis başvurusunun bulunmadığı, tekrarlı defalar sürücü bilgi ekranına yansıdığı, araç yönetim alt sistemi arızalarının garanti kapsamında giderilmiş olduğu ancak bahse konu arızalar içerisinde mevcut olan ve yetkili servislerce de tespit edildiği açılır tavan, koltuk komuta sistemi, direksiyon çerçevesindeki tuş takımı arızası ve multimedya sistemindeki komut algılama arızalarının hali hazırda mevcut olduğu, davaya konu 34 … plakalı otomobilde satın alınmasına müteakip çok kısa süre sonra ortaya çıkmış olan; hava yastığı arızası, aktif fren sistemi ve aktif şerit takip asistanı arızaları, hız sınırlama sistemi fonksiyonu arızası ve açılır tavan sisteminde mevcut arızaların, maldan yararlanmayı etkileyecek, seyir güvenliğini tehlikeye sokacak neviden önemli arızalar oldukları, arızaların kullanımdan kaynaklanmadığı, oldukça kısa kullanım süresinde ortaya çıktıkları ve satış esnasında var olduklarının kabulünün gerektiği dolayısıyla imalata dayalı olan bahse konu arızalar nedeniyle dava konusu Mercedes-Benz marka, F2A-A200 tipi, 2019 model, … şasi numaralı, gri renkli otomobilin gizli ayıplı olarak değerlendirileceği anlaşmıştır.

6502 sayılı yasanın 8. Maddesinin 1 inci fıkrasında; ayıplı mal, tüketiciye teslimi anında, taraflarca kararlaştırılmış olan örnek ya da modele uygun olmaması ya da objektif olarak sahip olması gereken özellikleri taşımaması nedeniyle sözleşmeye aykırı olan mal olduğu, 2 nci fıkrasında; ambalajında, etiketinde, tanıtma ve kullanma kılavuzunda, internet portalında ya da reklam ve ilanlarında yer alan özelliklerinden bir veya birden fazlasını taşımayan; satıcı tarafından bildirilen veya teknik düzenlemesinde tespit edilen niteliğe aykırı olan; muadili olan malların kullanım amacını karşılamayan, tüketicinin makul olarak beklediği faydaları azaltan veya ortadan kaldıran maddi, hukuki veya ekonomik eksiklikler içeren mallar da ayıplı olarak kabul edileceği, 3 üncü fıkrasında; sözleşmeye konu olan malın, sözleşmede kararlaştırılan süre içinde teslim edilmemesi veya montajının satıcı tarafından veya onun sorumluluğu altında gerçekleştirildiği durumlarda gereği gibi monte edilmemesi sözleşmeye aykırı ifa olarak değerlendirilebileceği, malın montajının tüketici tarafından yapılmasının öngörüldüğü hâllerde, montaj talimatındaki yanlışlık veya eksiklik nedeniyle montaj hatalı yapılmışsa, sözleşmeye aykırı ifa söz konusu olduğu belirtilmiştir.

6502 sayılı yasanın 11. Maddesi “tüketicinin seçimlik hakları Malın ayıplı olduğunun anlaşılması durumunda tüketici;

a) Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme,

b) Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinden indirim isteme,

c) Aşırı bir masraf gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme,

ç) İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir misli ile değiştirilmesini isteme, seçimlik haklarından birini kullanabilir. Satıcı, tüketicinin tercih ettiği bu talebi yerine getirmekle yükümlüdür” şeklindedir.

Türk Borçlar Kanunun 214. Maddesi; ”Satış sözleşmesinin kurulduğu sırada var olan bir hak dolayısıyla, satılanın tamamı veya bir kısmı bir üçüncü kişi tarafından alıcının elinden alınırsa satıcı, bundan dolayı alıcıya karşı sorumlu olur. Alıcı, elinden alınma tehlikesini sözleşmenin kurulduğu sırada biliyor idiyse satıcı, ayrıca üstlenmiş olmadıkça bundan dolayı sorumlu olmaz. Satıcı, üçüncü kişinin hakkını gizlemişse, sorumluluğunu kaldırma veya sınırlama konusunda yapılmış olan anlaşma kesin olarak hükümsüzdür.

” şeklindedir.

Türk Borçlar Kanunun 217. Maddesi ”Satılanın tamamı alıcının elinden alınmışsa, satış sözleşmesi kendiliğinden sona ermiş sayılır ve alıcı satıcıdan aşağıdaki istemlerde bulunabilir:

1. Satılandan elde ettiği veya elde etmeyi ihmal eylediği ürünlerin değeri indirilerek,ödemiş olduğu satış bedelinin faizi ile birlikte geri verilmesini.

2. Satılanı elinden alan üçüncü kişiden isteyemeyeceği giderleri.

3. Davayı satıcıya bildirmekle kaçınılabilecek olanlar dışında kalan bütün yargılama giderleri ile yargılama dışındaki giderleri.

4. Satılanın tamamen elinden alınması yüzünden doğrudan doğruya uğradığı diğer zararları.

Satıcı, kendisine hiçbir kusur yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe, alıcının satılanın elinden alınması yüzünden uğramış olduğu diğer zararları da gidermekle yükümlüdür.

” şeklindedir.

Türk Borçlar Kanunun 218. Maddesi; ” Satılanın bir kısmı elinden alınmış veya satılan sınırlı ayni bir hakla yüklenmişse alıcı, sadece bu yüzden uğradığı zararın giderilmesini isteyebilir. Ancak alıcının, satılandaki bu durumu bilseydi onu satın almayacağı durum ve koşullardan anlaşılıyorsa, alıcı hâkimden sözleşmenin sona ermesine karar vermesini isteyebilir. Bu durumda alıcı, satılanın elinde kalmış olan kısmını o zamana kadar elde etmiş olduğu yararlarla birlikte, satıcıya geri vermekle yükümlüdür.” şeklindedir.

Tüm dosya kapsamı ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; dava konusu aracın 24/01/2020 tarihinde 182.537,30-TL bedelle satın alınmış olduğu, satın alınmasına müteakip ortaya çıkan çeşitli arızalar nedeniyle ayıplı mal olduğunun iddia edildiği ve ayıpsız misli değiştirilmesinin talep edildiği keşfen yapılan inceleme sonucunda da araçta gizli ayıplı olduğunun tespit edildiği, bu durumda davacı tüketicinin seçimlik haklarından birini kullanmaya hakkının olduğu anlaşılmakla davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davanın kabulü ile … şase numaralı, 34 … plaka sayılı Mercedes marka aracın tüm masrafları davalılara ait olmak üzere ayıpsız misli ile değiştirilmesine,

2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 12.469,12-TL harcın davalılardan alınarak hazineye irat kaydına,

3-6183 sayılı Kanun Hükümleri ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 800-TL arabuluculuk ücretinin davalılardan alınarak hazineye irat kaydına,

4-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 28.380,60-TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacı tarafa ödenmesine,

5-Davacı tarafından yapılan 176,80-TL ptt gideri, 3.600-TL bilirkişi ücreti ve 571,90-TL keşif harcı olmak üzere toplam 4.348,70-TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,

6-Artan gider avansının kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde ilgilisine iadesine,

Dair, davacı vekili ile davalılar vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize ibraz edilecek bir dilekçe ile istinaf edilmesi halinde BAM yolu açık olmak üzere karar verildi. 20/01/2023

Katip E-İMZALIDIR Hakim E-İMZALIDIR

7-İkinci El Gizli ve İmalat Kaynaklı Ayıplı Aracın Misliyle Değişimi Davası: Çoklu Elektronik Sistem Arızaları ve Zamanaşımı İtirazının Reddi

 

TÜRK MİLLETİ ADINA

T.C. BİLECİK  1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

(TÜKETİCİ MAHKEMESİ SIFATIYLA)

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : …

KARAR NO : …

HAKİM : …

KATİP : …

DAVACI : … – (…)

VEKİLİ : Av. ORHAN AKA

DAVALI : … OTOMOTİV PAZARLAMA ANONİM ŞİRKETİ

VEKİLİ : Av…

DAVA : Tüketiciyi Koruma Kanunundan Kaynaklanan (Malın Ayıplı Olmasından Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 11/09/2022

KARAR TARİHİ : 08/03/2023

GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 28/03/2023

 

Mahkememizde görülmekte bulunan Tüketiciyi Koruma Kanunundan Kaynaklanan (Malın Ayıplı Olmasından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili tarafından mahkememize sunulan 12/09/2022 havale tarihli dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirketin ithalatçısı olduğu ve trafiğe ilk kez 06.03.2020 tarihinde tescil edilen, … şasi numaralı, Peugeot 508 GT Line 1.5 Bluehdi marka/model/tipteki aracı, 2. el olarak, … Noterliğinde düzenlenen araç satış sözleşmesi ile, 02.11.2020 tarihinde satın ve teslim aldığını, sıcaklığın yüksek olduğu havalarda; ilk olarak, 06.07.2021 tarihinde 26 bin kilometrede, 02.08.2021 tarihinde 10.08.2021 ve 04.10.2021 tarihlerinde, çalıştırmanın hemen akabinde motor arıza ışığının belirlemesi, çarpma riski algılama riski arızası, otomatik hız sabitleyici arızası, frenleme sistemi arızası, düşük hava kontrolü arızası gibi neredeyse bütün sistemlerin arızalı olduğuna dair verdiği uyarılar ve klimasının çalışmaması, otomatik vitesinin çalışmaması gibi sorunlarla davalının sorumluluğunda bulunan yetkili servislere başvuru yaptığını, hatta bu sorunların çözümü için 04.10.2021 tarihli servis kaydına göre, bsı kutusunun değişmesine rağmen aracın bahsedilen sorunları halen devam ettiğini, davaya konu araç üzerinde, İstanbul’da yer alan bir yetkili servis olan …’de yapılan 16.06.2022 tarihli inceleme sonucu araçtaki arızaların gösterildiği toplam 12 sayfadan ibaret belge yer aldığını, aracın ilk kez trafiğe çıktıktan sonra henüz 26 bin kilometrede, kullanım ömrünün başındaki bu aracın neredeyse bütün elektronik sistemlerinde kullanımı engeller nitelikte sorunlarının ortaya çıkması imalattan kaynaklı gizli ayıplı olduğunu gösterdiğini, tüketicilerin sıfır kilometre araç satın almalarındaki en büyük etkenlerden birinin aracı uzunca bir süre hiçbir sorun yaşamayarak kullanma gayesi olduğunu, ancak müvekkilinin aldığının aracın bir çok kez arıza yaptığını ve müvekkilinin sonuç alınamayan tamir girişimleri ile oyalandığını, garanti belgesi yönetmeliği gereğince misli ile değişim taleplerinin bulunduğunu, araçtaki sorunlarla ilgili ilk olarak, garanti süresi içerisinde olmak üzere, 06.07.2021 tarihinde servise başvurulduğunu, 02.08.2021 tarihinde tekrar servise müracaat edildiğini, 10.08.2021 tarihinde tekrar servise müracaat edildiğini, 04.10.2021 tarihinde tekrar servise müracaat edildiğini, aracın yetkili servis tarafından tamir edilemediğini, taleplerinin kabulüne karar verilmesini, davalı satıcı ve ithalatçıya hitaben İzmir … Noterliğinin 13.06.2022 tarih ve … yev. no.lu ihtarnamesi keşide edilerek aracın ayıpsız misli ile değişimi talep edildiğini ancak olumlu sonuç alınamadığını, arabuluculuk faaliyetlerinin anlaşamama ile sonuçlandığını, fazlaya ilişkin her türlü hakları saklı kalmak kaydıyla delil tespiti taleplerinin kabulüne, tensip ile belirlenecek bir günde, adliye otoparkında hazır edilecek davaya konu araç üzerinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmasına, HMK.nun 402/3 maddesi gereği, kararın işbu dilekçemiz ile birlikte davalıya tebliğine, davaya konu … şasi numaralı, 11 … plaka sayılı Peugeot 508 GT Line 1.5 Bluehdi marka/model/tip/donanımdaki aracın, tüm masrafları davalıya ait olmak üzere ayıpsız misli ile değiştirilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini mahkememizden talep etmiş, bu talebini duruşma esnasında da tekrarlamıştır.

Davalı vekili tarafından mahkememize sunulan 26/10/2022 havale tarihli cevap dilekçesinde; davacının iddialarının dayanaksız ve hukuka aykırı olduğunu, taraflarınca kabul edilemeyeceğini, dava konusu aracın 06/03/2020 tarihinde trafiğe çıktığını, 2 yıllık zaman aşımı süresinin dava tarihi dikkate alındığında dolduğunu ve zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, davacı yanın ayıp iddiası ile ilgili olarak müvekkili şirketin sorumlu tutulamayacağını, dava konusu aracın 06/03/2020 tarihinde trafiğe çıktığını, 2 yıllık zaman aşımı süresinin; dava tarihi de dikkate alındığında, dolduğunu, davacının soyut iddialarının ve taleplerinin reddine karar verilmesini, dava konusu araçta, müvekkil şirkete atfedilebilecek herhangi bir kusurun mevcut olmadığını ve davacı yanın iddialarının mensetsiz olduğunu, davacı tarafça araçtan halen fayda sağlandığını, dava konusu aracın trafiğe çıkış tarihi itibariyle yaklaşık 3 yıl gibi uzun bir süredir kullanıldığını ve güncel olarak 70.000 bin kilometre yol yaptığını, halen kullanılmaya devam edildiğini, davacının 06/07/2021 tarihinde dava konusu araç için Bursa’da bulunan …’e bakım yapılması amacıyla giriş yaptığını ve yan arıza ışığının yandığını beyan ettiğini, yetkili servis tarafından yazılım güncellemesi gerçekleştirdiğini ve aracın davacıya teslim edildiğini, davacının İstanbul’da bulunan farklı bir yetkili servis olan …’e ait yetkili servise 02/08/2021 tarihinde arıza ikaz ışığı yandığı gerekçesiyle götürdüğünü, yapılan testler sonucunda, dava konusu araç güneşin altında da test edilmiş olmasına rağmen, araçta herhangi bir arıza görülemediğini ve işlem yapılmadığını, davacının 10/08/2022 tarihinde …’e giriş yaptığını ve aracın BSI parçasının değişmesi gerektiğinin tespit edildiğini, davacıya ikame araç sağlandığını, aracın BSI parçasının servise varması üzerine araç 04/10/2021 tarihinde yetkili servise bu defa 10/08/2021 tarihli servis girişinde sipariş verilen parça değişimi için giriş yaptığını, 04/10/2021 tarihindeki servis girişinin esasen 10/08/2021 tarihli servis girişine bağlı olarak parça değişimi için olduğunu, arada geçen sürede de davacının aracını kullandığını, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 227. Maddesi ve Tüketici Kanunu’nun 11.Maddesinde sayılan ücretsiz onarım hakkının kullanıldığını, yetkili servisin müşteri memnuniyeti kapsamında ücretsiz olarak davacının bilgisi ve rızası dahilinde gerçekleştirdiğini, davanın reddinin gerektiğini, dava konusu aracın periyodik bakımlarının düzensiz olarak yapıldığını ve bir kısmının yetkili serviste yapılmadığını, aracın birden çok servise götürülmesinin aracın ayıplı olduğu anlamına gelmediğini, davacı yanın taleplerinin orantısız güçlükleri meydana getireceğinden ve hak ve menfaat dengesini bozacağından, huzurdaki davanın reddine karar verilmesinin gerektiğini, dava konusu aracın kullanılmaya devam edildiğini, herkesin haklarını kullanırken dürüstlük kuralına uymasının gerektiğini, davacı yanın taleplerinin dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, dava konusu aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesine karar verilmesi halinde, davacıya sağlanan yarar karşısında müvekkil şirketin uğrayacağı zararın hayli fazla olacağını ve mutlak bir orantısızlık bulunduğunu, davacının ayıpsız misli ile değişim talebinin reddine karar verilmesinin gerektiğini, dava konusunun otomobil olması nedeniyle, teknik üniversitelerin otomotiv ana bilim dalı öğretim üyelerinden bilirkişi heyeti oluşturulmasını ve müvekkil şirketin de katılımı ile birlikte keşif yapılmak suretiyle iddia edilen hususların incelenmesini talep ettiklerini, davanın kabulüne karar verilmesi halinde, araçtaki değer kaybının hesaplanıp müvekkili şirkete ödenmesine karar verilmesinin gerektiğini, dava konusu aracın yaklaşık 3 yıl ve 70 bin kilometre gibi uzun bir süredir ve halen davacı yanın kullanımında olduğunu, davanın kabulüne karar vermesi halinde, dava konusu aracın kullanımından doğan değer kaybının hesaplanmasını ve müvekkili şirkete ödenmesine karar verilmesini, davacı yanın hukuka ve usule aykırı olarak ikame etmiş olduğu huzurdaki davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini mahkememizden talep etmiş, bu talebini duruşma esnasında da tekrarlamıştır.

