Sadece ayıplı araç davaları ile ilgilenen bir hukuk bürosu olarak bu makalemizde, tüketicilerin, sıfır kilometre olarak satın aldıkları ve daha sonra arızalı (ayıplı) olduğu anlaşılan araçlarında, bu aracın ayıpsız benzeriyle değişim hakkı, sıfır araçta değişim hakkının hangi şartlar altında kullanılabileceği, aracın misliyle değiştirilmesi ifadesinden ne anlaşılması gerektiği, misliyle değişim konusunda yaşanması muhtemel sorunlar, tüketicinin araç değişim hakkı kapsamında çıkarlarının en iyi şekilde nasıl korunacağı ile ilgili açıklama yapmaya çalışacağız.

İsterseniz, bu tür araçlar için açtığımız davalarımızı inceleyebilirsiniz: Sıfır Araç Davalarımız

Arzu ederseniz, konuyla ilgili hazırladığımız videomuzu da izleyebilirsiniz: 

“Misliyle Değişim” (Sıfır Araçta Değişim) ne demek?

“Misli” ifadesinden anlaşılması gereken “bir benzeri (aynısı)”dır. Aracın misliyle değişimi derken anlatılmak istenen de aracın yenisiyle (aynısıyla, benzeriyle) değişimidir.

“Misliyle Değişim” (Sıfır Araçta Değişim) hakkı hangi koşullarda mümkün olur?

Ayıplı Araçlarda Tüketici Hakları başlıklı makalemizde, malın (otomobilin) ayıplı olması durumda, tüketicinin seçimlik haklarından birinin, sıfır kilometre aracın satıcıya iadesi ile aracın misliyle değişimi hakkı olduğunu ifade etmiştik. (TKHK.m.11)

Sıfır Araçta Değişim hakkı, 6502 sayılı “Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunda şu şekilde ifade edilmiştir:

“Tüketicinin seçimlik hakları”
MADDE 11/1: “Malın ayıplı olduğunun anlaşılması durumunda tüketici; 

İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir misli ile değiştirilmesini isteme 

seçimlik haklarından birini kullanabilir.

Her şeyden evvel, kanunda sözü geçen “imkan varsa” ifadesi üzerinde durmak gerekir.

İmkan varsa ifadesinden anlaşılması gereken, belirli bir model otomobilin hali hazırda üretilip üretilmediği ile ilgili olsa da araç üretilmiyor olsa bile tüketici değişim hakkını kullanabilir.

Açtığımız davalar sonunda mahkeme, aracın ayıpsız mislinin tüketiciye teslimine karar verildiğinde, bu kararın infazı aşamasında, araç halen üretilmiyor ise, bu aracın ayıpsız mislinin (benzerinin) sıfır kilometre değeri belirlenir (aşağıda anlatılan şekliyle bulunur) ve bu bedel  tüketiciye verilir.

Örneğin, bir müvekkilimizin, 2015 yılında, 87.000-TL ödeyerek satın aldığı, daha sonra ayıplı olduğu anlaşılan ve ayıpsız misliyle değişimi talebi ile açtığımız dava sonunda satıcı ve ithalatçı bu aracın sıfırının ellerinde bulunmadığını ifade etmiştir. Araç değerinin belirlenmesi amacıyla açmış olduğumuz dava sonunda verilen mahkeme kararı şu şekildedir:

Görüldüğü üzere tüketiciye verilecek olan değerin belirlenmesinde, aracın ikinci el değerinin bir önemi olmadığı gibi, yaptığı on binlerce kilometrenin de önemi yoktur. Nitekim bu aracın ikinci el değeri yaklaşık 100 bin TL civarında olmasına rağmen, aracın misliyle değişimi davasından sonra, bu ayıplı aracı satan ve ithal eden şirketlerin müvekkilimiz tüketiciye ödemesi gereken rakamın 206 bin TL olduğu mahkeme kararı ile ortaya konmuştur. Bu karara karşı satıcı ve ithalatçı firmalar tarafından yapılan itirazlar ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesinin Ekim 2020 tarihli kararı ile reddedilmiştir. Böylelikle karar kesinleşmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin kararı şu şekildedir:

 

1- Hukukun, kişilere tanıdığı her türlü hak gibi “misliyle değişim hakkı”nın kullanımı da bazı koşullara tabi kılınmıştır:

1.1- Öncelikle malın (otomobil, konut gibi) ayıplı olması gerekir. Ayıp nedir? Hangi durumlarda araçta ayıp mevcuttur? Bu sorularınızın cevabını Ayıplı Araçlarda Tüketici Hakları isimli makalemizde bulabilirsiniz.