Mahkememizce Bilecik İl Emniyet Müdürlüğünden dava konusu aracın tescil kaydına ilişkin bilgi ve belgelerin, … Noterliğinden dava konusu aracın satış sözleşmesinin örneğinin, davalı şirketten dava konusu aracın satış dosyası, garanti belgesi, fatura, servis kayıtları, iş emri formu, teslim formu, servis formunun, …’den dava konusu araca ait bilgi ve belgelerin, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezinden araca ait poliçe ve hasar verilerinin, Türkiye Noterler Birliğinden dava konusu acın tescil özetinin gönderilmesi istenilmiş, verilen cevabi yazı içerikleri dosyamız arasına alınıp, incelenmiştir.

Mahkememizce Eskişehir Tüketici Mahkemesine talimat yazılarak; ilde bulunan … Yetkili Servisinde, alınacak randevuya göre belirlenen talimat keşif gününde aracın servise götürülmesi ile keşif yapılması, davacının dava dilekçesinde ileri sürmüş olduğu araçtaki arızaların eksik iş mi, ayıplı mal mı, ayıplı ise ayıpların gizli mi açık mı olduğu hususlarının tespitinin yapılması hususunda rapor düzenlenmek üzere bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından dosyaya sunulan 09/11/2022 havale tarihli bilirkişi raporunda; araçtaki arızalarla ilgili CD görüntülerinin, daha önceki yetkili servislerin iş emirlerindeki arızaların tetkiki ile 27.10.2022 Günü Mahkeme heyetiyle … Yetkili Servisinde, dava korusu aracın BSİ-DİAGBOX cihazı ile modüllerdeki mevcut arızaların tespiti için, yapıları kontrolde; U1F83 87 (Sürücü koltuğunun pmömatik işlevlerinin beyniyle iletişim yok – B1715 64 (Aracın kilitlenme durumu ile sağ ön kapı kilidinin kilitlenme durumu arasında uyumululuk arızası – B120A 86 (Çarpışma riski uyarı fonksiyonu arızası B120D 68 (Çarpışma tehlikelerinde otomatik frenleme fonksiyonu arızası) — B1209 62 (Güvenli takip mesafesi kontrol sisteminin veya uyarlanmış araç hızı sabitleme işlevinin bilgi hatası) — B1324 84 (Soğutma devresinin düşük basıncında emniyet arızası) — U1F1D 88 (CAN LAS şebekesinde sinyal alma ve gönderme arızası/CAN high speed 2) v.s. gibi geçici ve mevcut statü de, rapor ekindeki listelerde belirtilen arızalar tespit edildiği, aracın otomatik vites olduğu, bu arızaların sürücü ile ilgili olmadığı. bu arızaların ayıplı üretimden meydana geldiği, bu arızaları davacının bilmesi ve öngörmesinin mümkün olmadığı, aracın belli süre kullandıktan sonra öğrenmiş olduğundan, araçdaki ayıbın gizli ayıp olduğu rapor edilmiş, taraf vekillerinin bilirkişi raporuna karşı sunacakları itirazlar, sigorta gözetim merkezinden gelen yazı cevabı (aracın daha önce kazaya karıştığına ilişkin kayıtlar nedeniyle değer kaybının belirlenmesi noktasında) gözetilerek, ayrıca taleplerde orantısızlığı olup olmadığının tayini de gerektiğinden malın ayıpsız değerinin ne olacağı, ayıbın önemi ve tüketicinin diğer seçimlik hakları olan bedelden indirim veya ücretsiz onarım haklarına başvurmasının ayıpların niteliği gereği tüketici açısından sorun teşkil edip etmeyeceği hususlarında ek rapor tanzimi için dosya bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından dosyaya sunulan 02/01/2023 havale tarihli ek bilirkişi raporunda; kök rapora bağlı kalınarak, araçta belirli arızaların tespit edildiği ve bunlarında da üretimden kaynaklanan gizli ayıp olduğu rapor edilmiş, davalı vekilinin itirazları ile davacı vekilinin itirazları irdelenerek ayrıca araçta tramer kaydı olduğu dikkate alınarak değer kaybı miktarının ne kadar olduğunun tespiti için dosya bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından dosyaya sunulan 23/02/2023 havale tarihli 2.ek bilirkişi raporunda; kök ve ek raporda belirttiği araçdaki mevcut gizli ayıbın, teknik ve elektronik olarak, davalı şirketçe onarımının yapılabileceği ve bunun maliyetinin ise, onarım sonrasında ortaya çıkabileceği aynı zamanda onarımı yapılmadan (değiştirilecek parça ve işçilikler betli olmadan) şimdiden araçdaki değer kaybının belirlenemeyeceği, aracın 26.01.2021 tarihinde geçirmiş olduğu kaza sonrası yapılan onarımında değiştirilen parça ve yapılan işçilikleri ile aracın kaza öncesi değeri ve km.si hep birlikte değerlendirmeye alarak piyasada ve galerilerde yaptığı araştırmada 7.000,00 TL değer kaybedeceği rapor edilmiştir.

Tüm dosya kapsamı bir bütün halinde değerlendirildiğinde;

Dava, ayıplı aracın yenisi ile değiştirilmesi istemine ilişkindir.

Davacı, Dava konusu … şasi numaralı, 11 … plaka sayılı Peugeot 508 GT Line 1.5 Bluehdi marka/model/tip/donanımdaki ikinci el aracı 02.11.2020 tarihinde 1.700,00 KM de iken dava dışı …’tan araç bedeli olarak 452.000,00 TL karşılığında satın almıştır. Aracın kullanımı sırasında henüz araç 26.763,00 KM de iken 06.07.2021 tarihinde, devamında 02.08.2021, 10.08.2021 ve 04.10.2021 tarihlerinde çalıştırmayla beraber motor arıza ışığının belirlemesi, çarpma riski algılama riski arızası, otomatik hız sabitleyici arızası, frenleme sistemi arızası, düşük hava kontrolü arızası gibi neredeyse bütün sistemlerin arızalı olduğuna dair verdiği uyarılar ve klimasının çalışmaması, otomatik vitesinin çalışmaması gibi sorunlarla davalının sorumluluğunda bulunan yetkili servislere başvuru yaptığını, bu sorunların çözümü için 04.10.2021 tarihli servis kaydına göre, bsı kutusunun değişmesine rağmen aracın bahsedilen sorunları halen devam ettiğini, davaya konu araç üzerinde, İstanbul’da yer alan bir yetkili servis olan …’de yapılan 16.06.2022 tarihli inceleme sonucu araçtaki arızaların gösterildiği toplam 12 sayfadan ibaret belge yer aldığını, araçtaki ayıbın imalattan kaynaklanan gizli ayıp olduğunu ileri sürerek işbu davayı açmıştır.

Uyuşmazlığa dava konusu ürünün satış tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6502 sayılı Kanunun ilgili hükümlerinin uygulanması gerekmektedir.

Taraflarca düzenlenen satış sözleşmesi tarihinde yürürlükte bulunan 28/05/2014 tarih ve 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un (TKHK) ayıplı mal başlıklı 8. maddesinde

(1) Ayıplı mal, tüketiciye teslimi anında, taraflarca kararlaştırılmış olan örnek ya da modele uygun olmaması ya da objektif olarak sahip olması gereken özellikleri taşımaması nedeniyle sözleşmeye aykırı olan maldır.

(2) Ambalajında, etiketinde, tanıtma ve kullanma kılavuzunda, internet portalında ya da reklam ve ilanlarında yer alan özelliklerinden bir veya birden fazlasını taşımayan; satıcı tarafından bildirilen veya teknik düzenlemesinde tespit edilen niteliğe aykırı olan; muadili olan malların kullanım amacını karşılamayan, tüketicinin makul olarak beklediği faydaları azaltan veya ortadan kaldıran maddi, hukuki veya ekonomik eksiklikler içeren mallar da ayıplı olarak kabul edilir” düzenlemesi ile,

TKHK’nın ayıplı maldan sorumluluk başlıklı 9. maddesinde “Satıcı, malı satış sözleşmesine uygun olarak tüketiciye teslim etmekle yükümlüdür.”.

TKHK’nın ispat yükü başlıklı 10. maddesinde “(1) Teslim tarihinden itibaren altı ay içinde ortaya çıkan ayıpların, teslim tarihinde var olduğu kabul edilir. Bu durumda malın ayıplı olmadığının ispatı satıcıya aittir. Bu karine, malın veya ayıbın niteliği ile bağdaşmıyor ise uygulanmaz.

(2) Tüketicinin, sözleşmenin kurulduğu tarihte ayıptan haberdar olduğu veya haberdar olmasının kendisinden beklendiği hâllerde, sözleşmeye aykırılık söz konusu olmaz. Bunların dışındaki ayıplara karşı tüketicinin seçimlik hakları saklıdır.” düzenlemesi vardır.

TKHK’nın tüketicinin seçimlik hakları başlıklı 11. maddesinde “(1) Malın ayıplı olduğunun anlaşılması durumunda tüketici,

a) Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme,

b) Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinden indirim isteme,

c) Aşırı bir masraf gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme,

ç) İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir misli ile değiştirilmesini isteme,

seçimlik haklarından birini kullanabilir. Satıcı, tüketicinin tercih ettiği bu talebi yerine getirmekle yükümlüdür.

(2) Ücretsiz onarım veya malın ayıpsız misli ile değiştirilmesi hakları üretici veya ithalatçıya karşı da kullanılabilir. Bu fıkradaki hakların yerine getirilmesi konusunda satıcı, üretici ve ithalatçı müteselsilen sorumludur. Üretici veya ithalatçı, malın kendisi tarafından piyasaya sürülmesinden sonra ayıbın doğduğunu ispat ettiği taktirde sorumlu tutulmaz. (…)

(6) (…) Tüketici bu seçimlik haklarından biri ile birlikte 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu hükümleri uyarınca tazminat da talep edebilir.” düzenlemesi ile

TKHK’nın zamanaşımı başlıklı 12. maddesinde ise “(1) Kanunlarda veya taraflar arasındaki sözleşmede daha uzun bir süre belirlenmediği takdirde, ayıplı maldan sorumluluk, ayıp daha sonra ortaya çıkmış olsa bile, malın tüketiciye teslim tarihinden itibaren iki yıllık zamanaşımına tabidir. Bu süre konut veya tatil amaçlı taşınmaz mallarda taşınmazın teslim tarihinden itibaren beş yıldır.

(2) Bu Kanunun 10 uncu maddesinin üçüncü fıkrası saklı olmak üzere ikinci el satışlarda satıcının ayıplı maldan sorumluluğu bir yıldan, konut veya tatil amaçlı taşınmaz mallarda ise üç yıldan az olamaz.

(3) Ayıp, ağır kusur ya da hile ile gizlenmişse zamanaşımı hükümleri uygulanmaz.” düzenlemesi yapılmıştır.

Yukarıda yer alan yasal düzenlemeler karşısında; tüketicinin malın ayıplı olduğu iddiası ile seçimlik haklarından faydalanabilmesi için ayıbı belirli bir süre içinde ihbar etmesi yükümlülüğünün bulunduğundan ve bunun bir süreye tabi olduğundan söz edilemeyecektir. 6502 sayılı TKHK 10. Maddesindeki düzenleme gereği teslim tarihinden itibaren altı ay içerisinde ortaya çıkan açık ve gizli ayıplar yönünden tüketicinin ihbar yükümlülüğü bulunmamakta olup tüketici bu hakkı TMK’nın 2/2. maddesi çerçevesinde hakkın kötüye kullanıldığı itirazına konu olmayacak şekilde kullanabilir. Tüketici iki yıllık zamanaşımı süresi içinde (konut ve tatil amaçlı taşınmazlarda 5 yıl), Türk Medeni Kanunu’nun 2/2 maddesi çerçevesinde hakkın kötüye kullanıldığı itirazına konu olmayacak şekilde, ayıbı tespit ettiği sürece seçimlik haklarını da kullanabilecektir.

Yine Garanti Belgesi Yönetmeliğinin 9. Maddesine göre tüketicinin, ücretsiz onarım hakkını kullanması halinde malın; garanti süresi içinde tekrar arızalanması, tamiri için gereken azamisürenin aşılması, tamirinin mümkün olmadığının, yetkiliservis istasyonu, satıcı, üretici veya ithalatçı tarafından bir raporla belirlenmesi durumlarında; tüketici malın bedel iadesini, ayıp oranında bedel indirimini veya imkan varsa malın ayıpsız misli ile değiştirilmesini satıcıdan talep edebilir. Satıcı, tüketicinin talebini reddedemez. Bu talebin yerine getirilmemesi durumunda satıcı, üretici ve ithalatçı müteselsilen sorumludur. Malın ayıpsız misli ile değiştirilmesinin satıcı için orantısız güçlükleri beraberinde getirecek olması halinde tüketici, sözleşmeden dönme veya ayıp oranında bedelden indirim haklarından birini kullanabilir. Orantısızlığın tayininde malın ayıpsız değeri, ayıbın önemi ve diğer seçimlik haklara başvurmanın tüketici açısından sorun teşkiledip etmeyeceği gibi hususlar dikkate alınır. Tüketicinin sözleşmeden dönme veya ayıp oranında bedelden indirim hakkını seçtiği durumlarda, satıcı, malın bedelinin tümünü veya bedelden yapılan indirim tutarını derhal tüketiciye iade etmek zorundadır. Tüketicinin, malın ayıpsız misli ile değiştirilmesi hakkını seçmesi durumunda satıcı, üretici veya ithalatçının, malın ayıpsız misli ile değiştirilmesi talebinin kendilerine bildirilmesinden itibaren azami otuziş günü içerisinde, bu talebi yerine getirmesi zorunludur. Birinci fıkranın (c) bendinde belirtilen raporun, arızanın bildirim tarihinden itibaren o mala ilişkin azami tamir süresi içerisinde düzenlenmesi zorunludur.