1.2- Aracın, ayıpsız misliyle değişiminin, satıcı için orantısız güçlükleri beraberinde getirecek olmaması gerekir.

TKHK.nun 11/3 maddesinde, “misliyle değişim” hakkının kullanımının, satıcı için orantısız güçlükleri beraberinde getirmemesi gerektiği ifade edilmiştir.

Peki orantısızlık nasıl tayin edilecektir? Orantısızlığın tayininde; malın ayıpsız değeri, ayıbın önemi ve diğer seçimlik haklara başvurmanın tüketici açısından sorun teşkil edip etmeyeceği gibi hususlar dikkate alınır.

1.2.1- Malın “ayıpsız değeri ile ayıplı değeri arasında önemli bir fark olması” gerekir.

Aslına bakıldığında, malın ayıpsız değeri ile ayıplı değeri arasındaki farkın önemli olup olmadığı, malda ortaya çıkan ayıbın malın değerinde yarattığı azalmanın, malın satım bedeline oranına göre belirlenecektir. Örneğin, sıfır kilometre olarak satın alınan araçlardaki boya ile ilgili ayıplarda, aracın değerinde meydana gelen azalma, malın satım bedeline oranla çok düşük olabilir. (yaklaşık yüzde 3-5 gibi) Dolayısıyla, malın “ayıpsız değeri ile ayıplı değeri arasında önemli bir fark” yoktur ve tüketici, satın aldığı aracının bir bölgesinin sonradan boyandığı gibi bir iddia ile ayıpsız misli ile değişimi hakkını kullanamaz, yalnızca bedelde indirim hakkını kullanabilir. Hemen belirtmek gerekir ki aracın boyasında dahi olsa mevcut ayıpları, özellikle tavan veya ön kaput gibi bölümlerde ise tüketici elbette misliyle değişim hakkından yararlanabilir. 

Örneğin araçta meydana gelen değer kaybının aracın değerine göre yüksek olması durumunda ise tüketicinin seçimlik haklarından dilediğini kullanabileceğine vurgu yapan bir Yargıtay kararında  şu ifadelere yer verilmiştir: “…araçtaki bu ayıbın araçta 10.000,00 TL kadar değer kaybına neden olduğu sabit olup mahkemenin kabulü de bu yöndedir. Hâl böyle olunca özellikle araçta meydana gelen değer kaybının aracın değerine göre yüksek oluşu da dikkate alındığında tüketicinin seçimlik haklarından her hangi birini kullanma hakkına sahip olduğu anlaşılmaktadır.” (Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, Aralık/2017)

1.2.2- Araçtaki “ayıbın önemli olması” gerekir. 

Sıfır araçta değişim hakkının kullanımı için bir başka koşul, maldaki ayıbın önemli olması gerekliliğidir.

“Ayıbın önemli olmasından anlaşılması gereken, maddi, hukuki ya da ekonomik ayıp çeşitlerinden birisi olarak ortaya çıkan ve malın alıcı tarafından kullanılıp yararlanılması olanağını azaltan ya da ortadan kaldıran bir özrün bulunmasıdır.”1

“İşlem hayatındaki görüşlere göre dürüst bir alıcı, satım konusu maldaki ayıbı bilseydi sözleşmeyi hiç yapmayacaktı veya daha düşük bir bedel üzerinden yapacaktı denilebiliyorsa, ayıp önemli sayılır.”2

Yargıtay uygulamasına göre maldaki ayıbın önemsiz olduğu durumlarda “aracın değişimi” hakkı kullanılamaz. Elbette tüketici, önemsiz ayıplarda dahi, bedelde indirim veya ücretsiz onarım haklarını kullanabilir.

Bu konuda olmak üzere Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin 2021 yılında verdiği kararda şu ifadeler kullanılmıştır:

“Davacı, dava dilekçesinde ileri sürdüğü hususlar yönünden aracın yenisi ile değiştirilmesini, mümkün olmaması durumunda ise aracın bedel iadesini talep etmiş olup; bilirkişi raporunda trim kapağının esnek oluşu, arka sol çamurluk üst kısmında boya kabarmasının olması ve sürücü koltuğundaki deformasyonun ayıp olarak tespit edilmiş olduğu anlaşılmaktadır. Her ne kadar, rapor kapsamında tespit edilen ayıplardan arka sol çamurluk üst kısmındaki boya kabarmasının ve sürücü koltuğundaki deformasyonun, bölge adliye mahkemesince davacı tarafından vakıa olarak ileri sürülmediği ve mahkeme önüne getirilmediği belirtilmiş ise de dava dilekçesinde bu hususların ileri sürüldüğü ve bahsedilen ayıpların aracın değişimini gerektiren hususlar olmasa da “çoğun içinde azı da vardır” kuralı gereğince yukarıda anılan yasa uyarınca davacının ücretsiz onarım ve bedel indirim hakkının olduğunun kabulü gerekeceği açıktır.