Buna göre somut dosya ele alındığında; dava konusu araç hakkında eldeki dava ile beraber delil tespiti talebinde de bulunması üzerine dava konusu araç Eskişehir ilinde yer alan … yetkili servisinde alanında uzman bilirkişi tarafından incelenebilmesi için ilgili mahkemeye yazılan talimat sonucu dosyaya kazandırılan detaylı 09/11/2022 havale tarihli bilirkişi raporundaki tespitlere ve dosyaya sunulan belgeler ve CD içeriğine, servis kayıtlarına göre; araçtaki kusurların gizli ve imalattan kaynaklı olduğu, otomatik vites olan araçta tespit edilen arızaların kullanımdan kaynaklanamayacağı, dava konusu araçtaki ayıbın, arızalı parçaların veya ilgili parçaların bağlı bulunduğu bölümlerin işlevsel olmamasından ve üretim hatasından kaynaklandığı, ayıbın aracın uğramış olduğu 26.01.2021 tarihli kazada hasar alan bölümü, üzerinde işçilik olan parçaları ve kaza ile şikayete konu arızalar nedeniyle servise ilk başvuru tarihi olan 06.07.2021 tarihi arasındaki zaman farkı nedeniyle araçtaki arızaların aldığı hasardan kaynaklanmadığı kanaatine ulaşıldığı, ayıbın gizli ayıp olduğunun bilirkişi rapor ile ispatlanması, aracın satış tarihi itibariyle toplam bedeline göre ayıplı bedelinin oranı farkının, ayıbın bedel indirimi ile telafi edilmesinin mümkün ve davacı tarafından kabul edilebilecek mahiyette olamayacağı yönünde mahkememizde oluşan düşünce, hükme esas alınan bilirkişi raporunun teknik ayrıntı ve denetime elverir nitelikte bulunması göre davacı tarafından 1.700,00 KM da iken alınan aracın, davacı tarafından 0 km araç gibi değerlendirilmesinin hem hayatın olağan akışına uygun olduğu, hem de satın alınan araca ödenen bedel ve olması gereken performansın 0 km yeni bir araç alınmasındaki beklenti ile aynı olabileceği, kaldı ki garanti süresi içerisinde yaşanılan bu arızaların meydana gelmesi karşısında, davacının 0 araç muadilinde araç alımına dair amaç ve beklentilerinin karşılanmadığı hususları dikkate alındığında davacının misli ile değişim talebinin iyiniyet kurallarına aykırı olmayacağı anlaşılmakla davanın kabulü gerekmiştir.

Ayrıca, 6502 sayılı Yasa’nın 11. maddesi kapsamında misli ile değişim talebinin satıcı, ithalatçı, üreticiye karşı kullanılabilecek olmasına sebebiyle davalı tarafa husumet yöneltilmesinde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmamaktadır.

Bundan başka, dava aracın satın alınmasından buyana hasarının bulunmamasına göre salt kullanımdan kaynaklanan değer düşüklüğünden davacı tüketicinin sorumlu olmayacağı, öte yandan, davacının garanti süresi içerisinde davalıya müracaat etmesi ve 6502 sayılı TKHK’ nın zamanaşımı başlıklı 12/3 maddesi kapsamında ayıbın ağır kusur ve hile ile gizlenmesi halini oluşturmakta olup, bu durumda iki yıllık zamanaşımı süresinin uygulanmasının mümkün olmamasına göre davalı tarafın bu yöne değinen savunmaları yerinde görülmemiştir.

HÜKÜM : Yukarıda açıklanın nedenlerle ;

Davacının misli ile değişim talebinin KABULÜ İLE,

Dava konusu … şasi numaralı, 11 … plaka sayılı Peugeot 508 GT Line 1.5 Bluehdi marka/model/tip/donanımdaki aracın aracın tüm takyidatlardan ari olarak ayıpsız misli ile değiştirilmesine, bu aracın davacı tarafça davalıya iadesine,

Aracın misli ile değişiminin mümkün olmaması halinde 2004 sayılı İİK 24 maddesine göre işlem yapılmasına,

Alınması gerekli 179,90 TL harcın DAVALIDAN TAHSİLİ İLE HAZİNEYE GELİR KAYDINA,

Davacı tarafından yargılama gideri olarak sarfedilen 3017,49 TL’nin DAVALIDAN TAHSİLİ İLE DAVACIYA ÖDENMESİNE,

Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,

Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereği hesap olunan 66.280,00 TL vekalet ücretinin DAVALIDAN TAHSİLİ İLE DAVACIYA ÖDENMESİNE,

6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca kamu tarafından karşılanan 800,00 TL’nin DAVALIDAN ALINARAK HAZİNEYE GELİR KAYDINA,

HMK’nun 297/1-ç ve 333. maddesi gereği taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının HMK gider avansı tarifesinin 5/1 maddesi uyarınca hüküm kesinleştikten sonra taraflara İADESİNE,

Dair, karar gerekçesi ile birlikte tefhim edilmediğinden, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesi’nin ilgili Dairesine İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzlerine karşı, açıkça okunup, usulen anlatıldı. 08/03/2023

Katip                                  Hakim

e-imzalıdır                       e-imzalıdır

8-Sıfır Kilometre Aracın Üretim Kaynaklı Gizli Ayıpları Nedeniyle Misliyle Değişimi Davası: Motor Teklemesi, Çekiş Düşüklüğü ve Zamanaşımı ile Husumet İtirazlarının Reddi

 

TÜRK MİLLETİ ADINA

T.C. ANKARA BATI 2. TÜKETİCİ MAHKEMESİ

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : …

KARAR NO : …

HAKİM : …

KATİP : …

 

DAVACI : … – … … / ANKARA

VEKİLİ : Av. ORHAN AKA

 

DAVALILAR : 1- … Otomotiv Pazarlama Anonim Şirketi

VEKİLİ : Av…

: 2- … Otomotiv Ticaret Ve Sanayi Limited Şirketi

VEKİLİ : Av…

 

DAVA : Ayıplı Aracın Misli ile Değişimi

DAVA TARİHİ : 09/09/2022

KARAR TARİHİ : 30/03/2023

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH : 10/04/2023

Davacı tarafça açılan dava, mahkememizin yukarıda belirtilen numarasına kaydedilmekle, dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, davalıların satıcısı ve ithalatçısı olduğu, … şasi numaralı, … marka/model/tipteki aracı, 18/06/2020 tarihinde 165.393,21-TL bedelle sıfır kilometre olarak satın aldığını, aracın ilk olarak garanti süresi içerisinde 07/04/2022 tarihinde Ankara’da bulunan yetkili servise götürüldüğünde herhangi bir sorun olmadığının ifade edildiğini, 13/04/2022 ve 17/04/2022 tarihlerinde aynı sorun nedeniyle tekrar servise müracaat edildiğini, yetkili servis tarafından tamir edilemediğini, en son motorunun da sökülmesi ile sorunun giderileceği ifade edildiğinde müvekkilinin de bu tamirat girişimini kabul etmediğini, zira müvekkilinin aracın şanzımanının sökülmesine de onay vermemesine rağmen bu hususun onay alınmaksızın gerçekleştirildiğini, aracın ilk tamirde doğru bir biçimde onarılmaması üzerine tekrar arızalandığını, bu nedenle misli ile değişim taleplerinin kabulüne karar verilmesinin gerektiğini, sıfır km olarak satın alınan bir aracın henüz satın alındığı tarihin üzerinden 2 yıl dahi geçmeden arızalanması, aracın en önemli bölümleri olan şanzıman ve motorunun sökülmesi, bu sorunların aracın kullanımını engellemesi ve aracın 17/04/2022 tarihinden bu yana halen kullanılamıyor oluşu, servise birden çok defa müracaat edilmesine rağmen, servisin sorunu tespit edememesi, salt tespit edebilmek amacıyla müvekkilinin onayının alınmadan şanzımanın ve motorunün söküp dağıtmasının kabul edilemeyeceğini, davaya konu aracın, objektif olarak sahip olması gereken özellikleri taşımadığını, muadili olan mallar gibi kullanım amacını karşılamadığını, davalı satıcı ve ithalatçıya hitaben … Noterliğinin … tarih ve … yevmiye nolu ihtarnamesinin keşide edilerek aracın ayıpsız misli ile değişiminin talep edildiğini ancak olumlu sonuç alınamadığını, hali hazırda aracın tamir edilmediğini, tamir edilmesi halinde delillerin kaybolacağını, dolayısıyla duruşma günü beklenmeksizin tensip ile belirlenecek bir günde araç üzerinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmasını talep ettiklerini ileri sürerek fazlaya ilişkin her türlü hakları saklı kalmak kaydıyla, öncelikle delil tespiti taleplerinin ve davanın kabulü ile dava konusu aracın, tüm masrafları davalılara ait olmak üzere ayıpsız misli ile değiştirilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı … Otomotiv Pazarlama Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımı süresinden sonra açıldığını, dava konusu araçta üretimden kaynaklı herhangi bir ayıbın söz konusu olmadığını, teslim tarihinden itibaren 6 ay içinde ortaya çıkan ayıpların ispat yükünün satıcıda olmasına rağmen 6 ay geçtikten sonra ortaya çıkan ayıplarda ispat yükünün davacıda olduğunu, davacının iddiasını ispat etmesinin gerektiğini, bir an için dava konusu aracın gizli ayıplı olduğu varsayılsa dahi, malın ayıpsız misliyle değişiminin orantılılık ilkesine ve hakkaniyet kurallarına aykırılık teşkil edeceğini savunarak haksız, mesnetsiz ve kötü niyetli davanın öncelike esasa girilmeksizin usulden, aksi halde esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı … Otomotiv Ticaret Ve Sanayi Limited Şirketi vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin … Otomotiv Pazarlama A.Ş.nin bayisi olduğunu, üretici veya imalatçı pozisyonunda olmadığını, davacının taleplerinden dolayı müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, bu nedenle işbu davada müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, bu nedenle davaya ilişkin zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davacının iddia ettiği gizli ayıbın varlığını kabul etmemekle birlikte; iddia edilen ayıbın kaynağının tüketicinin kullanımından kaynaklanıp kaynaklanmadığının tespitinin yapılmadığını, bu noktada müvekkiline sorumluluk yüklenilmesinin açıkça hukuka aykırı olduğunu, davacının dayanaktan yoksun kötüniyetli olarak işbu davayı müvekkiline yönelttiğini, misli ile değişim talebinin hakkaniyete ve taraflar arasındaki hak ve menfaat dengesine aykırı olduğunu, davacı meydana gelen ayıbı uygun zamanda bildirmediğinden ve dava dilekçesinde iddia ettiği hususları ispatlayacak herhangi somut delil de önde sürmediğinden davanın reddinin gerektiğini, dava konusu aracın müvekkili servise getirilmediğini, dava dışı serviste yapılan işlemlerden dolayı müvekkilinin sorumlu tutulmasının beklenemeyeceğini, davacıya dava dışı servis tarafından ücretsiz onarım teklif edildiğini, ancak davacının iş bu teklifi kabul etmediğini, dava konusu araca ilişkin servis işlemlerinin hepsinin dava dışı … ve … Yetkili Servisinde yapıldığını, serviste ayıplı hizmetin söz konusu olması halinde bu durumdan müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını iddia ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Dava dilekçesinde belirtilen şirket ve yetkili servisler ile davalı şirketlere müzekkereler yazılarak dava konusu araca ait servis kayıtları, iş emri ve teslim formu gibi tüm evraklarının gönderilmesi istenmiştir.

Davacı tarafından davalılara gönderilen … Noterliğinin … tarih ve … yevmiye numaralı ihtarnamesi ve tebliğ evrakı istenmiştir.

Mahkememize açılan dava, satın alınan aracın ayıplı olması nedeniyle ayıpsız misli ile değişimi istemine ilişkindir. Dava konusu araçta meydana geldiği iddia olunan boya atmaları yönündeki talebin iddianın genişletilmesi kapsamında bulunduğu ve davalılarca muvafakat verilmediği anlaşıldığından bu hususta inceleme yapılmasına yer olmadığına karar verilmiştir.

Dava konusu araç üzerinde keşif yapılarak bilirkişiden rapor alınmıştır. Bilirkişi raporunda; “iş bu dava dosyasındaki – bilgiler, belgeler ve keşifle birlikte yapılan gözlemler değerlendirildiğinde; davalı firmanın yetkili servisi tarafından yapılan tespitte; çekişme konusunun aracın motorunda sonradan ortaya çıkan gizli ayıp olduğu ve onarımının garanti kapsamında gerçekleştirilerek ayıbın giderileceği taahhüdünün verilmiş olduğu; dava konusu araca ait hasar kaydının olmadığı; keşif tarihi itibariyle yetkili servisinde beyan ve kabul ettiği gizli ayıp konusunun; dava konusu aracın motorunda tekleme ve çekiş düşüklüğünün mevcut olduğu, yetkili serviste garanti kapsamında onarılabileceği bulunduğu koşullar gereği, dava konusu araçtaki gizli ayıbın misli ile değişimi gerektirdiği takdir edildiğinde eşdeğer olarak 2020 model ve sıfir km” de aracın temini mümkün olmayacağından bilirkişi rapor tarihi itibariyle piyasa rayiç bedelinin 530.000,00 TL olacağı, Nispi Metot göre sıfır araç alındıktan sonra garanti süresi içerisinde iken ortaya çıkan motor ayıbının garanti kapsamında onarıldıktan sonraki hali ile değer kaybına uğramış olacağından davacıya 24.322,53 TL bedel indirimi yapılması gerektiği” yönünde hazırladığı raporunu dosyaya sunmuştur.

Yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafından 6502 sayılı TKHK’nun 11. maddesindeki seçimlik haklardan aracın ayıpsız misli olarak değiştirilmesi talebinde bulunulduğu, davalı tarafça zamanaşımı ve husumet itirazında bulunularak davanın reddininin talep edildiği görülmüştür.

Dava konusu … şasi numaralı, … marka/model/tipteki aracın 18/06/2020 tarihli fatura ile 165.393,21-TL bedelle sıfır kilometre olarak satın aldığı, aynı şikayetlerle aracın 3 kez servise gittiğine ilişkin servis kaydının bulunduğu, dava tarihi itibariyle dava konusu aracın davacı adına kayıtlı olduğu anlaşılmıştır.

Eldeki dava da, dava konusu aracın ayıplı olup olmadığı ve misli ile değişimi gerektirip gerektirmediği, zamanaşımı süresinin dolup dolmadığı, husumet bulunup bulunmadığı hususunda uyuşmazlık bulunmaktadır.

Dava konusu ürünün satış tarihi itibariyle dava konusu olayda 6502 Sayılı Kanun’un uygulanması gereken 6502 sayılı Yasanın 8. maddesine göre; “Ayıplı mal, tüketiciye teslimi anında, taraflarca kararlaştırılmış olan örnek ya da modele uygun olmaması ya da objektif olarak sahip olması gereken özellikleri taşımaması nedeniyle sözleşmeye aykırı olan maldır.”

“Ambalajında, etiketinde, tanıtma ve kullanma kılavuzunda, internet portalında ya da reklam ve ilanlarında yer alan özelliklerinden bir veya birden fazlasını taşımayan; satıcı tarafından bildirilen veya teknik düzenlemesinde tespit edilen niteliğe aykırı olan; muadili olan malların kullanım amacını karşılamayan, tüketicinin makul olarak beklediği faydaları azaltan veya ortadan kaldıran maddi, hukuki veya ekonomik eksiklikler içeren mallar da ayıplı olarak kabul edilir.”

6502 sayılı Yasanın 9. maddesine göre; “Satıcı, malı satış sözleşmesine uygun olarak tüketiciye teslim etmekle yükümlüdür.”

6502 sayılı Yasanın 10. maddesine göre; “Teslim tarihinden itibaren altı ay içinde ortaya çıkan ayıpların, teslim tarihinde var olduğu kabul edilir. Bu durumda malın ayıplı olmadığının ispatı satıcıya aittir. Bu karine, malın veya ayıbın niteliği ile bağdaşmıyor ise uygulanmaz.”

6502 sayılı Yasanın 11. maddesinde tüketicinin seçimlik hakları düzenlenmiş olup, buna göre; “Malın ayıplı olduğunun anlaşılması durumunda tüketici, satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme, satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinden indirim isteme, aşırı bir masraf gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme, imkân varsa, satılanın ayıpsız bir misli ile değiştirilmesini isteme, seçimlik haklarından birini kullanabilir. Satıcı, tüketicinin tercih ettiği bu talebi yerine getirmekle yükümlüdür.”

6502 sayılı Yasanın 12. maddesinde zamanaşımı düzenlenmiş olup, buna göre; “Kanunlarda veya taraflar arasındaki sözleşmede daha uzun bir süre belirlenmediği takdirde, ayıplı maldan sorumluluk, ayıp daha sonra ortaya çıkmış olsa bile, malın tüketiciye teslim tarihinden itibaren iki yıllık zamanaşımına tabidir. Bu süre konut veya tatil amaçlı taşınmaz mallarda taşınmazın teslim tarihinden itibaren beş yıldır. Bu Kanunun 10 uncu maddesinin üçüncü fıkrası saklı olmak üzere ikinci el satışlarda satıcının ayıplı maldan sorumluluğu bir yıldan, konut veya tatil amaçlı taşınmaz mallarda ise üç yıldan az olamaz. Ayıp, ağır kusur ya da hile ile gizlenmişse zamanaşımı hükümleri uygulanmaz.”

Eldeki davada davacının davaya konu aracı 18/06/20020 tarihinde davalı … Otomotiv San. Ve Tic. Ltd. Şirketinden satın aldığı, aracın garanti süresi içerisinde, 6502 sayılı Kanunun 11. Maddesi gereğince satıcının ayıptan sorumlu olduğu anlaşılmakla davalı vekillerinin zamanaşımı ve husumet itirazının reddinin gerektiği kanaatine varılmıştır.

Mahkememizce dava konusu araç üzerinde keşif yapılmış ve tarafların iddiaları ve savunmaları doğrultusunda bilirkişiden alınan denetime elverişli ve gerekçeli olarak hazırlanan rapora göre aracın motorunda tekleme ve çekiş düşüklüğünün mevcut olduğu, garanti süresi içinde aynı arızanın ikiden fazla tekrar ettiği ve halen aynı arızanın var olduğu, bu durumun tahsis ve kullanım amacı bakımından araçtan yararlanmayı engellediği, kullanıcının ondan beklenen faydaları azalttığı ve araçtaki değer kaybının 24.322,53 TL olduğunun tespit edildiği ve aracın gizli ayıplı olduğu, dava konusu araca ait hasar kaydının bulunmadığı ve kullanıcıdan kaynaklı arızanın söz konusu olmadığı, üretim kaynaklı motorunda tekleme ve çekiş düşüklüğü arızası dolayısıyla gizli ayıbının söz konusu olduğu, yetkili serviste yapılan işlemler ile arızanın araçta beklenen faydayı sağlayacak düzeyde giderilemediğinin tespiti nedeniyle davacının dava konusu aracın ayıplı olduğu iddiasında haklı olduğu anlaşılmıştır.

Yukarıda yer alan yasal düzenlemelere göre, tüketici seçimlik haklarından herhangi birisini kullanabilecektir. Kanun tarafından korunan sözleşme taraflarından tüketicinin yanında, kurulacak hükmün sözleşmenin diğer tarafı olan satıcı için de orantısız güçlükleri de beraberinde getirmemesi gerekir.

Tüm dosya kapsamı ile dava konusu araç hakkında uzman bilirkişiden alınan, ayıp iddiasının niteliği itibarı ile maddi olgulara dayanan, bilimsel ve objektif nitelikte, mahkeme, taraf ve kanun yolu denetimine uygun ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporuna göre araçtaki ayıbın imalattan kaynaklanan gizli ayıp olduğu, aynı şikayetlerle 3 kez servise gittiği ve sorunun giderilemediği, bu nedenle ayıbın esaslı nitelikte olduğu, 6502 sayılı Kanunun 10/1. maddesi gereğince bu ayıpların teslim tarihinde de varlığının ve dolayısıyla da üretimden kaynaklı olduğunun kabulünün gerektiği araçta kullanıcı hatasından kaynaklanan herhangi bir sorunun bulunmadığı, bunun aksinin de ispat edilemediği, davacının mevcut haliyle otomobilden beklediği faydayı sağlamasının mümkün olmadığı ve 6502 sayılı Kanunun 11. maddesi gereğince seçimlik haklarını kullanabileceği, davacının ayıplı mal niteliğindeki otomobili kabul etmeye ve kullanmaya zorlanamayacağı, aracın misli ile değişiminin davalı satıcı için aşırı orantısızlık da oluşturmadığı (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin 08/12/2021 tarih, 2020/1465 esas, 2021/2608 karar sayılı ilamı ve 23/12/2021 tarih, 2020/1520 esas, 2021/2798 karar sayılı ilamı ) kanaatine varılmakla, tüm bu açıklamalar doğrultusunda davanın kabulü ile dava konusu aracın davalılarca müştereken ve müteselsilen ayıpsız misli ile değiştirilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

 

HÜKÜM / Yukarıda açıklanan gerekçelerle;

1-Davacının davasının KABULÜ ile, Davacıya ait … şasi nolu, … motor nolu, … plakalı aracın müştereken ve müteselsilen davalı taraflarca AYIPSIZ MİSLİ İLE DEĞİŞTİRİLMESİNE,

2-Karar ve ilam harcı olarak hesaplanan 11.298,01 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irad kaydına,

3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 25.808,98 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,

4-Davacı tarafından karşılanan; tebligat, müzekkere, keşif harcı ve bilirkişi ücretinden ibaret toplam 1.760,40 TL yargılama giderinin, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,

5-6502 sayılı TKHK’nun 73/A maddesinin 4. Fıkrası gereğince Arabuluculuk faaliyeti sırasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 840,00 TL arabulucu ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye gelir kaydına, bu hususta 6183 sayılı yasa gereğince harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,

6-Gider avansının kullanılmayan kısmının HMK’nın 333. maddesi gereğince karar kesinleşince taraflara iadesine,

Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren iki (2) hafta içerisinde, mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başkaca bir yer Tüketici Mahkemesine verilecek dilekçe ile başvurularak Ankara Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 30/03/2023

Katip Hakim
(e-imzalı) (e-imzalı)

9-Sıfır Kilometre Araçta Satış Öncesi Gizlenen Ayıp ve Bitmeyen Arızalar Nedeniyle Misliyle Değişim Davası: Motor ve Şanzıman Parçaları

TÜRK MİLLETİ ADINA

T.C. TURGUTLU 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

(TÜKETİCİ MAHKEMESİ SIFATIYLA)

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : …

KARAR NO : …

HAKİM : …

KATİP : …

 

DAVACI : … – (…)

VEKİLLERİ : Av. … – Av. ORHAN AKA

DAVALI : 1- … MOTORLU ARAÇLAR SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ

VEKİLİ : Av. …

DAVALI : 2- … MOTORLU ARAÇLAR İMAL VE SATIŞ ANONİM ŞİRKETİ

VEKİLLERİ : Av. … – Av. … – Av. …

DAVA : Tüketiciyi Koruma Kanunundan Kaynaklanan (Malın Ayıplı Olmasından Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 28/05/2021

KARAR TARİHİ : 04/05/2023

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH : 24/05/2023

 

Mahkememizde görülmekte bulunan Tüketiciyi Koruma Kanunundan Kaynaklanan (Malın Ayıplı Olmasından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili tarafından mahkememize sunulan 28/05/2021 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalılardan … Motorlu Araçlar İmal ve Satış A.Ş.’nin ithalatçısı, diğer davalı … Motorlu Araçlar San. ve Tic. A.Ş.’nin ise satıcısı olduğu 2017 model Dacia Logan marka aracın 12/09/2017 tarihli faturaya istinaden 45.944,46-TL bedel ile sıfır kilometre olarak satın aldığını ve 13/09/2017 tarihinde adına tescil edilerek 15/09/2017 tarihinde araç tesliminin gerçekleştirildiğini, müvekkilinin aracın teslim edilmesinden sonra zaman içerisinde yağ kaçırma ve vites geçişinde zorlanma sorunuyla karşı karşıya kaldığını, müvekkilinin aracın 11245 kilometrede iken periyodik bakımı ve yağ sorununun çözümü için yetkili servise periyodik kontrol için 25/09/2018 tarihinde aracın yetkili servise götürdüğünü, yapılan bakım ve işlemler sonrasında yetkili servis tarafından araçta onarım yapıldığı ve artık vites geçişlerinin normal olduğunun söylendiğini, ancak araçtaki yağ kaçırma sorunu ve vites geçişlerinde yaşanan sorunların ortadan kalkmadığını, müvekkili tarafından “…port” isimli uygulama üzerinden yaptığı kontrolden aracın satın alındığı tarihten önce servis kaydının bulunduğunun, motor ve şanzımanla ilgili olarak birçok önemli parçasının değiştiğinin fark edildiğini, bunun üzerine müvekkili tarafından aracın satın alındığı davalı … Motorlu Araçlar San. ve Tic. A.Ş. yetkilileri ile iletişime geçtiğini ve müvekkiline bu kayıtların bu tür araçların üretiminden kaynaklı malzeme kalitesizliği nedeni ile iyileştirme çalışmasından kaynaklandığı, aracın şanzımanının söküldüğü, şanzıman ile motor arasındaki volanın değiştiği, volanı üretiminden kaynaklı arızalı olan araçlara bu şekilde işlemlerin yapıldığı, telefonda sözlü olarak bildirildiğini, araçta bulunan ayıbın gizli ayıp olduğunu beyan ederek, davaya konu aracın ayıplı olması nedeniyle aracın tüm masrafları davalılara ait olmak üzere ayıpsız misli ile değiştirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalılara usulüne uygun dava dilekçesi tebliğ edilmiş olup, davalılardan … Motorlu Araçlar İmal ve Satış A.Ş. vekili tarafından sunulan 09/07/2021 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davacının kullanımındaki aracın yalnızca dağıtıcısı olduğunu, davaya konu aracın üreticisi olmadığını, davacının ihbar ayıp süresine uymadığını, açılmış olan esasa girilmeksizin usulen reddi gerekeceği, dava konusu aracın 3 yıllık garanti süresinin sona erdiğini, garantisi sona eren bir aracın onarımının ücretsiz yapılmasını talep edemeyeceğini, davacının aracın garantisi sona erdikten sonra şirketlerine başvuru yaptığını ve aracın ücretsiz olarak onarılmasını talep ettiğini, dava konusu araçta herhangi bir ayıbın bulunmadığını, davada araç değişimi talep edebilme için gerekli koşulların oluşmadığını, dava konusu araçta teknik bir arıza veya herhangi bir ayıbın da bulunmadığını, araçta davacının iddia ettiği yağ eksilmesinin normal olduğunu, dava konusu aracın halen davacı tarafça sorunsuz olarak kullanıldığını, aracın tamamiyle onarıldığını, aracın halihazırda sorunsuz olarak kullanıldığını ve kilometresinin arttığını, maldan yararlanmaya engel halinin bulunmadığını ve iddiaların ispatlanamadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.

Davalılardan … Motorlu Araçlar San. ve Tic. A.Ş. vekili tarafından mahkememize sunulan 19/07/2021 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; davacının ihbar yükümlülüğünü yasal süresi içerisinde yerine getirmediğini, dava konusu araçta meydana gelen ayıbı hemen müvekkiline bildirmediğini, davacının satılan aracı ayıp ile birlikte kabul ettiğini, davacının aracını garanti kapsamında yararlanması için aracın bakımlarını düzenli ve yetkili serviste yaptırması gerektiğini, ancak davacının aracın bakımlarını düzenli ve yetkili serviste yaptırmadığını, aracın satışı sırasında aracın davacı tarafından muayene edildiğini, aracı ekspertiz kayıtı, hasarsız ve ayıpsız olarak teslim aldığını, davacının aracın teslim alındığı sırada ayıplı olduğunu ispat etmekle yükümlü olduğunu, aracın davacıya kusursuz olarak teslim edildiğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.

HUKUKİ DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREÇKE:

Dava, satım konusu aracın ayıplı olması nedeniyle 6502 sayılı Kanun’un 11/1-ç maddesinde belirtilen satılanın ayıpsız bir misliyle değiştirilmesi istemine ilişkindir.

Ayıplı malın tanımı 6502 sayılı yasanın 8. Maddesinde açıklanmıştır. 8. Maddenin 2. Fıkrası gereğince ambalajında, etiketinde, tanıtma ve kullanma kılavuzunda, internet portalında ya da reklam ve ilanlarında yer alan özelliklerinden bir veya birden fazlasını taşımayan; satıcı tarafından bildirilen veya teknik düzenlemesinde tespit edilen niteliğe aykırı olan; muadili olan malların kullanım amacını karşılamayan, tüketicinin makul olarak beklediği faydaları azaltan veya ortadan kaldıran maddi, hukuki veya ekonomik eksiklikler içeren mallar da ayıplı olarak kabul edilir.