Yine, Yargıtay 13. Hukuk Dairesi’nin 2018 yılında verdiği bir kararda şu ifadeler yer almaktadır.

“Ayıbın öneminin aracın kullanımına ve beklenen faydaya bir etkisinin olmaması, aracın ayıplı ve ayıpsız değeri arasındaki farkın araç bedeli nazara alındığında azlığı yani karşılıklı menfaatler dengesi ile hukukun temel prensibi olan hakkaniyet kuralları değerlendirilerek ayıp nedeni ile bedel indirimi veya tüketicinin diğer seçimlik haklarını kullanıp kullanmayacağının tespit edilmesi zorunludur.” 

Örnek vermek gerekirse, sıfır kilometre olarak satın alınan bir aracın, cam silecek lastiklerinin bulunmaması, olması gereken multimedya sisteminden daha düşük kalitede bir multimedya sistemine sahip olması durumlarında bu ayıp, aracın misliyle değişimi hakkını bahşedecek kadar önemli değildir. Bu parçaların değişimi (veya onarılması) elbette istenebilir ama bu gibi durumlarda tüketici, “ayıpsız misli ile değişim hakkını” kullanamaz. Örneğin 200.000-TL değerindeki bir araçtaki ayıp 3-5 bin TL karşılığında giderilebiliyorsa “değişim hakkı” kullanılamaz sadece o ayıbın giderilmesi ve var ise değer kaybı istenebilir.

Aşağıda yer alan rapor, sıfır kilometre olarak satın aldıktan sonra sürekli arıza yaşanması sebebiyle servise gitmek durumunda kalan müvekkilimiz için, aracın ayıpsız misliyle değişimi talebi ile açtığımız davaya sunulan bilirkişi raporu olup, şu şekildedir:

 

Görüldüğü üzere burada ayıp önemlidir ve tüketici dilediği seçimlik hakkını kullanabilir. Nitekim yazının devamında, açtığımız bu dava ile ilgili olmak üzere verilen Tüketici Mahkemesi’nin misliyle değişim kararı yer almaktadır.

1.2.3- Diğer seçimlik haklara (bedel iadesi, ücretsiz onarım, bedelde indirim) başvurmanın tüketici açısından sorun teşkil etmesi gerekebilir. 

Sfıır araçta değişim hakkının kullanımı için bir başka koşul, tüketicinin diğer seçimlik haklara (bedel iadesi, ücretsiz onarım, bedelde indirim)  başvurmasının kendisi açısından sorun teşkil etmesidir.

Madde gerekçesinde, “… Satın alınan bir vidanın dişlerinde bozukluk varsa vidanın tamiri yerine ayıpsız misli ile değiştirilmesi daha uygundur. Buna karşılık satın alman bir çamaşır makinesinin bir vidasının bozulması halinde, başka bir çamaşır makinesi talep edilmesi orantısızlık savunması ile karşılaşır. Bu hallerde vidanın değiştirilmesi uygun olan çözümdür.” denilmiştir.

Örneğin araç, ufacık bir sorun (bir vidanın olmayışı) sebebiyle çalışmaz durumda olsa, tüketici, bu durumda malın ayıpsız misliyle değişimi hakkını kullanmakta ısrar edemez. Çünkü bu durumda aracın tamiri (ücretsiz onarım) tüketici açısından bir sorun teşkil etmez.

Burada, hemen 2024 yılının Aralık ayında ikame edilen ve 2025 yılının Mayıs ayında Tüketici Mahkemesi tarafından verilen örnek bir misliyle değişim kararına yer verelim. Bu arada, takip ettiğimiz diğer davalar sonunda verilen tüm kararları buradan görebilirsiniz.

MİSLİYLE DEĞİŞİM TALEBİ MAHKEME TARAFINDAN KABUL EDİLMEZ İSE NE OLUR?