6502 sayılı yasanın 11. maddesinde, malın ayıplı olması durumda tüketicinin seçimlik hakları düzenlenmiştir. Bu seçimlik haklarda tüketici; bedel iadesini de içeren sözleşmeden dönme, malın ayıpsız misliyle değiştirilmesi veya ayıp oranında bedel indirimi ya da ücretsiz onarım isteme haklarına sahiptir. Satıcı, tüketicinin tercih ettiği bu talebi yerine getirmekle yükümlüdür. Açıklandığı şekilde tüketici seçimlik haklarından herhangi birisini kullanabilecektir. Öğretide ve uygulamada da kabul edildiği üzere tüketicinin seçimlik haklarını tek yanlı ve varması gereken bir irade açıklamasıyla kullanması gerekmektedir. Tüketici bu haklardan hangisini seçtiğini, bir kez bildirmekle, seçim hakkını kullanmış olur ve artık tercihini değiştiremez. Çünkü, satıcı kayıtsız şartsız, bildirilen tercihi yerine getirmek zorundadır. Bu nedenle tüketicinin seçim hakkı, bir kez kullanılmakla sona ermekte ve onun yerine tercih ettiği hak geçmektedir. Bu özelliği nedeniyle, tüketicinin seçimlik hakkının yenilik doğrucu (inşai) haklardan olduğunu söyleyebiliriz.

Dava konusu aracın, davacı tarafından 12/09/2017 tarihli, Seri A, Sıra No 266163 numaralı fatura ile 45.944,46 TL bedelle, davalılardan … Motorlu Araçlar İmal ve Satış Anonim Şirketi’nin yetkili satıcısı olan … Motorlu Araçlar ve Tarım Ürünleri Sanayi Ticaret Anonim Şirketi’nden satın alındığı, aracın trafik kaydında hak mahrumiyeti bulunmadığı ve aracın davacı adına kayıtlı olduğu anlaşmıştır.

… 1. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen … Esas, … Karar sayılı, … tarihli karar ile … 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin … Esas sayılı dosyası ile mahkememizin … Esas sayılı dosyası arasında hukuki ve fiili bağlantı bulunduğu gerekçesi ile … 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin … Esas sayılı dosyasının mahkememizin … Esas sayılı dosyamız ile birleştirilmesine karar verildiği, verilen birleştirme kararı gereği dosyanın mahkememize gönderildiği, mahkememizce görülen … tarihli celsenin 1 nolu ara kararı ile birleşen … 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin … Esas sayılı dosyasının işbu dosyadan tefrikine karar verildiği, verilen tefrik kararı gereği dosyanın mahkememizin işbu … Esas sayılı sırasına kaydının yapıldığı, mahkememizce verilen … Esas, … Karar sayılı, … tarihli karar ile mahkememizin yetkisizliğine hükmedildiği görülmüştür.

Mahkememizce dava konusu araç başında keşfen inceleme yapılmasına karar verilmiş olup, yapılan keşfen inceleme sonucunda resen tayin edilen Makine Mühendisi Bilirkişi … tarafından mahkememize sunulan 17/01/2022 havale tarihli rapor ile araç motoru üzerinde fiziki inceleme yapmak amacı ile aracın lift ile kaldırıldığı ve motor-karter muhafaza kapağının söküldüğü, muhafaza kapağı üzerinde bulunan yalıtım malzemesinin yoğun derecede yağ emmiş olduğunun tespit edildiği, sağ tarafta motortun altında kalan şasi kolu üzerinde de yoğun yağ tabakası ile kaplı olduğunun görüldüğü, yapılan incelemede yoğun olarak yağ izleri görülmüş olsa da motorun nereden yağ kaçırdığının tespit edilemediği, araç motorunda fiziki olarak yağın aktığının görüldüğü, inceleme esnasında aracın motorunda ne kadar yağ eksiltme olduğunun tespitinin mümkün olmadığından davacı ve davalı tarafın iddialı dikkate alınarak değerlendirme yapılacağı, ancak araç motorunda fiziki olarak yağ akıntısı olduğunun net şekilde tespit edilemediği, motor-karter muhafaza kapağı üzerinde bulunan yalıtım malzemesinin emdiği yağ miktarının motorda yağ kaçağı sızıntısı bulunduğuna dair en büyük delil olduğu, araçta meydana gelen yağ sızıntısının sıradan bir gözlem ve muayene ile tespit edilmesinin mümkün görülmediği, bu durumda motorun sökülerek incelenmesi gerektiği, en basit hali ile motorun külbütör kapağından yağ kaçırdığının tespit edilmesi halinde ki maliyeti ve tamiratı en ucuz ve kolay arızanı ihtimali bu olduğu, bu durumda tamirat maliteti işçilik ve yedek parça fiyatı dahil ortalama 500,00 TL olduğu, şayet yağ kaçağının külbütör kapağından değil ise bu durumda motorun komple açılarak kesin arıza teşhisi yapmak gerekeceği, bu durumda yeldek parça değişimi ve işçilik maliyeti dikkate alınarak toplam masrafın 8.000,00 TL’ye çıkabileceği, kesin arıza teşhisi yapılamadan net maliyet hesaplanmasının mümkün olmadığı, dosyaya sunulan yetkili servis kayıtlarından da dava konusu aracın yağ kaçağına istinaden değerlendirmeye esas yeterli bilgi elde edilemediği, motorun açılmasına müteakip hakkıyla tamir edilmesi durumunda araçta teknik açıdan bir sorun oluşmayacağı, ancak 4 yaşında ve 69000 kilometredeki bir araç motorunun açılması ve sonrasında şayet ağır bir kusur tespit edilir ise bu durumun değer kaybına neden olacağı, aracın LPG’li olmasıyla yağ eksiltmesinin bir alakasının bulunmadığı, aracın keşif tarihinde 69020 kilometrede olduğunun tespit edildiği, 4 yaşında olduğunun hesaplandığı, buradan ortalama yılda 17250 kilometre kullanıldığının hesaplandığı, bu tespitlere dayanarak aracın defaatle kullanıldığının ortada olduğu, ancak araç yoğun olarak kullanılsa dahi, araç motorunun yağ eksilttiğinin bilinerek aracın kullanılması sürekli kontrol ve motora yağ ilavesi gerektirdiğinden aracın bu şartlarda kullanılmasının hayatın olağan akışına uygun olmadığı, araç ile yapılan test sürüşünde vites geçişlerinde herhangi bir problemin tespit edilemediği, uygun devir aralığında aracın tüm viteslere sorunsuz geçtiğinin görüldüğü, otomotiv literatüründe kemikli vites geçişi şeklinde ifade edilen bir tabir bulunduğu, vites geçişlerinin yumuşak olmadığı, vites geçişlerinin belirgin ve sert olduğu, dava konusu aracın viteslerinin ve geçişleri de bu şekilde olduğu, davacı tarafın dilekçesinde belirtmiş olduğu “…port” uygulâması üzerinde dava konusu aracın satılmadan önce işlem uygulandığının tespit edildiği, araç firmaları zaman zaman satışta olan araçların eksikliklerine yönelik geri çağırma işlemi uygulayarak araçlatın kusurlu, hatalı yada ehemmiyeti bozduğunu düşündükleri konular hakkında iyileştirme işlemleri yaptığı, şifahen yapılan araştırma ile yapılan işlemin muhteviyatının tespit edilemediği, gerekli değerlendirme için davalı tarafın söz konusu işlemin iyileştirme kapsamında olup olmadığına dair belge sunulması gerektiği, söz konusu işlemlerin iyileştirme kapsamında yapılmamış ise gizli ayıp olarak değerlendirileceği hususlarını rapor ettiği görülmüştür.

Bilirkişi raporuna karşı yapılan itirazlar nedeniyle mahkememizce dava konusu araç başında üniversitenin otomotiv bölümünden öğretim görevlisi 3’lü makine bilirkişisi eşliğinde keşif yapılarak; bilirkişilerden arızanın tespitinin motor açılmadan ortaya çıkıp çıkmayacağı, motorun açılması gerekiyorsa açılmasının araca zarar verip vermeyeceği, bu arızanın basit onarımla giderilip giderilemeyeceği, arızanın, araçtan beklenen faydayı etkileyip etkilemeyeceği değerlendirilerek onarımın parasal değeri ve bu onarımın değer kaybına yol açıp açmayacağı, arızanın aracın değişimini gerektirip gerektirmediği hususlarında rapor aldırılmak üzere İzmir 2. Tüketici Mahkemesine talimat yazılmasına karar verilmiş olup, resen tayin edilen Makine Mühendisleri Öğretim Üyesi Prof. Dr. …, Öğretim Görevlisi … ve Öğretim Görevlisi … tarafından mahkememize sunulan 15/09/2022 tarihli bilirkişi ön raporu ile dava konusu aracın yağ

eksiltme miktarının tespiti, motor bölmesinde yağ kaçağı olup olmadığı, yağ kaçağı varsa

yerinin tespiti, aracın vites geçişlerinde zorluk olup olmadığının tespiti için dava konusu

aracın heyetleri tarafından incelenmesi, gerekli teknik kontrollerinin yapılması sonrasında

sağlıklı bir değerlendirme yapılacağı, bu nedenle mahkemece uygun görülmesi halinde tarafların

bildireceği tarihte aracın tarafımızca incelenmesi ve sonucunun ek rapor olarak belirtilmesi

ve söz konusu işlemlerin yapılması için heyetlerine yetki verilmesi, taraflarca ve mahkeme tarafından araçtaki yağ eksiltmesinin (yağ sarfiyatının)

ölçülmesi için aracın inceleme sırasında motor yağının komple boşaltılması filtre

değiştirilmeden motor yağ seviyesinin tamamlanarak motorun yağlama sisteminde yağ

boşaltılabilecek yerlerin kapalı kalacak şekilde bağlanarak bağlantılarda gerekli işaretleme

ve sabitlemelerin yapılması gerekeceği ve yağ tüketiminin ölçülmesi için aracın ikinci kez

incelemeye gelmesinin gerektiği, aracın satışından sonra araç davacıya teslim edilmeden araç üzerinde herhangi bir işlem

yapılıp yapılmadığı, yapılan işlemlerin değerlendirilmesi için … Otomotiv A.Ş. ve …

A.Ş. den araç ile ilgili (varsa) teknik bülten ve kampanya belgelerinin ve aracın 12-15.09.2017 tarihleri arasında … Otomotiv A.Ş. de yetkili servisinde dava konusu araç

ile ilgili tüm servis kayıtlarının istenilmesi, … Motorlu Araçlar Sanayi Ticaret A.Ş. vekili tarafından 01.04.2022 tarihinde

dosyaya sunulan … nolu SKF servis kabul formu ile proforma faturanın …

plakalı araca ait olup dava konusu araca ait olmadığı, değiştirilen parçaların

listesinin de verilmiş olduğu, değiştirilen parçaların … nolu araca ait olduğu, sunulan belgenin dava ile bir ilgisinin bulunmadığı, bu hususun … Otomotiv A.Ş ile

… A.Ş. ye sorularak çelişkinin giderilmesi ve açıklanan işlemlerden sonra araç ile ilgili bilimsel, denetime açık ve ayrıntılı bir bilirkişi

raporunun hazırlanabileceği hususlarının rapor edildiği görülmüştür.

Mahkememizce talimat mahkemesinden aldırılan bilirkişi ön raporu ile bildirilen hususlardaki eksiklikle temin edilmiş olup, temin edilen kayıtlar ile birlikte mahkememizce önceki bilirkişi heyetine tevdi hususunda İzmir 2. Tüketici Mahkemesine yeniden talimat yazılarak araç başında yeniden inceleme yapılmak sureti ile rapor aldırılmasına karar verilmiş, bilirkişi heyetince mahkememize sunulan 19/03/2023 tarihli rapor ile

dava konusu araçtaki yağ kaçaklarının sona erdiği ve davacı …’ın yağ

kaçakları ile ilgili taleplerinden vazgeçtiği, dava konusu aracın vites değişimlerinde herhangi bir sorun olmadığı vites değişimlerinin

olağan şekilde gerçekleştiği, dava konusu aracın davacı tarafın aracı teslim tarihinin 17.09.2017 olduğu dosyaya sunulu

belgelerden tespit edildiği, dava konusu araçtaki motor volanı, aks keçeleri, hidrolik debriyaj silindiri ile bağlantı ve

sızdırmazlık elemanlarının 15.09.2017 tarihinde araç tesliminden önce değiştirildiği, dolayısı ile davacı araç sahibinin bu durumdan haberdar olmadığı, önceki raporda araçta davalı … Otomotiv A.Ş öngörüsü ile yukarıda sayılan

parçaların değiştirilemeyeceği, aracın söz konusu parçalarının araç sahibinin haberi

olmadan ancak üretici firmanın teknik bültenleri veya kampanyaları kapsamında

değiştirilmesi durumunda yapılan işlemlerden … Otomotiv A.Ş.’nin sorumlu olmayacağı,

bu durumun ispatı için davalı … Otomotiv A.Ş nin dava dosyasına söz konusu işlemlerin

yapılmasını öngören teknik bültenleri veya kampanya bilgilerini dava dosyasına sunması

gerektiği fakat söz konusu belgelerin davalı … Otomotiv A.Ş tarafından dava dosyasına

sunulmaması nedeni ile dava konusu parçaların değişiminden … Otomotiv A.Ş’nin

sorumlu olduğu ve açıklanan işlemlerinin dava konusu araçta satıştan önce var olan ayıpları

gidermek ve/veya gizlemek amacı ile yapıldığı, bir önceki maddede yapılan açıklamalar ışığında teknik açıdan davacının talep ettiği seçimlik hakları kullanabileceği, davacı tarafın talebinin aracın ayıpsız misli ile değişim

olduğu hususlarının rapor edildiği görülmüştür.