Normal şartlarda, bir kimsenin açtığı davada taleplerinin bir kısmı kabul edilmiyorsa ve karşı taraf kendisini vekil ile temsil ettiriyorsa, karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilir. Örneğin, aracın misliyle değiştirilmesi talebi ile açılan davalarda, eğer araçta ayıp olmadığı, sorunun kullanım kaynaklı olduğu gibi sebepler ile talebiniz reddedilirse, karşı taraf (satıcı, üretici, ithalatçı) lehine vekalet ücretine hükmedilecektir. Nitekim satıcı, ithalatçı veya üretici firmalar bu tür davalarda kendilerini elbette bir avukat ile temsil ettirirler. Fakat, bazı durumlarda, hakim, takdir hakkını kullanarak, aracın misliyle değiştirilmesi yerine, uğradığı değer kaybının tazminine, başka bir deyişle aracın satış bedelinden indirim yapılmasına veya aracın ücretsiz onarılmasına karar verebilir. Bu gibi durumlarda, sizin asıl talebiniz olan misliyle değişim talebi mahkeme tarafından kabul edilmemiş olmasına rağmen karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmez. Dolayısıyla açacağımız bir davada misliyle değişim talebimiz kabul edilmezse karşı taraf lehine yüksek miktarda vekalet ücreti ödeneceği düşüncesi hatalıdır. Elbette ücretsiz onarım veya satış bedelinden indirime karar verilebilmesi için aracın ayıplı olması gerektiği unutulmamalıdır.

2- ARACIN GARANTİ SÜRESİ İÇERİSİNDE ORTAYA ÇIKAN SORUNLARDA ONARIM HAKKINI KULLANMAK ZORUNLU DEĞİLDİR.

Bu konudaki geniş açıklamalarımız için Sıfır Araçta “Ücretsiz Onarım” / Tüketici Hakları isimli makalemizi inceleyebilirsiniz.

3- AYIPSIZ MİSLİ İLE DEĞİŞİM HAKKI KİMLERE KARŞI KULLANILABİLİR?

Malın ayıplı olduğunun anlaşılması durumunda tüketicinin, 4 adet seçimlik hakkından biri olan, “satılanın ayıpsız bir misliyle değişimini isteme” hakkı, aracın sıfır kilometre olarak satışını yapan bayiye, aracın üreticisine veya ithalatçısına veya bunların birkaçına veya tümüne karşı kullanılabilir. Nitekim bu hakkın yerine getirilmesi konusunda satıcı, üretici ve ithalatçı müteselsilen (birlikte) sorumludur. Üretici veya ithalatçı, malın kendisi tarafından piyasaya sürülmesinden sonra ayıbın doğduğunu ispat ettiği takdirde sorumlu tutulmaz fakat boya/kapotya ayıpları dışında bu tür bir ispat yapabilmek imkansıza yakın bir olasılıktan ibarettir.

4- AYIPSIZ MİSLİ İLE DEĞİŞİM TALEBİNİN GEREĞİ NE KADAR SÜREDE YERİNE GETİRİLMELİDİR?

Malın ayıpsız misliyle değişim hakkının gereği (sıfır araçta değişim hakkı) bu talebin satıcıya, üreticiye veya ithalatçıya yöneltilmesinden itibaren azami otuz iş günü içinde yerine getirilmesi zorunludur.

“İş günü” ise, Ulusal, resmî ve dini bayram günleri ile yılbaşı, 1 Mayıs ve pazar günleri dışındaki çalışma günlerini” ifade eder. Dolayısıyla cumartesi günleri de iş gününden sayılır.

5- AYIPSIZ MİSLİ İLE DEĞİŞİM TALEBİNİN GEREĞİ YERİNE GETİRİLMEZSE:

Tüketici, talebini iletmesine rağmen, satıcı, üretici veya ithalatçı bu talebi yerine getirmezse, malın (otomobilin) değerine göre, önce arabulucuya, buradan da sonuç alınamazsa daha sonra Tüketici Hakem Heyetlerine veya Tüketici Mahkemesi’ne başvurulur. 2025 yılı için, bir uyuşmazlığın Mahkeme önüne getirilebilmesi için alt sınır 149.000-TL.dir. Bu miktarın altındaki uyuşmazlıklarda Tüketici Hakem Heyetlerine başvurulmalıdır.

6- TÜKETİCİ MAHKEMESİ TARAFINDAN VERİLECEK KARAR NEDİR? NASIL UYGULANIR?

Dava sonunda mahkeme, tüketiciyi haklı bulursa, aracın ayıpsız misliyle değişimine ve yine tüketicinin elindeki ayıplı aracın da satıcıya (takyidattan ari olarak) iadesine karar verecektir.

Takyidat; haciz, rehin gibi sınırlamaları ifade eder. Yargılama sırasında yapılacak araştırma ile, araç üzerinde haciz veya rehin bulunduğu anlaşılırsa, misliyle değişim kararı verilemez. Yargılama sırasında yapılacak araştırmada, araç üzerinde takyidat bulunmasa dahi (daha sonradan oluşabileceği ihtimali gözetilerek) misliyle değiştirilmesine karar verilen bu aracın takyidattan ari (arındırılmış, takyidatsız) şekilde satıcıya (veya üreticiye veya ithalatçıya) iade edilmesi gerektiği belirtilmelidir.

Eğer tüketici, bu aracı, bağlı krediyle satın alınmışsa, araç üzerinde taşıt kredisi sözleşmesi sebebiyle bulunan banka rehnini kaldırması gerekmez. Konuyla ilgili olarak Bağlı Kredi (Taşıt/Konut) Sözleşmeleri ve Kredi Veren Kurumun Ayıptan Sorumluluğu makalemizi inceleyebilirsiniz. 

Mahkeme, satışa konu aracın, “ayıpsız misliyle değişimine” karar verdikten sonra, ayıpsız misli bulunmamakta ise veya bunun mümkün olmaması halinde İcra İflas Kanunu’nun 24. maddesine göre işlem yapılmasının gerekeceğini belirtebilir. Mahkemece böyle bir belirtme yapılmamış ise sadece “malın ayıpsız misliyle değişimine” karar verilmekle yetinilmelidir. Başka bir anlatımla mahkeme, “malın ayıpsız misliyle değişimine” karar verdikten sonra, bunun mümkün olmaması ihtimaline binaen aracın satış bedelinin tüketiciye iadesine veya aracın ücretsiz onarılmasına karar veremez çünkü, ayıpsız misli ile değişim mümkün değil ise (böyle bir araç bulunamıyorsa) İcra İflas Kanunu’nun (İİK) 24. maddesi uygulama alanı bulacaktır. Bu durumu yazının en başında anlatmıştık.

İİK.24: “Bir taşınırın teslimine (aracın ayıpsız mislinin teslimine) dair olan ilam icra dairesine verilince icra memuru bir icra emri tebliği suretiyle borçluya (satıcı, üretici veya ithalatçı veya bir kaçı veya tümüne) yedi gün içinde o şeyin teslimini emreder... Borçlu, bu emri hiç tutmaz veya eksik bırakır ve hükmolunan taşınır veya misli yedinde bulunursa elinden zorla alınıp alacaklıya verilir. … Taşınır malın değeri, ilamda yazılı olmadığı veya ihtilaflı bulunduğu takdirde, icra memuru tarafından haczin yapıldığı tarihteki rayice göre takdir olunur. Hükmolunan taşınırın (aracın ayıpsız mislinin) değeri, borsa veya ticaret odalarından,  olmayan yerlerde icra memuru tarafından seçilecek bilirkişiden sorulup alınacak cevaba göre tayin edilir. İlgililerin (tüketici, satıcı, üretici veya ithalatçının) bu hususta icra mahkemesine şikayet hakları vardır.” şeklindedir.

TARAFIMIZCA AÇILAN DAVALAR SONUNDA MAHKEMELER TARAFINDAN VERİLEN EMSAL KARARLAR:

1-Yazılımsal hataları olduğu anlaşılan Mercedes marka araç için açtığımız dava sonunda, talebimiz doğrultusunda, aracın değişimine karar verilmiştir. 

araç arıza avukat

araç arıza avukat

2- Motoru kullanılmaz hale gelen araç için açtığımız dava sonunda, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi, talebimiz gibi, aracın misliyle değişimine karar verilmiştir. 

araç davaları

ayıplı araç avukatı

3- Sıfır kilometre satın alındıktan sonra arızaları bir türlü giderilemeyen aracın yenisiyle değiştirilmesi talebiyle açtığımız dava sonunda, aracın değiştirilmesine karar verilmiştir.

4- Sağ ve sol sütünlarındaki göçükler sebebiyle ayıplı olduğundan bahisle, Honda marka aracın misliyle değişimi talebiyle ikame ettiğimiz davaya ilişkin bir Bölge Adliye Mahkemesi kararı yer almaktadır. Görüldüğü üzere aracın ayıpsız olanı ile değiştirilmesine karar verilmiştir. 