Tüm dosya kapsamı ve delillerin değerlendirilmesi neticesinde; davanın satım konusu aracın ayıplı olması nedeniyle 6502 sayılı Kanun’un 11/1-ç maddesinde belirtilen satılanın ayıpsız bir misliyle değiştirilmesi istemine ilişkin olduğu, davacının araçta yağ kaçakları olduğunu, vites geçişlerinde sorun yaşadığını, ayrıca aracı satın almadan önce araçta motor ve şanzımanla ilgili olarak birçok önemli parçanın değiştiğini, bu hususta bilgisinin olmadığını, aracın gizli ayıplı olduğunu iddia ettiği, bilirkişi heyetince mahkememize sunulan 19/03/2023 tarihli rapor ile

dava konusu araçtaki yağ kaçaklarının sona erdiği, dava konusu aracın vites değişimlerinde herhangi bir sorun olmadığı vites değişimlerinin

olağan şekilde gerçekleştiği, dava konusu aracın davacı tarafın aracı teslim tarihinin 17.09.2017 olduğu dosyaya sunulu

belgelerden tespit edildiği, dava konusu araçtaki motor volanı, aks keçeleri, hidrolik debriyaj silindiri ile bağlantı ve

sızdırmazlık elemanlarının 15.09.2017 tarihinde araç tesliminden önce değiştirildiği, dolayısı ile davacı araç sahibinin bu durumdan haberdar olmadığı, önceki raporda araçta davalı … Otomotiv A.Ş öngörüsü ile yukarıda sayılan

parçaların değiştirilemeyeceği, aracın söz konusu parçalarının araç sahibinin haberi

olmadan ancak üretici firmanın teknik bültenleri veya kampanyaları kapsamında

değiştirilmesi durumunda yapılan işlemlerden … Otomotiv A.Ş.’nin sorumlu olmayacağı,

bu durumun ispatı için davalı … Otomotiv A.Ş nin dava dosyasına söz konusu işlemlerin

yapılmasını öngören teknik bültenleri veya kampanya bilgilerini dava dosyasına sunması

gerektiği fakat söz konusu belgelerin davalı … Otomotiv A.Ş tarafından dava dosyasına

sunulmaması nedeni ile dava konusu parçaların değişiminden … Otomotiv A.Ş’nin

sorumlu olduğu ve açıklanan işlemlerinin dava konusu araçta satıştan önce var olan ayıpları

gidermek ve/veya gizlemek amacı ile yapıldığı, bir önceki maddede yapılan açıklamalar ışığında teknik açıdan davacının talep ettiği seçimlik hakları kullanabileceğinin rapor edildiği, alınan raporun dosya kapsamına uygun, gerekçeli ve denetime açık olduğu görülmekle hükme esas alınmıştır.

Dava konusu araçtaki motor volanı, aks keçeleri, hidrolik debriyaj silindiri ile bağlantı ve

sızdırmazlık elemanlarının 15.09.2017 tarihinde araç tesliminden önce değiştirildiği, dolayısı ile davacı araç sahibinin bu durumdan haberdar olmadığı, TKHK’nın 16/2. Maddesi gereğince ayıbın ağır kusur ya da hile ile gizlenmesi halinde zamanaşımı hükümlerinin uygulanmayacağı, bu nedenle somut olayda zamanaşımının dolmadığı kanaatine varılmıştır. Davalı … Motorlu Araçlar San. Ve Tic. A.Ş’nin Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 11/1-ç maddesi uyarınca satıcı olarak, davalı … Motorlu Araçlar İmal ve Satış A.Ş’nin anılan yasanın 11/2 maddesi uyarınca ithalatçı olarak aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesi isteminden sorumlu oldukları açıktır. Davacı hasarsız olduğu düşüncesi ile aracı satın almış ve bu niteliğe göre bedelini ödemiştir. Ne var ki araç kusurlu imal edilmesi nedeniyle işlem görmüştür. Gerek ayıbın açıklanan bu mahiyeti, gerekse de tüketicinin araca duyduğu güvenin sarsılması nedeniyle araçtan beklediği yararı sağlayamadığı, davacı tüketicinin seçimlik hakkını ayıpsız misli ile değişim yönünde kullanmış bulunması karşısında tüketicinin bu şekilde aracı değer düşüklüğüne ilişkin zararı giderilerek de olsa kullanmaya zorlanamayacağı göz önünde bulundurulduğunda sübut bulan davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda izah edilen nedenlerle;

1-Davanın KABULÜ İLE, dava konusu … plakalı, … şasi numaralı, Dacia Logan marka aracın davalılar tarafından ayıpsız misli ile değiştirilmesine, bu mümkün olmadığı takdirde İİK 24. maddesinin infazda nazara alınmasına,

2-Harçlar yasası gereğince alınması gereken 3.138,46-TL harcın peşin olarak yatırılan 59,30-TL harçtan mahsubu ile eksik kalan 3.079,16‬-TL harcın davalılardan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,

3-Davacı tarafından yatırılan 59,30-TL harcın davalılardan alınarak davacıya VERİLMESİNE,

4-Davacı tarafından başvuru, keşif, bilirkişi, posta gideri vs. olarak yapılan toplam 2.801,95‬-TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya VERİLMESİNE,

5-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden 2023 AAÜT gereğince 7.351,11-TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya VERİLMESİNE,

6-Davalı … Motorlu Araçlar Sanayi Ticaret A.Ş. tarafından yargılama giderinin davalı … Motorlu Araçlar Sanayi Ticaret A.Ş. üzerinde BIRAKILMASINA,

7-Davalı … Motorlu Araçlar İmal ve Satış A.Ş. Tarafından yargılama giderinde bulunulmadığından bu konuda karar verilmesine yer OLMADIĞINA,

8-Davacı ve davalı … Motorlu Araçlar Sanayi Ticaret A.Ş. tarafından yatırılan gider avansından bakiye kalan kısmın karar kesinleştiğinde ilgili tarafa tarafa İADESİNE,

Dair, davacı vekilinin ve davalı … A.Ş. Vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek sureti ile Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesince incelenmesi için tarafların istinaf yoluna başvuru hakkı kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/04/2023

Katip                                    Hakim

(e-imzalı)                             (e-imzalı)

10-Sıfır Kilometre Araçta Tekrarlayan Motor (Partikül Filtresi ve Katalizör) Arızaları Nedeniyle Üretim Kaynaklı Gizli Ayıp Tespiti ve Misliyle Değişim Davası

TÜRK MİLLETİ ADINA

T.C. İZMİR 7. TÜKETİCİ MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : …
KARAR NO : …

HAKİM : …
KATİP : …

DAVACI : …
VEKİLİ : Av. ORHAN AKA
DAVALI : 1- … OTOMOTİV PAZARLAMA ANONİM ŞİRKETİ
VEKİLİ : Av. …
DAVALI : 2- … OTOMOTİV SERVİS VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ
VEKİLİ : Av. …
İHBAR OLUNAN : … OTOMOTİV SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ
VEKİLİ : Av. …

DAVA : Tüketiciyi Koruma Kanunundan Kaynaklanan (Malın Ayıplı Olmasından Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 08/06/2022
KARAR TARİHİ : 11/07/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 13/07/2023
Mahkememizde görülmekte bulunan Tüketiciyi Koruma Kanunundan Kaynaklanan (Malın Ayıplı Olmasından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalılardan …’ın satıcısı, …’in ithalatçısı olduğunu, Citroen C5 AC Shine Bold 1.5 Bluehdı 130 HP Eat8 marka model aracı 02/12/2021 tarihli faturaya istinaden 587.286,40 TL bedelle sıfır kilometre olarak satın ve teslim aldığını, davaya konu aracın ilk olarak 29/01/2022 tarihinde henüz 2.394 km. de iken motor arızası verdiğini ve yol yardım hizmeti ile görüşme sağlandıktan sonra yetkili servise çekildiğini, burada partikül filtresi ile ilgili bir sorun olabileceği belirtilerek arızanın silinmesi sağlandıktan sonra aracın davacıya teslim edildiğini, akabinde 09/02/2022 tarihinde ikinci kez motor arızası vermesi üzerine, servis görevlisi ile görüşüldükten sonra aracın bu kez … Gaziemir yetkili servisine çekici ile götürüldüğünü, aracın Adblue seviyesi nedeniyle arıza yaptığı ve motorun kendini korumaya aldığının ifade edildiğini, sorunun giderildiğinden bahisle ertesi gün davacıya teslim edildiğini, ikinci arızanın üzerinden henüz 1 gün geçmişken 11/02/2022 tarihinde araç 3.678 km de iken tekrar motor arızası uyarısı verdiğini, servis yetkilisi ile yapılan görüşme sonrasında aracın yine servise bırakıldığını, aracın bu tarihten beri bahsi geçen serviste beklemekte iken 14/02/2022 tarihinde, araçta katalizör arızası olduğu ifade edilince henüz satın aldığı tarihin üzerinden 2 ay gibi bir süre geçmesine rağmen 3. Kez arızalanan aracın davacı tarafça onarımını talep etmediğini, aracın değiştirilmesi talebinde bulunduğunu servis yetkililerine ilettiğini, devam eden süreçte davacıya aracın 2021 modellinin bulunmadığını, 2022 modelinin verilmesi halinde fark ödenmesi gerektiğinin ifade edildiğini, akabinde teknik müdürünün aracın incelendiği araçta katalizör arızası olmadığı aracın yazılımsal bir arızasının olduğunun düşünüldüğünü ifade ettiğini, arızanın neden kaynaklı olduğunun da henüz tespit edilemediğini, 04/03/2022 tarihinde davacı eşi tarafından … Genel Müdürlüğü’ne … markasının ilgili birimine ve sair yerlere araca o güne kadar yapılan işlemler ile ilgili bilgi verilmesi, tüm bilgi ve belgelerin iletilmesi istenmiş ise de olumlu bir cevap verilmediğini, sıfır km olarak satın alınan ve satın alındığı tarihten itibaren motorunda kullanımı engeller nitelikte sorunların ortaya çıkmasının araçta imalattan kaynaklı gizli ayıp olduğunu gösterdiğini aracın hali hazırda tamir edilmemiş halde … serviste bekletildiğini beyanla keşif yapılarak aracın bilirkişiler marifetiyle incelenmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı … Otomotiv Servis ve Ticaret Anonim Şirketi vekili dosyaya verdiği cevap dilekçesinde özetle; aracın 02/12/2021 tarihinde müvekkil yetkili servisten satın aldığını, 09/02/2022 tarihinde ilk kez dava konusu aracın çekici yardımı ile davalı yetkili servise getirildiğini, yapılan inceleme sonucunda araçta adblue sıvı seviyesinin düşük olduğunun tespit edildiğini, adblue sıvısının tamamlandığını, test sürüşü yapıldığını ve araçtaki arızanın devam etmediği görülmekle aracın arızası onarılmış vaziyette teslim edildiğini, davacının davaya konu aracı 11/02/2022 tarihinde davalı servise tekrar getirdiğini, yapılan kontroller sonucunda araçta katalizör arızası olduğunun tespit edildiğini, davacıya araçtaki arazının katalizör kaynaklı olduğu ve bu arızanın garanti kapsamında ücretsiz bir şekilde parça değişimi yapılarak onarımın sağlanacağının söylendiğini, ancak davacının aracın misli ile değişimini talep ederek dava konusu aracın onarıma onay vermediğini, bununla birlikte davacının dava konusu araçta henüz net bir şekilde arıza tespiti dahi yapılamadığı şeklindeki beyanlarının tamamen gerçek dışı ve kötü niyetli bir şeklide ileri sürüldüğünü, dava konusu aracın arızasının tespit edildiğini, onarım için değişimi yapılacak parça temin edildiğini ve davacıya bu işlemlerin garanti kapsamında ücretsiz bir biçimde yapılacağının belirtilmesine rağmen davacının işlemlere onay vermediği gibi aracını da teslim de almadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla iddia olunan ayıba ilişkin olarak parça değişimi ile onarımı tamamlanabilecek bir arıza için davacının seçimlik haklarından malın ayıpsız misli ile değiştirilmesi seçimlik hakkının kullanılamayacağını, tarafların menfaatleri arasında orantısız güçlüğe yol açacağını, bu nedenle misli ile değişim talebinin reddedilmesi gerektiğini, davacının talebinin kabulü halinde ise aracın fiiilen geri vereceği tarihe kadar olan kullanım bedelinin satış bedelinden mahsup edilmesinin gerekeceğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … Otomotiv Pazarlama Anonim Şirketi vekili dosyaya verdiği cevap dilekçesinde özetle; davacının aracının birden fazla kez servise girmiş olduğu iddiasından bahisle misli ile değişim talep etmesinin süreci çarpıtmaya yönelik olduğunu, zira davacının aracını 09/02/2022 tarihinde diğer davalıya ait yetkili servise götürüldüğünü, yetkili serviste aracın adblue sıvısı tamamlandığını ve sorunsuz bir şekilde davacıya teslim edildiğini, bununla birlikte davacı tarafından dosyaya sunulan 29/01/2022 tarihli iş emrinde yapılan işlemler incelendiğinde, davalı … tarafından yapılan işlemler ile bir bağlantısının bulunmadığının görüleceğini, davacının adblue sıvısına ilişkin davalı … otomotiv’e dava dışı yetkili servis tarafından bilgilendirme yapıldığına ilişkin iddiasının gerçek dışı olduğunun açıkça görüleceğini zira adblue sıvısı ile ilgili bir işlemin dava dışı yetkili servis tarafından yapılmadığını, öte yandan davacının teknik müdürünün aracı incelediği, araçta katalizör arızası olmadığı, aracın yazılımsal bir arızasının olduğunun düşünüldüğü ve aracın arızasının halen tespit edilemediği şeklindeki ifadesinin mesnetsiz olduğunu, davalı şirketin merkezi ve çalışanları İstanbul’da bulunan bir şirket olduğunu, dava konusu aracın İzmir’de bulunan davalı … Otomotiv’e ait yetkili servise onarım için giriş yaptığını, davalı şirket tarafından davacıya, aracın yazılımsal bir arızasının olduğunun düşünüldüğü şeklinde bir beyanda bulunulmadığını, davalı şirketin dava konusu araca doğrudan bir servis hizmeti sağladığı iddialarının mesnetsiz olduğunu, davalı … Otomotiv yetkili servisinde yapılan detaylı inceleme ve kontroller soncunda araçta katalizör arızası olduğunun tespit edildiğini, davacıya arazının katalizör kaynaklı olduğu ve işbu arızanın garanti kapsamında ücretsiz bir şekilde parça değişimi yapılarak onarımı sağlanacağının ifade edilmesine rağmen davacının onarıma onay vermediğini beyan ve iddia ederek davacı yanın mesnetsiz iddiaları ve taleplerinin tümünün reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE : Dava, ayıpsız misli ile değişim istemine ilişkindir.
Dava konusu araca ilişkin trafik tescil kayıtları, servis kayıtları, ekspertiz raporu ve hasar dosyası getirtilmiş, dosyada mevcut delil ve belgelerle birlikte ara karar gereği araç üzerinde keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş, 15/02/2023 havale tarihli rapor dosyaya ibraz edilmiştir. Bilirkişi raporunda; dava konusu aracın KDV dahil toplam 587.256,40 TL fatura karşılığı 02/12/2021 tarihinde sıfır km satın alındığı, aracın tespit tarihinde henüz 3.838 km’de çok yeni bir araç olduğu, araçta olduğu tespit edilen arızanın kullanıcı kaynaklı olmadığı, üretim kaynaklı olduğu, araç ve dosya üzerinde yapılan tetkikte ilgili arızaların kullanım kaynaklı olduğuna dair bir tespite ulaşılamadığı, araçta işlem yapan yetkili servisin işlem ve raporlarında da böyle bir tespit bulunmadığı, henüz 2-3 bin km.lerde olan araçta kullanıcının dizel partikül filitre içerisinde çatlağa sebebiyet vermesinin mümkün olmayacağı, araçta oluşan arıza kodları ve dizel partikül filitre arızasının teknik bakımından değerlendirildiğinde önemli bir ayıp olduğu, satın alınma esnasında davacının basit kontrolü ile tespitinin mümkün olmadığı, bu nedenle gizli ayıp konumunda olduğu, anılı arıza araç performansını etkileyebilecek ve gösterge ekranında sürekli uyarı vererek tüketici davacıya sürüşte tedirgin edecek nitelikte olduğu, araçtaki arızanın mekanik bir parça arızası olduğu, normal şartlarda değer kaybı oluşturmayacağı, ancak aracın 3.838 km de çok yeni bir araç olması, arıza kayıtlarının ve servis onarım/işlem kayıtlarının servis kayıtlarında görülecek olması, aracı satın alabilecek 2. El müşterisine olumsuz yönde yansıyacağından, aracın piyasa koşullarında ve bakış açısında 2. Elinde değer kaybına neden olacağı, yapılan piyasa araştırması ve değerlendirmesi neticesinde, davaya konu aracın mevcut arıza kayıtları ve şikayetleri kaynaklı değer kaybının 20.000 TL olduğu, sıfır araçlarda aracın satış tarihindeki ayıpsız bedeli ile satış tarihindeki ayıpsız bedeli aynı miktarlar olacağından nispi yöntemle hesaplamada indirim miktarının aracın direk ayıpsız bedeli ile ayıplı değeri farkı kadar olduğu nispi yöntemle oluşacak değer kaybının 567.254,40 TL, nispi yöntem hesaplamasına göre istenebilecek bedel indiriminin 20.000 TL olduğu, sıfır araçta nispi yöntemle hesaplama yapılması durumunda, sonucun piyasa koşullarındaki aracın ayıplı hali ile ayıpsız hali farkına eşit olduğu, bu nedenle her iki yöntemle yapılan değer kaybı tespitinin 20.000 TL çıktığı, davaya konu aracın KDV dahil toplam 587.256,40 TL fatura karşılığı bedele 02/12/2021 tarihinde sıfır KM satın alındığı, tespit tarihinde 3.838 km de olduğu, bu tarihe kadar oluşan arıza kaydı ve şikayetlerin Adblue eklenmesi, yazılım yüklenmesi ile giderilmeye çalışıldığı, yedek parça maliyetini öğrenmek için keşif sonrası yetkili servisten alınan bilgiye göre … nolu fatura ile aracın arızalı parçası YN Fap Kataliz olarak adlandırılan Partikül Filitre ve Konvertör ve eklerinin değiştirildiği yetkili servis beyanına göre bedelinin davacı tarafından ödendiği, mevcut arıza ile ilgili onarım bedelinin arızalı parçasının değişim ve arızanın giderim/onarım maliyetinin toplam 28.608,56 TL olduğu, sonuç olarak teknik bakımından heyetçe yapılan tespitler sonrası, davaya konu aracın misli değişim koşullarının oluşup oluşmadığı hususu ile ilgili olarak yapılacak değerlendirmenin hukuki bir değerlendirme olduğu, hukuki görüş gerektirdiği, kararın mahkemeye ait olduğu bildirilmiştir.
Dosya kapsamı, iddia, savunma, keşif, bilirkişi raporu il tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; dava konusu aracın “0” km olarak 02/12/2021 tarihinde davalı … Otomotivden satın alınmış olduğu, dava konusu aracın satışından kısa bir süre sonra garanti süresi içinde motor arızası uyarısı şikayeti üzerine davacının öncelikle dava dışı ihbar olunan … Otomotiv Yetkili Servisine, akabinde de davalı … Otomotiv Yetkilisi Servisine 3 kez başvuru yapmış olduğunun anlaşıldığı, dava konusu araçtaki üretimden kaynaklı gizli ayıp niteliğindeki arızanın tekrarlandığı, en son olarak davacı tarafından ücreti karşılanmak suretiyle gerekli onarımının yapılmış olduğunun anlaşıldığı, söz konusu ayıbın aracın performansını etkileyebilecek ve gösterge ekranında sürekli uyarı vererek tüketiciyi sürüşte tedirgin edecek nitelikte olduğunun tespit edildiği, kaldı ki 2. El satışında değer kaybına sebebiyet verebileceği, bu itibarla davacının ücretsiz onarım şeklinde seçimlik hakkını kullanmış bulunduğundan bahsedilemeyeceği, bu şikayetlerin ortaya çıkmasında araç sahibinin hiçbir kusuru bulunmayıp, “0” km şeklinde satın alınmış olunan işbu aracın davacı tüketici tarafından mevcut hali ile kullanmaya zorlamanın Medeni Kanun’un 2. Maddesinde yer alan objektif iyi niyet kurallarına aykırılık teşkil edeceği, aracın ayıpsız misli ile değişiminin taraflar arasındaki hak ve menfaatler dengesine aykırılık teşkil etmeyeceği de gözetilerek davalılar satıcı ile birlikte ithalatının birlikte sorumlu bulunmaları sebebiyle ayıpsız misli ile değişim şeklinde davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KABULÜ İLE
1-Dava konusu Citroen C5 AC SHİNE Bold 1.5 Blue HDI 130 HP EAT8 marka aracın davalı … Otomotiv şirketine iadesi yapılmak suretiyle davalılar tarafından ayıpsız misli ile değiştirilmesine,
2-İnfaz aşamasında İİK’nun 24. Maddenin gözetilmesine,
3-Alınması gereken … TL başvuru harcı ile … TL karar ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak alınarak hazineye irat kaydedilmesine,
4-Davacı tarafından sarf olunan … TL posta masrafı, … TL bilirkişi ücreti, … TL keşif araç ücreti, … keşif harcı olmak üzere toplam … TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davalı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT Hükümleri gereğince takdir olunan … TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
6-6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkındaki Kanun hükümleri uyarınca … TL Arabuluculuk ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irad kaydına,
7-HMK 333 maddesi uyarınca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalılar vekillerinin yüzüne karşı yapılan yargılama sonunda HMK 341 ve 345 maddeleri gereğince kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize veya eş değer bir başka yer mahkemesine sunulacak dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup anlatıldı. 11/07/2023