Bölge Adliye Mahkemesinde verilen bu değişim kararına karşı, aracın sıfır kilometre olarak satışını yapan bayi ve ithalatçı tarafından yapılan temyiz itirazlarının reddine ve misliyle değişim kararının ONANMASINA karar verilmiştir. Böylelikle karar kesinleşmiştir.

5- Bazı bölgelerinde boya çatlamaları meydana gelen ve bu sebeple ayıplı olduğundan bahisle, aracın misliyle değişimi talebiyle ikame ettiğimiz davaya ilişkin bir Tüketici Mahkemesi kararı aşağıda yer almaktadır. Görüldüğü üzere aracın ayıpsız benzeri ile değiştirilmesine karar verilmiş ve bunun mümkün olmaması halinde İcra İflas K.nun 24. maddesine göre işlem yapılmasına karar verilmiştir.

İlk derece mahkemesince verilen bu değişim kararına karşı, aracın sıfır kilometre olarak satışını yapan bayi ve ithalatçı tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. Karar kesin niteliktedir. 

Bu karara karşı, aracın sıfır kilometre olarak satışını yapan bayi tarafından temyize başvurulmuş olup, Yargıtay da bu başvurunun reddine karar vermiştir. Böylelikle, müvekkilimiz, ayıplı bu aracının yenisiyle değiştirilmesine hak kazanmıştır. Yargıtay kararı şu şekildedir:

6- Aşağıda, sıfır kilometre olarak satın alınan ve henüz 10 bin km. dahi yapmadan, şanzıman, yağ keçesi, debriyaj kiti, motor gibi parçalarında arızalar yapan aracın misliyle değişimi talebiyle ikame ettiğimiz dava sonunda mahkemece verilen karar yer almaktadır. Görüldüğü üzere bu davada da müvekkilimizin ayıplı aracının ayıpsız olanı ile değiştirilmesine karar verilmiştir.

 

7- ARACIN KULLANILMAMIŞ BENZERİNİN SATICININ ELİNDE BULUNUP BULUNMADIĞI SORUNU:

Bazı mahkemeler, aracın ayıpsız benzerinin satıcı elinde olup olmadığı ile ilgili gereksiz bir araştırma yapmaktadır. Bu araştırmanın sebebi de en başta belirttiğimiz ve kanun metninde yer alan “imkan varsa” ifadesidir. Oysa ki kanun koyucu, bu ifade ile sadece satıcıyı böyle bir aracı bulmaya zorlamaktan kaçınmak istemiştir. Böyle bir aracın var olup olmadığı Tüketici Hukuku’nun değil İcra Hukuku’nun konusunu oluşturur. Aracın ayıpsız misli (benzeri) yoksa değeri belirlenir ve o değer tüketiciye verilir. 

Örneğin, Yargıtay 13. Hukuk Dairesi’nin 2020 yılında verdiği 3913 sayılı kararında;

“… 2-Davacının talebi satın aldığı araçtaki gizli ayıp nedeni ile aracın değiştirilmesi mümkün olmadığı takdirde araç bedelinin satış tarihinden itibaren faizi ile birlikte iadesine, karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, 2012 model olan aracın dava tarihi itibariyle yenisinin üretilmediği gerekçesiyle davacının ödediği bedelin, aracın iade tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davacıya iadesine karar verilmiş ise de; tüketici seçimlik hakkını ayıpsız misli ile değişim yönünde kullanmış olup, aracın mislinin bulunmaması halinde sorun infaz aşamasında İİK 24. maddesi uygulaması ile çözümlenebilecektir…” ifadelerine yer verilmiştir.

Görüldüğü üzere, yerel mahkeme bu dosyada, aracın yenisinin üretilmediği gerekçesiyle misliyle değişim kararı vermemiş fakat karar Yargıtay tarafından bozulmuştur. Nitekim, ayıplı bir aracın yenisinin üretilmemesi tüketicinin misli ile değişim hakkını kullanmasına engel değildir. Aracın yenisi üretilmiyor olsa dahi, üretilseydi ne kadar edeceği icra aşamasında tespit edilecek ve bu bedel tüketiciye verilecektir.

Yine aynı konuda olmak üzere Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin 2021 yılında verdiği bir kararda haklı olarak şu ifadelere yer verilmiştir.

“İçtihat Metni”

MAHKEMESİ : İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ
İLK DERECE
MAHKEMESİ : İZMİR 5. TÜKETİCİ MAHKEMESİ

Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen malın ayıplı olmasından kaynaklanan dava sonucu verilen karar… 
İlk derece mahkemesince; davanın kabulü ile davaya konu ford marka 35.SF.750 plakalı aracın gizli ayıplı olduğu anlaşılmakla ayıpsız misli ile değiştirilmesine, karar verilmiş; hükme karşı davalı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince … aracın ayıpsız misliyle değişimine ilişkin talep yönünden aracın stoklarda mevcut olup olmadığının tespiti gerektiğinden ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.

Üretici firmaya yazılan müzekkereye verilen cevapta dava konusu aracın “0” km. yenisinin stoklarda bulunmadığının bildirildiği görülmüştür. Aracın yenisi ile değiştirilmesinin mümkün olmadığı—’gerekçesiyle Davalı vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulü ile, İzmir 5. Tüketici Mahkemesi’nin 11/10/2016 gün ve 2015/2381 E., 2016/1683 k., sayılı kararının kaldırılmasına,davanın kabulü ile, aracın davalıya iadesine, 53.454,80 TL araç bedelinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, karar verilmiş; hükmün taraflarca temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 25/11/2020 tarih ve 2020/4237 esas-2020/7036 karar sayılı ilamıyla; Davalının temyiz itirazları yönünden tümden reddine, davacının temyiz itirazları yönünden …

davacının öncelikli talebi dava konusu ayıplı ürünün misli ile değişimi yönünde olup; İİK’nun 24/4. Maddesinde, “taşınır malın değeri ilamda yazılı olmadığı veya ihtilaflı bulunduğu takdirde, icra müdürü tarafından haczin yapıldığı tarihteki rayice göre takdir edilir” hükmünün varlığı karşısında dava konusu otomobilin mislinin stoklarda bulunmaması davacının terditli taleplerinden öncelikli olanın hüküm altına alınmasına engel teşkil etmemektedir.2021 tarihinde oybirliği ile karar verildi.”

Görüldüğü üzere, bu olayda da, Bölge Adliye Mahkemesi ayıpsız aracın stoklarda bulunup bulunmadığının araştırılması cihetine giderek, stokta bulunmadığı anlaşılınca davacının talebine aykırı olarak aracın fatura bedelinin iadesine karar vermiş fakat karar, haklı olarak Yargıtay tarafından bozulmuştur. Nitekim, ayıplı bir aracın yenisinin üretilmemesi tüketicinin misli ile değişim hakkını kullanmasına engel değildir. Aracın yenisi üretilmiyor olsa dahi, üretilse idi ne kadar edeceği icra aşamasında tespit edilecek ve bu bedel tüketiciye verilecektir.

Yüksek mahkemenin başka bir kararında şu ifadelere yer verilmiştir: “…Bu durumda, mahkemece, dava konusu ayıplı aracın, teknik donanımını gösteren bilgi ve belgelerin (araç kataloğu, kitapçığı vb) temin edilerek, bu araçtaki özellikler ile haczin yapıldığı tarihteki aynı marka ve model (sıfır kilometre) aracın veya aracın üretimden kalktığı ve yenisinin üretilmediğinin anlaşılması halinde, ayıplı aracın teknik donanımını gösteren bilgi ve belgeler temin edilerek muadili aracın yine teknik donanımını gösteren bilgi ve belgelerin (araç kataloğu, kitapçığı vb) getirtilerek bilirkişi aracılığıyla fiyata etkili teknik donanımlarının karşılaştırılması, bu suretle ayıplı araçta bulunmayan özelliklerin değerleri tespit edilip, bu karşılığın haciz tarihindeki sıfır kilometre aracın değerinden mahsubu suretiyle ayıpsız araç yerine talep edilebilecek miktarın bulunması gerekirken, yazılı şekilde eksik inceleme ile sonuca gidilmesi isabetsizdir….”

Satıcı, üretici veya ithalatçı şirketler, haciz tehdidi altında kalmamak amacıyla, çoğu kez olduğu gibi, mahkeme kararında ayıpsız mislini teslim etmeleri gereken aracın ellerinde bulunmadığını belirtirler. Bu durumda aracın değeri borsa veya ticaret odasından sorulur.

Bildirilen bu değere karşı, taraflardan tüketici; değerin azlığı, diğer taraftan; satıcı, üretici veya ithalatçı ise değerin çokluğundan bahisle veya her iki taraf birden icra mahkemesine başvuruda bulunabilirler.

Aranan değer, mahkeme kararında ayıpsız misliyle değişimi belirtilen aracın hiç kullanılmamış değeridir. Bir başka anlatımla Tüketici Mahkemesi kararında belirtilen yeni araçtan kasıt, ayıplı olduğu anlaşılan araç kaç model (2015, 2016 …) olursa olsun o modelin donanımına sahip ve fakat sıfır kilometre (hiç kullanılmamış) aracın değeridir.

Peki tüketiciye iade edilecek değer nasıl bulunuyor? Öncelikle hali hazırda üretilmekte olan aracın sıfır kilometre değeri bulunur. Daha sonra, bu aracın donanımları ile tüketicinin elindeki arızalı (ayıplı) aracın donanımlarını karşılaştırmak gerekir. Eğer bu araçların donanımı aynı ise tüketici sıfır kilometre aracın değeri neyse ona sahip olur. Fakat bazen sıfır kilometre araçta ekstra bir donanım yer alabilir. Bu durumda ekstra donanımın değeri neyse o değer düşülür ve tüketici de o kalan miktara sahip olur.

Bu konuda Yargıtay, şu şekilde karar vermiştir: “Dolayısıyla mahkemece takibe konu tüketici mahkeme kararında belirtilen 2007 model aracın özellik ve donanımlarını taşıyan “ayıpsız mislinin” ticaret odasından değerinin sorulması bu doğrultuda işlem yapılması…”

8-  AYIPLI ARACIN YIPRANMA PAYI ÖNEMLİ DEĞİLDİR.  

Tüketici, sıfır araçta değişim talebinde bulunduğunda bu araç, yıllar içinde kilometre yapmış ve yıpranmış olabilir. Fakat aracın yıpranma payı kesinlikle belirlenecek değerde etken değildir.

Konuya ilişkin bir Yargıtay kararında, “keşif tarihi ve takip tarihi itibariyle aracın yıpranma payı düşüldükten sonra, aracın piyasa rayiç değerini belirleyen bilirkişi raporu hükme esas alınarak sonuca gidilmesi isabetsizdir” denilmiştir.

9-  AYIPLI ARAÇ, TÜKETİCİNİN KULLANIMINDA İKEN, ELDE EDECEĞİ BEDELE FAİZ İŞLEMEZ.

Malum olduğu üzere, araçlarda görülen ayıpların hepsi, aracın kullanılmasını engellemez. Örneğin sürekli yağ yakan bir araç, yağ eklenerek dahi olsa kullanılabilir. İşte bu gibi durumlarda, araç halen daha tüketici tarafından kullanılıyorsa faiz işlemeye başlamaz. Aracın ayıp nedeniyle kullanılamaması veya ayıplı aracın satıcıya teslimi durumlarında satıcının temerrüte düştüğü tarihten itibaren faiz talep edilebilir. Tüketici, bedeli iade alana kadar elindeki ayıplı aracı teslim borcu altında değildir. Fakat değer belirlendikten önce veya sonra ayıplı araç, tüketici tarafından satıcıya (veya icra müdürlüğüne) teslim edildiği zaman faiz işlemeye başlar.


Bu makalemizde, sıfır kilometre satın alınan araçlardaki sorun veya arızalar ile ilgili tüketicilerin haklarından, “aracın misliyle değişimi” hakkını anlatmaya çalıştık. Tüketicinin diğer hakları ile ilgili detaylı bilgileri diğer makalelerimizde bulabilirsiniz:

Sıfır Araçta “Bedel İadesi” / Tüketici Hakları

Sıfır Araçta “Ücretsiz Onarım” Hakkı / Tüketici Hakları


Eğer sizler de, bu makalemizdeki veya benzeri problemler yaşamaktaysanız, ülke geneline yayılan çalışma arkadaşlarımız ile sizlere yardımcı olabiliriz. Bunun için “Bize Ulaşın” bölümünü kullanabilirsiniz.


¹ ZEVKLİLER Aydın, AYDOĞDU Murat; Tüketicinin Korunması Hukuku, Seçkin Yayıncılık, Ankara, 2004, Sh.112
KAHVECİ, Nalan; Taşınır Satımında Ayıplı Mal Nedeniyle Tüketicinin Sözleşmeden Dönmesi, Adalet Yayınevi, Ankara, 2014, 1.Baskı, Sh. 24

Bu makalenin tüm hakları saklıdır. Alıntı yaptığınıza ilişkin link vermek suretiyle makalemizi paylaşabilirsiniz. Kaynak belirtmeksizin makalelerimizden alıntı yapılması durumunda yasal işlem başlatılmaktadır.