Katip                                    Hakim

(e-imzalı)                              (e-imzalı)

11-Ayıplı Araçta Üretim Kaynaklı Gizli Şanzıman Ayıbı (Vites Geçiş Sesleri) ve Misliyle Değişim Kararı: Ağır Kusurla Gizlenen Ayıp

 

TÜRK MİLLETİ ADINA

T.C.  İstanbul Anadolu  7. TÜKETİCİ MAHKEMESİ

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : … Esas

KARAR NO : …

HAKİM : …

KATİP : …

 

DAVACI : …

VEKİLİ : Av. ORHAN AKA

DAVALI : 1- … OTOMOTİV PAZARLAMA ANONİM ŞİRKETİ

VEKİLLERİ : Av. …

Av. …

DAVALI : 2- … PAZARLAMA İHRACAT İTHALAT MÜMESSİLLİK ANONİM ŞİRKETİ

VEKİLİ : Av. …

DAVA : Tüketiciyi Koruma Kanunundan Kaynaklanan (Malın Ayıplı Olmasından Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : …

KARAR TARİHİ : …

Mahkememizde görülmekte bulunan Tüketiciyi Koruma Kanunundan Kaynaklanan (Malın Ayıplı Olmasından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin dava konusu aracı davalı … Pazarlama A.Ş.’den 07.07.2020 tarihinde satın aldığını, kısa bir süre sonra aracın seyir halinde iken sağa çekmesi sebebi ile yetkili servise müracaat edildiğini, her şeyin normal olduğunun kendisine belirtildiğini, ilgili sorunun halen devam ettiğini, araç 23.000 km geldiğinde yapılan periyodik bakım esnasında aracın 5.viteste anormal bir ses yaptığını, kontrol edilmesini istediğini, birkaç gün serviste kalan aracın şanzımanında arıza olduğu ve yazılım ile düzeltmeye çalıştıkları düzelmez ise revizyona girebileceğinin belirtildiğini, müvekkilinin revizyonu istemediği ve sonrasında aracın yazılım ile düzeldiği ve ses sorununun giderildiğinin belirtildiğini, müvekkilinin aracı teslim aldıktan sonra ses sorununun giderilmediğinin anlaşıldığını, 25.000 km’de iken tekrar servise müracaat ettiğini, servisteki görevli tarafından sesin şanzımandan değil turbodan geldiği ve bunun bir arıza olmadığının ifade edildiğini, araç ilk alındığında böyle bir sesin olmadığını ifade ettiğini, her araçta olur dendiğini, turbo değişirse kendilerine bir zarar oluşturacağının belirtildiğini, aradan bir süre geçtikten sonra şanzımdaki vuruntuların çok daha şiddetli olmaya başladığını, araç 34.000 km’de iken müvekkili tarafından sorunun tekrar dile getirildiğini, servis görevlisine göre sesin yine 5. vitesten ve turbodan geldiğini, sorunların çözüldüğü belirtilerek aracın tekrar müvekkiline teslim edildiğini, sorunun çözülmediğini tespit eden müvekkilinin aracı tekrar servise götürdüğünü, 5.vitesteki sesin bu sefer turbodan değil balans milinden geldiğini ve normal olduğunun ifade edildiğini, şanzımanın tekrar kalibre edildiğinin ve bir problem görülmediğinin belirtildiğini, vuruntuya dair video kaydını izleten müvekkiline kendilerinin kullanmasında bu şekilde bir sorunun görülmediğinin belirtildiğini belirterek ilgili sorunlar göz önüne alındığında dava konusu aracın imalattan kaynaklı olarak gizli ayıplı olduğunu, aracın garanti süresi içerisinde sürekli arızalandığını belirterek dava konusu aracın misli ile değiştirilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı … Pazarlama A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu araçta herhangi bir ayıp bulunmadığını, TKHK tarafından ihdas edilen ayıp sorumluluğunun, araç tesliminden bu yana 2 yıl geçmiş olması sebebi ile zaman aşımına uğradığını, bu yönden de davanın reddinin gerektiğini, ayıplı mala ilişkin sorumluluk, ayıp daha sonra ortaya çıkmış olsa dahi, malın tüketiciye tesliminden itibaren iki yıl geçmesiyle sona erdiğini, davacının ayıbın gizli ayıp olduğunu iddia ettiğini, davacının ayıp iddiasının kabulü anlamına kesinlikle gelmemekle birlikte, aracın gizli ayıplı olduğu bir an düşünülse dahi gizli ayıp hali de yine iki yıllık zamanaşımına tabi olduğundan ötürü sorumluluğa ilişkin zamanaşımı süresinin yine dolmuş olacağını, nitekim yukarıda verilen TKHK madde 12 açık bir şekilde “ayıplı maldan sorumluluk, ayıp daha sonra ortaya çıkmış olsa bile, malın tüketiciye teslim tarihinden itibaren iki yıllık zamanaşımına tabidir” hükmüyle ayıbın sonradan ortaya çıkması halinde dahi sorumluluğun iki yıllık zamanaşımına tabi olduğunu belirttiğini, yani TKHK, açık ve gizli ayıp bakımından 2 yıllık zamanaşımı süresi öngörmekte olup, ancak ve ancak ayıbın ağır kusur veya hile ile gizlenmesi halinde bu zamanaşımı süresinin uygulanmayacağını belirttiğini, davacının, iddia ettiği ve kabul etmediğimiz ayıp iddiasının ağır kusur veya hile ile gizlendiğini ispatlamak bir yana dava dilekçesinde buna ilişkin iddiada dahi bulunulmadığını, sonuç olarak dava konusu aracın, 07.07.2020 tarihinde davacıya satılmış olup, bu anlamda 6502 sayılı TKHK’nın 12’inci maddesi ile düzenlenen 2 yıllık zamanaşımı süresinin, 07.07.2022 tarihi itibariyle dolduğunu, herhangi bir ayıp iddiasının kesinlikle kabul edilmediğini tekrar vurgulamakla birlikte, ağır kusur veya hile ile gizlendiğinin iddia dahi edilmediğini, bu nedenden ötürü somut olaya TKHK tarafından ihdas edilen 2 yıllık ayıp sorumluluğunun uygulanması gerektiğini, araç tesliminden itibaren 2 yıllık sürenin dolmuş ve ayıp sorumluluğunun zamanaşımına uğramış olması nedeni ile davanın reddinin bu yönden gerektiğini, TKHK tarafından ispat yükünün tayini için belirlenen 6 aylık sürenin geçildiğini, araçta herhangi bir ayıbın olduğunu kesinlikle kabul etmemekle birlikte, iddia edilen ayıbın ürünün teslim anında bulunduğuna ilişkin ispat yükünün davacıda olduğunu, ancak davacı tarafın, üründe bulunduğu iddia edilen ayıbın teslim anında varolduğunu ispat edemediğini, buna ilişkin herhangi bir kanıt sunamadığını, bu nedenle davanın red edilmesi gerektiğini, davacının sunmuş olduğu eksper raporlarında, her ne kadar aracın sol kaportasının boyalı olduğu veya işlem gördüğü- ayar yapıldığı belirtilmekte ancak buna ilişkin incelenebilir, denetlenebilir herhangi bir veri sunulmadığını, ilgili parçadaki boyanın mikron kalınlığı, diğer parçalardaki mikron kalınlıkları, hangi mikron kalınlıklarının kabul edilebilir standartlar dahilinde olduğu, hangi veriler ışığında parçanın işlem gördüğünün tespit edildiği, ayar yapılmasından kastın ne olduğu ve diğer hususlar hakkında herhangi bir bilgi sunulmadığının anlaşıldığını, konu arızaların kullanıma bağlı ortaya çıktığını, davacının ücretsiz onarım seçimlik hakkını kullandığını, davayı herhangi bir şekilde kabul anlamına gelmemekle birlikte, bir an için ayıp iddialarının doğruluğu kabul edilse dahi aracın misli ile değişiminin, orantılılık ilkesine aykırılık teşkil edeceğini, aracın 2 yıldan fazla bir süre ve 40.000 km boyunca kullanıldığı ve halen kullanılmaya devam ettiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

Davalı … Otomotiv A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; araçta üretimden kaynaklı gizli ayıp olmadığını, dava konusu araca ilişkin ilk olarak, araç 23.000 km’de iken “5. vitesteyken hırıltı geliyor” şikayetiyle 06.10.2021 tarihinde iş emri açıldığını ve yine 06.10.2021 tarihli kapanış iş emrinden görüleceği üzere müvekkil şirket yetkili servisi tarafından müşteri memnuniyetinin sağlanması adına gerekli her türlü adım atılarak şanzıman güncellemesi yapıldığını, ikinci olarak dava konusu aracın 19.10.2021 tarihinde araç 25.000 km’de iken, “şanzımandaki vuruntunun devam etmesi” sebebiyle yetkili servise giriş yaptığını ve müvekkil şirket yetkili servisinin alanında uzman ekibi ile aracın gerekli kontrol ve incelemelere tabii tutulduğunu, 19.10.2021 tarihli kapanış iş emri incelendiğinde de, “Şanzıman kodlandı. Vuruntu kalmadı” şeklinde bahse konu şikayetin giderildiğini ve davacının da işbu iş emrini kendi ıslak imzası ile imzaladığının görüleceğini, işbu kez davacının, araç 34.400 km’de iken, 05.04.2022 tarihinde “Turbodan 5. viteste ses geliyor, şanzımandan 1. vitesten 2. vitese geçerken şiddetli bir vuruntu sesi geliyor” şikayetiyle aracını yetkili servise getirdiğini ve yetkili serviste yapılan incelemelerde, 05.04.2022 tarihli kapanış iş emrinden görüleceği üzere şanzıman güncellemesi yapıldığını ve genel kontroller sonucunda ve vites geçişlerinin kontrol edilmesi akabinde herhangi bir sorunun bulunmadığının tespit edildiğini, son olarak davacının aracını, araç 37.466 km’de iken “Şanzımanda vuruntu var. Turbodan hala 5. viteste ses gelmektedir” şikayetiyle 26.04.2022 tarihinde yetkili servise getirdiğini, müvekkil şirketin yetkili servisi marifetiyle yapılan kontrollerde, yine herhangi bir soruna rastlanılmadığını, işbu kez davacı ile test sürüşüne çıkıldığı ve yine işbu test sürüşünde herhangi bir probleme rastlanılmadığının kayıt altına alındığını, işbu test sürüşüne davacının kendisinin de katılım sağladığını ve test sürüşünde herhangi bir problem yaşanmadığına ilişkin tutulan iş emrinin yine kendi ıslak imzası ile imzalandığını, herhangi bir arızanın yetkili servis tarafından giderilmesinden sonra belli bir süre geçtikten sonra tekrar etmesinin de araçta bir ayıbın bulunduğunu değil, kullanım hatası veyahut alışkanlığının devam ettirilmesi sebebiyle kusursuz olarak çalışan aksamların yeniden arızalandığının göstergesi olduğunu, bu kapsamda, davacı’nın arızanın giderilemediği ve tekrar ettiği yönündeki iddialarının dikkate alınmaması gerektiğini, yetkili servis tarafından kusursuz bir şekilde çalışır halde teslim edilen araçta, hatalı kullanıma son verilmedikçe yeniden arızanın gündeme gelmesinin kaçınılmaz olduğunu, hiç bir şekilde kabul anlamına gelmemekle birlikte teslim tarihinden itibaren 6 ay içinde ortaya çıkan ayıpların ispat yükünün satıcıda olmasına karşın, 6 ay geçtikten sonra ortaya çıkan ayıplarda ispat yükünün davacıda olduğunu, davacının iddiasını ispat etmesi gerektiğini, davacının ücretsiz onarım hakkını kullandığından dava konusu aracın ayıpsız misli ile değişiminin talep edilemeyeceğini, hiçbir şekilde kabul manasına gelmemekle birlikte bir an için dava konusu aracın gizli ayıplı olduğunun varsayılsa dahi, malın ayıpsız misliyle değişiminin orantılılık ilkesine ve hakkaniyet kurallarına aykırılık teşkil edeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

Davacı vekili tarafından fatura, ruhsatname, arabuluculuk son tutanağı, servis kayıtları, ihtarname, video kayıtları ve deliller dosya kapsamına sunulmuştur.

Davalı … vekili tarafından araca dair servis kayıtları dosya kapsamına sunulmuştur.

Davalı … Pazarlama A.Ş. vekili tarafından aracın satış faturası dosya kapsamına sunulmuştur.

Dava konusu aracın takyidat bilgisi uyaptan sorgulanarak dosya arasına alınmış incelenmesinde aracın davacı adına kayıtlı olduğu, kullanım amacının hususi olduğu, mahkememizin görevli ve yetkili olduğu anlaşmıştır.

Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine müzekkere yazılarak dava konusu aracın Tramer kayıtlarının onaylı örnekleri celp edilmiştir.

Türkiye Noterler Birliğine müzekkere yazılarak dava konusu araca ait tescil özet raporu ve ekleri celp edilmiştir.

… Otomotiv’e müzekkere yazılarak dava konusu araca ait servis kayıtları, e-arşiv fatura, kabul iş emri ve kapanış iş emri belgeleri celp edilmiştir.

… Motorlu Araç’a müzekkere yazılarak dava konusu araca ait servis kayıtları celp edilmiştir.

Dosyada tüm deliller toplanmış, bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, … tarihli bilirkişi raporunda özetle; Dava konusu aracın hafif sağa çekme sorununun aracın teker askı sistemi elemanlarında kullanılmakta olan kauçuk aksamların tamamen yenileri değiştirilmesi ve ön düzen geometrisi açılarının hedef değerlerde net olarak ayarlanmasından sonra giderilebilecek nitelikte olduğunu, tecrübe edilen sağa yöne yönelme eğiliminin üretim kaynaklı bir ayıba dayandırılamayacağı onarım bedeli davalılar tarafından belirlenebilir olduğunu, sunulan videodaki vites geçişlerindeki sesin önemli gizli ayıp kapsamında olduğunu, araç üzerinde halen var olduğunu, onarımı hususunda yönetmelikte belirtilen azami tamir süresinin aşıldığını, onarımı için garanti kapsamında ücretsiz komple şanzıman değiştirilmesi gerektiğini, ilgili bedelin müzekkere yolu ile davalılar tarafından belirlenebileceğini, ilgili değişimin aracın rayiç bedeli üzerinde iş bu rapor tarihinde 25.000-TL değer kaybına neden olacağını, aracın 5.viteste seyri esnasında görece düşük hız 50-80 km/saat mertebesinde ve motor devri 1500-2000 d/d arasındaki tüm seyir şartlarında gaza basılı pozisyonda sürekli bir sesin geldiğinin tespit edildiğini, sesin kaynağının ve giderim bedelinin tespitinin iş bu dosya kapsamında mümkün olmadığını, yetkili servislerce de giderilemediğini bu hususla aracın ekonomik ömrüne göre erken dönemde ortaya çıkan , kullanıcı kaynaklı olmayan aracın NVH’ine dair olan ve konfor algısını bozan sesin ayıp (açık/gizli) değerlendirilip değerlendirilemeyeceği hususundaki takdirin mahkemeye ait olduğunu, dava konusu aracın 19.02.2022 tarihinde karışmış olduğu kaza nedeni ile değer kaybının dava tarihinde 7.500-TL olarak hesaplandığını bildirmiştir.

Yukarıda anılan bilirkişi raporu dosya kapsamına uygun denetime elverişli ve hüküm kurmaya yeterli görülmüş olup hükme esas alınmıştır.

Dava, dava konusu aracın ayıpsız misli ile değişimi talebinden ibarettir.

Dosya kapsamından davacı tarafından dava konusu aracın 07/07/2020 tarihinde davalı … Pazarlama A.Ş.’den 168.350,00-TL bedelle satın alındığı anlaşılmaktadır.

Satış tarihi itibari ile uygulanması gereken 6502 Sayılı Kanun’un 8. maddesine göre; “Ayıplı mal, tüketiciye teslimi anında, taraflarca kararlaştırılmış olan örnek ya da modele uygun olmaması ya da objektif olarak sahip olması gereken özellikleri taşımaması nedeniyle sözleşmeye aykırı olan maldır.”

“Ambalajında, etiketinde, tanıtma ve kullanma kılavuzunda, internet portalında ya da reklam ve ilanlarında yer alan özelliklerinden bir veya birden fazlasını taşımayan; satıcı tarafından bildirilen veya teknik düzenlemesinde tespit edilen niteliğe aykırı olan; muadili olan malların kullanım amacını karşılamayan, tüketicinin makul olarak beklediği faydaları azaltan veya ortadan kaldıran maddi, hukuki veya ekonomik eksiklikler içeren mallar da ayıplı olarak kabul edilir.”

6502 Sayılı Kanun’un 9. maddesine göre; “Satıcı, malı satış sözleşmesine uygun olarak tüketiciye teslim etmekle yükümlüdür.”

6502 Sayılı Kanun’un 11. maddesinde tüketicinin seçimlik hakları düzenlenmiş olup, buna göre; “Malın ayıplı olduğunun anlaşılması durumunda tüketici, satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme, satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinden indirim isteme, aşırı bir masraf gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme, imkân varsa, satılanın ayıpsız bir misli ile değiştirilmesini isteme, seçimlik haklarından birini kullanabilir. Satıcı, tüketicinin tercih ettiği bu talebi yerine getirmekle yükümlüdür.”

6502 sayılı yasanın 11/2. Maddesine göre ”Ücretsiz onarım veya malın ayıpsız misli ile değiştirilmesi hakları üretici veya ithalatçıya karşı da kullanılabilir. Bu fıkradaki hakların yerine getirilmesi konusunda satıcı, üretici ve ithalatçı müteselsilen sorumludur. Üretici veya ithalatçı, malın kendisi tarafından piyasaya sürülmesinden sonra ayıbın doğduğunu ispat ettiği takdirde sorumlu tutulmaz. 

6502 sayılı yasanın 11/3. Maddesine göre ”Ücretsiz onarım veya malın ayıpsız misli ile değiştirilmesinin satıcı için orantısız güçlükleri beraberinde getirecek olması hâlinde tüketici, sözleşmeden dönme veya ayıp oranında bedelden indirim haklarından birini kullanabilir. Orantısızlığın tayininde malın ayıpsız değeri, ayıbın önemi ve diğer seçimlik haklara başvurmanın tüketici açısından sorun teşkil edip etmeyeceği gibi hususlar dikkate alınır.”

6502 sayılı yasanın 12. Maddesine göre ”(1) Kanunlarda veya taraflar arasındaki sözleşmede daha uzun bir süre belirlenmediği takdirde, ayıplı maldan sorumluluk, ayıp daha sonra ortaya çıkmış olsa bile, malın tüketiciye teslim tarihinden itibaren iki yıllık zamanaşımına tabidir. Bu süre konut veya tatil amaçlı taşınmaz mallarda taşınmazın teslim tarihinden itibaren beş yıldır. (2) Bu Kanunun 10 uncu maddesinin üçüncü fıkrası saklı olmak üzere ikinci el satışlarda satıcının ayıplı maldan sorumluluğu bir yıldan, konut veya tatil amaçlı taşınmaz mallarda ise üç yıldan az olamaz. (3) Ayıp, ağır kusur ya da hile ile gizlenmişse zamanaşımı hükümleri uygulanmaz.”

Somut olayda dosya kapsamına kazandırılan ve öğretim üyesi bilirkişiler tarafından tanzim edilen rapor dikkate alındığında dava konusu araçta olduğu belirtilen vites geçişlerindeki sesin önemli gizli ayıp kapsamında olduğunu, bu ayıbın araç üzerinde halen var olduğu, onarımı hususunda yönetmelikte belirtilen azami tamir süresinin aşıldığı, onarımı için garanti kapsamında ücretsiz komple şanzıman değiştirilmesi gerektiği belirtilmiş olmakla dava konusu aracın gizli ayıplı olduğu, davalıların ayıp nedeni ile misli ile değişim isteminden müteselsil sorumlu oldukları, rapordaki ayıbın niteliği dikkate alındığında misli ille değişim istenmesinin orantısız olmadığı anlaşıldığından dava konusu … şasi numaralı, … plaka sayılı aracın davalılar müştereken ve müteselsilen sorumlu olmak üzere, tüm değiştirme masrafları davalılara ait olmak üzere, ayıpsız misli ile değiştirilmesine, aracın takyidatsız olarak davacı tarafından davalılara iadesine karar verilmiştir.

Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2017/2213 Esas 2017/4877 Karar sayılı ilamında ”…Değişim kararı verilen aracın davacı elinde bulunduğu sırada kaza nedeniyle hasarlandığı, bu hasar sebebiyle araçta 3.000 TL değer kaybı olduğu bilirkişi tarafından tespit edilmiştir. Davacı, aracın iadesi sırasında bu değer kaybını davalı tarafa iade etmek zorundadır….” şeklinde karar verilmiş olup aracın davacı uhdesinde iken karıştığı kazadan kaynaklı değer kaybının davalılara iadesinin gerektiği anlaşılmakla, mahkememizce alınan bilirkişi heyet raporunda hesaplanan değer kaybı bedeli olan 7.500,00 TL’nin davacıdan alınarak davalılara verilmesine karar verilmiştir.

Davalılar tarafından zamanaşımı defi ileri sürülmüş ise de Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2017/13- 650 Esas 2020/301 Karar sayılı ilamında da belirtildiği gibi her tüketim malının belli bir kullanım ömrünün olması söz konusu ise de, teknolojik koşullarında üreticilerin piyasaya sürdükleri dayanıklı tüketim mallarının asli parçalarını oluştururken üründen beklenen mutat ömrü karşılayacak donanımı sunması gerektiği, tüketicinin bu haklı beklenti ve güvenle hareket edeceği, garanti süresinin dolmasından sonra üretimdeki hata sebebiyle malın tümüyle işlevsiz hale gelmesi riskini hiç bir kusuru olmayan tüketici üzerinde bırakılması yerinde olmayacağı gibi tüketicinin bu riski bilmesi durumunda bu ürünü satın almayacağı, mahkememizce alınan bilirkişi rapor içeriğinde de açıkça belirtildiği gibi dava konusu araçtaki ayıbın üretim kaynaklı olup zamanla ortaya çıkacağı göz önüne alındığında üretimden kaynaklı ayıbın tüketiciden ağır kusurla gizlendiğinin kabulünün gerektiği anlaşılmakla 6502 sayılı yasanın 12/3 maddesinde yer alan ayıp, ağır kusur ya da hileyle gizlenmişse zamanaşımı hükümlerinin uygulanmayacağı yönünde düzenleme dikkate alınarak zamanaşımı süresinin dolmadığı kabul edilmiştir.

HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:

1-Davanın kabulüne,

Dava konusu … şasi numaralı, … plaka sayılı aracın davalılar müştereken ve müteselsilen sorumlu olmak üzere, tüm değiştirme masrafları davalılara ait olmak üzere, ayıpsız misli ile değiştirilmesine,

Aracın takyidatsız olarak davacı tarafından davalılara iadesine,

7.500,00 TL’nin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,

2-Alınması gereken 11.499,98-TL karar ve ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına,

3-Davacı kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.’ne göre tayin ve takdir olunan 26.252,50-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

4-Davacı tarafından yapılan toplam 6.184,00-TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

5-Dava öncesi hazineden karşılanan 840,00-TL arabulucu ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına,

6-Taraflarca yatırılan gider avansından kalan ve kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,

Dair; davacı vekilinin ve davalı … vekilinin (e-duruşma) yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. …

Katip                                    Hakim

(e-imzalı)                              (e-imzalı)

12-

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir